Tutuklu İlksen Özalper’e cezaevinde soruşturma
- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “çıkar amaçlı suç örgütü” ve “rüşvet” soruşturması kapsamında ağustos ayında tutuklanan Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper hakkında Sincan Kadın Kapalı Cezaevi idaresi tarafından disiplin soruşturması başlatıldığı öğrenildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “çıkar amaçlı suç örgütü” ve “rüşvet” soruşturması kapsamında ağustos ayında tutuklanan Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper hakkında Sincan Kadın Kapalı Cezaevi idaresi tarafından disiplin soruşturması başlatıldığı öğrenildi.
T24’te; cezaevindeki SEGBİS odasında avukat görüşü için uzun süre bekletildiğini, bu sırada panik atak geçirdiğini, yardım talebinin cezaevi görevlileri ve gardiyanlar tarafından karşılık görmediğini anlatan İlksen Özalper, “1 saatten fazla süre panik atak geçirdiğim hâlde ne bulunduğum yerden çıkarıldım, ne de herhangi bir tıbbi müdahale yapıldı. İsminin Ali olduğunu öğrendiğim kişi kapıdan ‘Ne bağırıyorsun!’ diye bağırdı.
‘Bağırmıyorum, panik atak geçiriyorum. Neden kimse anlamıyor?’ dedim. Yine bağırarak ve ukala bir tavırla, ‘Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin’ dedi. Ben tekrar sakinliğimi kaybederek ‘Ben suç işlediğim için burada değilim.
Özgür Özel’in arkadaşı olduğum için burdayım. Senin gibi AKP yalakası olmayıp, senin çocuğun yatağa aç girmesin diye mücadele ettiğim için burdayım’ dedim” ifadelerini kullandı.
Anca bu olaydan üç gün sonra hakkında başlatılan disiplin soruşturması evrakının eline ulaştığını anlatan Özalper, “Ben durduk yere ‘Ben Özgür Özel’in arkadaşıyım’ diye bağırarak olay çıkarmışım gibi bir kurgu oluşturulmuş. Ben orada beyin kanaması geçirmiş olabilirdim, kalp krizi geçirebilirdim.
Bu durumda bile yardım getirmeyeceklerdi. Müdür Candaş Orhan Akdemir, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde sürekli olarak mahpuslara zulmeden, keyfi uygulamalarıyla nam salmış bir müdür” diyerek suç duyurusunda bulunacağını duyurdu.
5 AĞUSTOS’TA TUTUKLANMIŞTI
Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklandı. 5 Ağustos'ta gözaltına alınarak Ankara'ya götürülen İlksen Özalper, tutuklandıktan sonra Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne nakledildi.
Soruşturmanın, görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeler, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yürütüldüğü bildirildi.
Yaklaşık iki aydır cezaevinde tutulan İlksen Özalper hakkında cezaevi idaresi tarafından disiplin soruşturması başlatıldığı öğrenildi. Konu hakkında bir mektup kaleme alan İlksen Özalper, cezaevi müdürü hakkında suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.
'BİR SAATTEN FAZLA PANİK ATAK GEÇİRDİM, MÜDAHALE EDİLMEDİ'
Tutuklu Yeni Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper'in mektubu şu şekilde:
"27 Ekim 2026 tarihinde saat 14.30 civarında Av. Nergiz Görnaz ile görüşmeye başladım. Daha sonra 15.00-15.30 civarı tutukluluk incelemesi nedeniyle SEGBİS odasına çağrıldım. Avukatım SEGBİS’ten sonra geri geleceğini belirterek ayrıldı.
Ben de SEGBİS odasına götürüldüm. Tutukluluk incelemesi duruşmasından önce çok uzun süre SEGBİS salonunda kapalı bir alanda bekletildim. Daha sonra duruşma sonrası 5 numaralı avukat görüş kabinine getirildim. Saat 16.50 civarı Av.
Nergiz Görnaz tekrar yanıma geldi. 10 dakika kadar görüştük. Kendisinden sonra başka avukatların da benimle görüşmek için beklediği söylendiği için ben görüşme kabininde bırakıldım. Yaklaşık 20 dakika kadar bekletildikten sonra çarpıntımın başladığını, panik atak geçirmek üzere olduğumu hissettim.
Yaklaşık 1 yıldır panik atak şikayetim vardır, bu durum cezaevinin bilgisi dahilindedir ve bu sebeple Prozac isimli ilacı kullanıyorum. 5 numaralı avukat kabini genellikle memurların olmadığı, ücra bir köşede, kör noktada bulunmaktadır.
Panik atak geçirmeye başlayınca infaz koruma memurlarının duyması amacıyla camlara vurdum. Kimsenin gelmemesi üzerine (Mahpus tarafında bir acil çağrı butonu da olmadığı için) mecburen avukat tarafına masanın üzerinden atladım ve butona bastım, daha sonra tekrar eski yerime döndüm.
Butona bastıktan sonra memur geldi, sakin kalmaya çalışarak panik atak geçirdiğimi, burdan çıkarılmak istediğimi söyledim. Memur, ‘Avukatların 2 dakikaya geliyor’ dedi. ‘Avukat görecek durumum yok, yeter ki beni burdan çıkarın’ dedim.
‘Tamam’ dedi ancak kapıyı yine üzerime kapatıp gitti. Emin değilim ama 10 dakika kadar geçtikten sonra tamamen nefesim tıkandı, kesik kesik nefes almaya çalıştım. Can havliyle tekrar masanın diğer tarafına geçerek butona bastım ve yine kendi yerime geri döndüm.
Bir yandan kabinin dışındaki kameranın açısına girmeye çalışarak elimle acil yardım çağrısı işaretini yapmaya çalışıyordum. Memur buton sonrası tekrar geldi, ‘Avukatların geliyor’ dedi. Masanın üzerine yatarak ve çığlık çığlığa ‘Yeter avukat istemiyorum, ambulans istiyorum, siz insan değil misiniz, çıkar beni burdan’ dedim.
Memur kapıyı tekrar kapatarak çıktı, daha sonra tanımadığım 2 kişi ile birlikte (birinin vardiya sorumlusu olduğunu tahmin ediyorum) geri geldi. Geldiklerinde ben masanın üzerinde nefes almak için çırpınıyordum. Gelen memurlardan biri iyiniyetle beni sakinleştirmeye çalıştı, ellerimi tuttu.
Ben ‘kameralarınızı takın’ dedim. Bir bardak su vermek bile akıllarına ancak o zaman geldi.
Ben nefesimi düzenlemeye çalışırken ve sakinleşmeye çalışırken, isminin Ali olduğunu öğrendiğim kişi (Muhtemelen Ali Demir) kapıdan ‘Ne bağırıyorsun!’ diye bağırdı. ‘Bağırmıyorum, panik atak geçiriyorum. Neden kimse anlamıyor?’ dedim.
Yine bağırarak ve ukala bir tavırla, ‘Madem panik atağın vardı, suç işleyip buralara gelmeseydin’ dedi. Ben tekrar sakinliğimi kaybederek ‘Ben suç işlediğim için burada değilim. Özgür Özel’in arkadaşı olduğum için burdayım.
Senin gibi AKP yalakası olmayıp, senin çocuğun yatağa aç girmesin diye mücadele ettiğim için burdayım. Ergenekon, Balyoz davalarındaki FETÖ’cüler nasıl yatıyorlarsa günü geldiğinde ben de bu söylediklerinin hesabını sana soracağım.
Bu zulmü durduracağım. Yarın bütün gazetelere, gücümün yettiği her yere sizi şikayet edeceğim’ dedim.
Saate baktım 18.15 olmuştu. 1 saatten fazla süre boyunca panik atak geçirdiğim halde ne bulunduğum yerden çıkarıldım, ne de herhangi bir tıbbi müdahale yapıldı. Bir ihtiyacın var mı diye sorulmadı. O sırada biraz nefesimi düzenleyebildim. Avukatlar geldi, konuşamıyordum hala ağlıyordum.
30 Ekim 2026 tarihinde sabah saatlerinde ise ekteki disiplin soruşturması evrakı bana verildi. Bu evrak tamamıyla manipülatif, eksik ve yanlış bilgilerle dolu. Ben durduk yere ‘Ben Özgür Özel’in arkadaşıyım’ diye bağırarak olay çıkarmışım gibi bir kurgu oluşturulmuş. Olay yukarıda anlattığım gibidir.
Gelip kapıyı açmayan personele kızamıyorum bile. Çünkü müdür Candaş Orhan Akdemir’in koyduğu kurallar yüzünden ne yapacaklarını şaşırdıklarını düşünüyorum. Sürekli tutanak yedikleri için acil durumda kriz yönetimi diye bir şey yok cezaevinde.
Ben orada beyin kanaması geçirmiş olabilirdim, kalp krizi geçirebilirdim. Bu durumda bile yardım getirmeyeceklerdi.
Candaş Orhan Akdemir, Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde sürekli olarak mahpuslara zulmeden, keyfi uygulamalarıyla nam salmış bir müdürdür. Hem mahpuslar hem de gardiyanlar tarafından bana defalarca ricada bulunuldu, mektuplar geldi.
‘Kızıl şeytandan bizi kurtar’ diye. Bu müdür hakkında defalarca haber yapılmış, mecliste soru önergeleri verilmiştir.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş
Yayın: 03 Kasım 2026 16:01 · Kaynak: babaocagi.com.tr