Habermetrik
← Ana Sayfa
Yozgat/çekerek 02 Kasım 2026 18:17 · Güncelleme 18:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Dolar ve altın için iki ayrı senaryo: Küresel sermaye nereye gidecek?

Dolar ve altın için iki ayrı senaryo: Küresel sermaye nereye gidecek?
Görsel kaynağı: ekonomim.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Küresel piyasalarda dolar ve altının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanto Capital Partners Kurucu Ortağı Ozan Özkural, sermaye akımlarında yaşanabilecek değişimlere dikkat çekerek yatırımcıların yakından izlemesi gereken iki önemli gelişmeye işaret etti

Küresel piyasalarda doların yönü ve altın fiyatlarının seyri tartışılırken, Tanto Capital Partners Kurucu Ortağı Ozan Özkural, CNBC-e'de Berfu Yenen'in sorularını yanıtladı. Özkural, dolar ve euro arasındaki dengede sermayenin yönünün belirleyici olacağını belirtirken, altın ve gümüş fiyatlarını etkileyebilecek olası bir para hareketini de değerlendirdi.

"Doların daha güçleneceği konusunda bir görüş sahibiyim"

Euro ve dolar arasındaki dengenin nasıl değişeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Özkural, doların güçlenmesini beklediğini belirterek, "Ben uzun zamandır Doların daha güçleneceği konusunda bir görüş sahibiyim. Bunu da şundan söylüyorum: Merkez bankaları arasındaki faiz oranları dışında, demin bahsettiğim gibi inovasyon nerede yer alacak, nerede olacak? Ya Amerika ya Çin." dedi.

Döviz piyasalarındaki uzun vadeli eğilimlerin yalnızca merkez bankalarının faiz kararlarıyla açıklanamayacağını ifade eden Özkural, sermayenin hangi ülkelere yöneldiğinin de belirleyici olduğunu vurguladı.

Özkural, "Şimdi Çin'i bir tarafa koy; Batı dünyasında'Euro mu, Dolar mı?' sorusunun cevabı bence'Sermaye nereye gidecek, inovasyon nerede öne çıkacak?' sorusunda yatıyor. Amerika'dan başka bir yer ben göremiyorum. Sen görebiliyor musun? Ne İngiltere ne Avrupa; sadece Amerika kalıyor geriye." ifadelerini kullandı.

"Orta ve uzun vadede doların daha güçleneceği tarafındayım"

ABD'nin inovasyon ve sermaye çekme kapasitesinin doların geleceği açısından önem taşıdığını dile getiren Özkural, beklentisinin kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade daha uzun bir dönemi kapsadığını belirtti.

Özkural, "O bakımdan ben orta ve uzun vadede Doların daha güçleneceği tarafında bir görüşüm var. Bu uzun zamandır var bu arada. Ama biliyorsun kur konusu çok hassas bir konudur; çünkü çok farklı faktör aynı anda etkileyebilir. Benim buradaki yorumum daha orta ve uzun ölçekli." dedi.

Altın fiyatlarında arz ve talep dengesi

Altın fiyatlarının jeopolitik risklere rağmen neden beklenen performansı gösteremediği sorusunu da yanıtlayan Özkural, değerli metalin fiyatlamasında arz ve talep koşullarının önemine işaret etti.

Özkural, "Spesifik bir soru olmakla beraber, altının doğasında zaten spekülasyon yatıyor. Senin bu soruna şöyle cevap verebiliriz: Çok fazla çıkmıştı. Bir de altında şöyle bir şey var; belli bir fiyata ulaştığı zaman arz tarafında farklı bir denge söz konusu oluyor.

Mesela daha düşük fiyatlarda fizıbl olmayan bazı madenler fizıbl hale geliyor. Çok doğal bir arz-talep dengesinin oluştuğu bir bant aralığındayız." diye konuştu.

Altının korku ve belirsizlik dönemlerinde öne çıktığını hatırlatan Özkural, fiyatların geleceğinde yalnızca jeopolitik gelişmelerin değil, uluslararası yatırımcıların sermayelerini hangi piyasalara yönlendirdiğinin de etkili olabileceğini belirtti.

Altın ve gümüşte Japonya etkisine dikkat çekti

Japon yatırımcıların uzun yıllardır yurt dışındaki finansal varlıklarda önemli miktarda sermaye tuttuğuna dikkat çeken Özkural, Japonya'da tahvil getirilerinin yükselmesinin bu paranın bir bölümünün ülkeye dönmesini teşvik edebileceğini söyledi.

Özkural, "Özellikle Japonya gibi ülkelerde 90'lardan beri son seneye kadar yaklaşık 11 trilyon dolar Japon mevduatı yurt dışında yatırımcıların elinde bir şekilde bono piyasalarına ve diğer varlık sınıflarına yatırım yapmış durumda." ifadelerini kullandı.

Japonya'daki faiz ortamının değişmesinin küresel varlık fiyatları açısından sonuçlar doğurabileceğini belirten Özkural, şöyle devam etti:

"Japonya'nın kendi iç dinamikleri çerçevesinde bonoları faiz vermeye başladığı için ve başka ülkelerde de faizler arttığı için yani lokal getiriler arttığı için orada bir repatriyasyon (geri dönüş) olabilir. Bu altına da yansıyabilir, gümüşe de, bonolara da. Japonya çok önemli bir ülke oldu altın tarafında."

Özkural'ın işaret ettiği olası sermaye dönüşü, Japon yatırımcıların yurt dışındaki varlıklarının bir bölümünü ülkelerine taşıması anlamına geliyor. Böyle bir hareketin gerçekleşmesi halinde küresel tahvil piyasalarıyla birlikte altın ve gümüş fiyatlarının da etkilenebileceği değerlendiriliyor.

"Yüksek faiz oranları hayatımızda daha kalıcı"

Küresel faiz görünümünü de değerlendiren Özkural, uzun vadeli tahvil getirilerinin yatırımcıların risk algısıyla şekillendiğini, bu nedenle merkez bankalarının kararlarından bağımsız olarak borçlanma maliyetlerinin yüksek kalabileceğini ifade etti.

Özkural, "Dolayısıyla 10 sene ve üzerindeki bölümünde getiri eğrisinin çok ciddi bir fiyatlama söz konusu. Merkez bankaları ne yaparsa yapsın bu aşağı inmeyecek. Dolayısıyla yüksek faiz oranlarının hayatımızda daha kalıcı olduğu bir noktadayız." dedi.

Borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir ortamda şirketlerin kârlılığını koruma kapasitesinin önem kazanacağını belirten Özkural, "Borçlanmanın maliyetinin yukarı çıktığı ve yukarıda kalacağı, dolayısıyla sermayenin maliyetinin yukarı çıktığı ve yukarıda kalacağı bir dünyada hangi iş modelleri kârlılığını koruyabilecek? Bence yatırımcıların bunu anlamaya çalışması lazım." ifadelerini kullandı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: ekonomim.com
Haber metni ve görseller ekonomim.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi · Bölge: Yozgat/çekerek
Yayın: 02 Kasım 2026 18:17 · Kaynak: ekonomim.com
Kaynağı Oku ↗