Barrack Mekke İttifakı'nı deşifre etti: ABD'ye bekçilik, İsrail'e hamilik
- Barrack, bölgesel barış için kurulduğu öne sürülen Mekke İttifakı'nın gerçek rolünü itiraf etti
- İran'dan aldığı darbelerle Batı Asya'daki varlığını azaltmak zorunda kalan ABD, ardında oluşacak boşlukları bölgesel ittifaklarla dolduracak
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı övdüğü son konuşmasında Mekke İttifakı'nın gerçek rolünü de itiraf etti. Perşembe günü CNN'in “Global Prospects” oturumunda konuşan Barrack, Washington'un Batı Asya'daki anlaşmazlıkların altından tek başına kalkamayacağını vurgulayarak sürecin mantığını şu sözlerle özetledi: "Çözüm kesinlikle bölgenin yeni ittifaklarla kendi sorumluluğunu üstlenmesidir.”Barrack hemen ardından söz konusu itifakların denetimine tabi olduğunu da ekledi: “Bu sadece zaman alır, sabır gerektirir ve hesap verebilirlik ister.”ABD'nin İran'dan aldığı ağır darbelerin ardından Batı Asya'daki askeri varlığının bir kısmını kademeli olarak geri çekeceği bilinen bir gerçek.
İran Savaşı sürecinde Washington Post, NBC ve CNBC gibi ana akım Amerikan medya organları, ABD birliklerinin Körfez'den daha batıya, İsrail ve Ürdün gibi ülkelere aktarılmasının ve personel sayısının düşürülmesinin planlandığını defalarca yazdı. Bu stratejinin somut örneği Irak'ta yaşandı.
ABD, 30 Eylül'de son birliklerini de çekerek Irak'taki askeri varlığına son verdi. Ortaya çıkacak boşlukta bölgenin nüfuzlu ülkelerini kendi yerine nöbetçiliğe soyunduran Washington, savaştığı cephelere karşı Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı görevlendirmiş görünüyor.
GÖREVLER İTTİFAKA YÜKLENİYORPeki Barrack'ın sözünü ettiği "sorumluluk", bölgedeki huzursuzluğun bir numaralı kaynağı olan İsrail'e karşı mı alınacak? Elbette hayır. İsrail bölgedeki başlıca Amerikan üssü olma görevini sürdürürken, Mekke İttifakı “sorumluluk” alarak Washington ve Tel Aviv'in birincil hedefleri olan İran ve Yemen ile mücadelede ön saflara sürülecek.
Barrack'a göre Batı Asya hükümetleri de İran'la ilişkileri Amerikan askeri varlığına ihtiyaç duymadan yönetmek “zorunda kalacaklarının” giderek daha fazla farkında. Büyükelçi, bölge ülkelerinin nasıl düşünmesi gerektiğini dikte ederken hedef de koydu:"Amerika, sen sonunda eve döneceksin.
Biz bu yaralı aslanla (İran) baş başa kalacağız."MISIR AYRINTISI VE İSRAİL KALKANITom Barrack'ın Mekke İttifakı'nın hangi amaçla kurulduğunu Mısır örneği üzerinden açıklaması da son derece dikkat çekiciydi. Barrack, Mısır'ın İsrail ile mevcut anlaşmaları bulunduğu gerekçesiyle ittifakın dışında kaldığını belirtti.
Kısacası Kahire'nin İsrail'i korumak adına yeni bir pakta ihtiyacı yoktu. Barrack, Mekke İttifakı'nın İsrail'in çıkarlarını güvenceye alacağını bundan daha açık ifade edemezdi. Öte yandan Mısır Meclisi, bu hafta Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin çağrısıyla Yemen'e karşı Suudi Arabistan'a asker gönderme dahil her türlü yardımı sağlamak konusunda Kahire Hükümeti'ne yetki verdi.
KİM KİME KARŞI?Batı Asya'da kimin kime karşı sorumluk üstlendiği daha da netleştirmek adına yakın geçmişteki şu gelişmeleri hatırlamakta fayda var: Yemen denklemi: Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen ile savaş halinde. 2022-2026 yılları arasında taraflar arasında kırılgan bir ateşkes yürürlükteydi.
Kızıldeniz çatışması: ABD, İsrail ve İngiltere 2023 sonlarından itibaren Yemen'i defalarca bombaladı. Buna karşın Yemen, Kızıldeniz'i bu ülkelerle bağlantılı gemilere kapattı, Amerikan donanmasıyla doğrudan çatıştı ve İsrail'e yönelik çok sayıda saldırı düzenledi.
İran Savaşı: 2025 Haziran ayında İsrail ve ABD, İran'a karşı kapsamlı bir savaş başlattı. Çatışmanın ikinci dalgası ise 28 Şubat 2026'da patlak verdi. Gazze Savaşı: Yemen ve İran, İsrail ile savaşmakla kalmadı, HAMAS ve Hizbullah'ı da doğrudan destekledi.
Mekke Anlaşması tarafları ise İsrail'in kınama konusunda uzmanlaştı. Kısacası ABD'nin “hangi sorumlulukları” bölgesel ittifaklara devretmek istediği son derece net. Mekke Anlaşması Yemen Savaşı başladıktan sonra imzalandı, 7 Ağustos.
FIRAT WASHINGTON'UN PLANINI AÇIKÇA YAZDIHürriyet yazarı Hande Fırat'ın perşembe günkü yazısı da tam olarak Barrack'ın çizdiği bu çerçeveyi doğrular nitelikteydi. “ABD'nin hesabı ne?” sorusunu yönelten Fırat, Mekke Anlaşması'nın üç taraf ülkenin kendi başlarına aldıkları bir inisiyatif olmadığını açıkça yazdı:“Mekke İttifakı'na yalnızca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ilişkiler açısından bakmak yeterli değil.
Çünkü mesele aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu stratejisiyle ilgili. Washington, yeni ittifakı bölgede bir denge ve istikrar unsuru olarak görüyor. Peki neden?“ABD’nin birinci önceliği İsrail’in güvenliği. İkincisi ise göreceli olarak istikrarlı bir Orta Doğu düzeninin korunması.
Bu çerçevede ABD’nin bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamada daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediği değerlendiriliyor. Türkiye ile çalışma seçeneğinin de bu denklemde önemli yer tuttuğu belirtiliyor.”DOKTİRİNİN ARKA PLANI 2025'E UZANIYORAslında Barrack'ın ağzından dinlediğimiz bu planlar, Mekke İttifakı ile geçen ağustos ayında somutlaşsa da fikir olarak Kasım 2025'te yine kendisi tarafından dile getirilmişti.
O dönemde Gazze'de ateşkes ilan edilmiş ve Türkiye'nin de kurucu üye olarak yer aldığı Trump'ın sözde "Barış Kurulu" oluşturulmuştu. Barrack o günlerde İsrail ile Türkiye'nin yakınlaşacağını ve iki ülke arasında “çok geçmeden” bir ticaret anlaşması imzalanacağını savunmuştu.
İki ülke arasındaki süreci, Azerbaycan ve Ermenistan arasında savaş sonrasında yürütülen diplomatik normalleşmeye benzetmişti. Barrack, bugün Mekke İttifakı ile somutlaşan doktrini o tarihte şöyle ilan etmişti:“Bana göre Türkiye ile İsrail birbirleriyle savaşmayacak.
Böyle bir şey yaşanmayacak. Hazar Denizi'nden Akdeniz'e kadar uzanan bir uyum ve ittifak ortaya çıkacak.”Bugün Mekke İttifakı ilk görevini fiilen Yemen cephesinde ifşa ediyor. Sahada onlara İsrail, ABD ve İngiltere eşlik ediyor.
Bu ekibe Fransa ve Mısır da katılacak. Mekke Anlaşması taraflarının bu hafta Tahran'a yaptığı ziyaret de tam olarak bu açıdan değerlendirilmeli: Mesele İran ve Direniş Cephesi'ni kapsayan gerçek bir bölgesel savunma hattı kurmak mı, yoksa İsrail, Suudi Arabistan ve ABD çıkarlarının muhafızlığını üstlenmek mi?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Genel
Yayın: 30 Ekim 2026 21:03 · Kaynak: aydinlik.com.tr