Habermetrik
← Ana Sayfa
Malatya/Akçadağ 07 Kasım 2026 06:14
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Bir Gün Herkesin Hesabı Vicdanından Sorulacak!

Bir Gün Herkesin Hesabı Vicdanından Sorulacak!
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bir düşünün… Bugün önünde ceket iliklenenler, yarın belki selam verecek insan bulamayacak
  • Dün kapısında bekleyenler, bugün telefonlarına bile çıkmayacak

İnsan bu dünyaya gelirken cebinde hiçbir şey yoktu. Giderken de yanında hiçbir şey götüremeyecek. Ama ne gariptir ki bazıları, üç günlük dünya için öyle bir servet ve makam hırsına kapılıyor ki sanki ölüm kendilerine uğramayacak, hesap günü hiç gelmeyecek!

Bir düşünün… Bugün önünde ceket iliklenenler, yarın belki selam verecek insan bulamayacak. Dün kapısında bekleyenler, bugün telefonlarına bile çıkmayacak. Çünkü bu dünyanın değişmeyen bir gerçeği var: Makam insanı büyütmez, insan makamı büyütür. Para insanı değerli yapmaz, insan paraya değer kazandırır.

Ne yazık ki bazen para, insanın cebini doldururken gözünü de kör edebiliyor. Biraz servet, biraz şöhret, biraz da etrafındaki alkışlar… Sonra başlıyor insan kendisini herkesten üstün görmeye. Dün aynı sofrada oturduğu insanı bugün beğenmemeye, dün selam verdiğine bugün tepeden bakmaya başlıyor. İşte o zaman zenginlik değil, insanlık kaybediliyor.

Çok para bazı insanları şımartır, ne oldum delisi eder. İnsanı hataya sürükleyen de çoğu zaman sahip oldukları değil, sahip olduklarıyla kendisini ne zannetmeye başladığıdır.

Bugün dijital çağdayız. Artık kim nerede, kiminle, hangi sofrada, hangi otomobilin içinde, hangi ortamda; sosyal medya zaten her şeyi gözler önüne seriyor. Fotoğraf kareleri bazen insanın anlatmak istemediği şeyleri bile anlatıyor.

Dün beş parasız olduğunu söyleyenlerin bugün lüks otomobillerle, gösterişli hayatlarla karşımıza çıkmasına elbette kimse tek başına hüküm veremez. Herkesin kazancını açıklama hakkı vardır. Ancak insanın aklına şu soru da geliyor: Bu kadar kısa zamanda bu kadar büyük değişimin sırrı nedir?

Elbette çalışarak, üreterek, ticaret yaparak zengin olanlara saygımız var. Helal kazanç başımızın tacıdır. Ancak bir Anadolu sözü vardır: “Çok söz yalansız, çok mal haramsız olmaz” derler. Bu söz, herkesi suçlamak için değil, insanı kazancını sorgulamaya çağıran bir halk uyarısı olarak düşünülmelidir.

Çünkü İslam’ın bize öğrettiği en önemli gerçeklerden biri şudur: Malın çokluğu değil, nereden kazanıldığı ve nerelere harcandığı önemlidir.

Peygamber Efendimizin (S.A.V.) kul hakkına verdiği önem hepimizin malumudur. Çünkü Allah’ın huzurunda yalnızca ne kadar mal biriktirdiğimiz değil, o malı kazanırken kimin hakkına dokunduğumuz da önemlidir. Bir garibanın hakkı, bir işçinin alın teri, bir esnafın ekmeği, bir yetimin gözyaşı… Bunların hiçbirini makamla, parayla, çevreyle örtmek mümkün değildir.

Çalışmakla zengin olunacaksa, yerin yüzlerce metre altında alın teri döken madencilerimizin dünyanın en zengin insanları arasında olması gerekirdi. Demek ki mesele yalnızca çalışmak değil; emeğin karşılığını alabilmek, fırsatlara erişebilmek ve adaletli bir düzende yaşayabilmektir.

Ben 45 yıllık gazetecilik hayatımda çok şey gördüm. Yükselenleri de gördüm, düşenleri de… Dün birbirine dost görünenlerin bugün birbirine sırt çevirdiğine de şahit oldum. Şunu öğrendim: İnsanın gerçek karakteri, kimseye ihtiyacı olmadığı zaman nasıl davrandığında ortaya çıkar.

Benim kimsenin koltuğunda gözüm yok. Kimsenin servetinde de… Benim derdim, bir insanın üç kuruşluk ekmek parasına göz dikilirken milyonluk servetlerin nasıl elde edildiğinin sorgulanmasından neden rahatsızlık duyulduğudur.

Ben gazeteciyim. Kalemimi birilerinin gönlünü hoş etmek için değil, gördüğüm haksızlığı dile getirmek için kullanırım. Bazen doğruyu söylemek rahatsız eder. Bazen haklı olduğunuz hâlde susmanız beklenir. Ama gazetecinin kalemi güçlüden korkarsa, güçsüzün sesi kime ulaşacak?

Siyasetçiyseniz milletin emanetini koruyun. Makam sahibiyseniz yetkinizi vatandaş için kullanın. Zenginseniz servetinizle değil, insanlığınızla anılın. Denetim yapıyorsanız küçük esnafla büyük işletme arasında adalet terazisini bozmayın. Çünkü bu ülke bir avuç insanın değil, 86 milyonun ortak evidir.

Ne lüks otomobiller kalacak ne gösterişli sofralar. Ne makam odalarının kapıları açılacak ne de etrafımızdaki kalabalıklar bizimle gelecek. İnsan bu dünyadan ayrılırken arkasında yalnızca yaptıklarını, bıraktığı izleri ve varsa helallik bekleyen insanların haklarını bırakacak.

O gün kim olduğunuz değil, kime ne yaptığınız sorulacak. Kimin önünde eğildiğiniz değil, kimin hakkını koruduğunuz önem taşıyacak.

Benim inancımda en büyük zenginlik, bir insanın başını yastığa koyduğunda vicdanının rahat olmasıdır. Bir garibanın duasını alabilmek, bir yetimin yüzünü güldürebilmek, kimsenin hakkını yemeden yaşayabilmektir.

Çünkü makamın da servetin de bir sonu var. Ama kul hakkı öyle kolay kapanan bir defter değil.

Unutmayın; bu dünyada insanları servetinizle etkileyebilirsiniz ama Allah’ın huzurunda hiçbir servet, kul hakkının yerine geçmez.

Koltuklar değişir, servetler el değiştirir, alkışlar susar. Geriye insanlık kalır. Ve herkes bir gün kendi vicdanıyla baş başa kalır.

Beni yeni yazılarda e-posta ile bilgilendir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: malatyaflashaber.com
Haber metni ve görseller malatyaflashaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Malatya/Akçadağ
Yayın: 07 Kasım 2026 06:14 · Kaynak: malatyaflashaber.com
Kaynağı Oku ↗