“Tasfiye halindeki Cumhuriyet”i kutlamanın acısı
- 29 Ekim 1923… 29 Ekim 2026… Sevgili okurlarım, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin kuruluşunun 103’üncü yıldönümü
- “Cumhuriyet” sözcüğü Arapça kökenlidir
Sevgili okurlarım, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin kuruluşunun 103’üncü yıldönümü.
Bu sözcüğün Fransızca karşılığı “La Republique”, İngilizce karşılığı da “The Republic” olarak söylenir.
“Kamuya ait şey-kamu malı” anlamına gelen Latince “Rec Publica” sözcüğünden türetilmiştir.
Kısaca, Cumhuriyet, “halkın yönetimi”dir.
Cumhuriyet’i yaşatan tek güç, “kamu yararı” düşüncesidir.
Bu yönüyle değerlendirildiğinde, Cumhuriyet, “bir kişi veya bir zümre yararına” değil, “kamu yararına” dayanan bir devlet yönetimi şeklidir.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni hangi değerler üzerine kurmuştu?
Mustafa Kemal Atatürk de Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken bu evrensel değerleri esas aldı..
Yönetimde ayrıcalıklı bir sınıfa yer yoktur.
Cumhuriyet’in tüm vatandaşları eşit haklara sahiptir.
Yaşam hakkı gibi temel insan haklarının bütünü güvence altına alınmıştır.
İnsanlar arasındaki ilişkiler ve “vatandaş-devlet ilişkileri kanunlar kapsamında düzenlenir.
Tüm vatandaşların düşünce, ifade, inanç özgürlüğü bulunmaktadır.
Atatürk, bu değerlerin toplumda “Cumhuriyet kültürü” oluşturmasını hedeflemiş ve şöyle demiştir:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkarmak, intibah almak (uyanmak), düşünmek ve zekâyı terbiye etmektir.”
Mustafa Kemal, bu temel görüş çerçevesinde, aydınlanma devrimini başlatmış, kişinin aydınlanması, aydınlanma devriminin temelini oluşturan aklın kullanılması, bireye önem verilmesi ve bilginin yaygınlaştırılması için büyük çaba harcamıştır.
Cumhuriyet’in bu değerleri şimdi ne durumda?
Şöyle dönüp bir bakalım, Cumhuriyet’in bu kuruluş değerleri yerinde duruyor mu?
”Hukukun üstünlüğü esastır”… Ne dersiniz, Türkiye’de “hukukun üstünlüğünün zerresi” kaldı mı? Yıllar içinde eksildi eksildi, bugün tamamen sizlere ömür!
”İktidarın meşruiyet kaynağı halktır”… Biz de öyle biliyorduk. Yıllardır sandığı ortaya koyup kör topal uyguluyorduk. Ancak ABD Ankara Büyükelçi Tom Barrack, kafalarımızdaki “iktidarın meşruiyet kaynağı halktır” değerini tamamen yok etti, “ABD Başkanı Trump’ın Erdoğan’a meşruiyet verdiğini” açıkladı. Böylece “iktidarın meşruiyet kaynağının ABD olduğunu” anlamış olduk.
”Herkes kanunlar önünde eşittir”… Ne dersiniz, öyle mi? Türkiye’de herkes, kanunlar önünde eşit mi? Bu görüşü, koyu AKP fanatikleri dışında savunan tek bir kişi var mı?
”Yönetimde ayrıcalıklı bir sınıfa yer yoktur”… Cumhuriyet’in bu değeri bugün ne kadar komik hale geldi değil mi? Yönetimde çok keskin, çok belirgin bir “ayrıcalıklı sınıf” var. İktidardakiler ve yandaşları, tamamen “ayrıcalıklı sınıf” konumunda.
”Seçme ve seçilme hakkı milletindir”… Ülkemizde bugün “seçme hakkı” da “seçilme hakkı” da iyice kirlendi. Eskiden de öyleydi, ama bugün bu hakkın üstünde daha fazla kir var. “Seçme hakkı” piyasaya çıkarıldı, alınıp satılabilir hale getirildi.
“Seçilme hakkı” diye zaten bir şey yok, kimlerin seçileceğine parti liderleri karar veriyor.
”Egemenlik yetkisi halkın elindedir”… Cumhuriyet’in lafta kalmış bir değeri daha… Günümüz Türkiye’sinde iktidar, “halkın elindeki egemenliği” gasp etti. Halk belediye başkanlarını seçiyor, ama iktidar bunların üstüne çöküyor ve kayyım atıyor.
”Cumhuriyet’in tüm vatandaşları eşit haklara sahiptir”… Sizce de öyle mi? Her Türk vatandaşı eşit haklara mı sahip? Kâğıt üzerinde kalmış bir palavra! Bugüne kadar hiçbir iktidar döneminde vatandaşlar arasında bu denli ayrıcalık ve haksızlık yaratılmadı.
”Yaşam hakkı gibi temel insan haklarının bütünü güvence altına alınmıştır”… Ne dersiniz, ülkemizde başta yaşam hakkı olmak üzere tüm insan hakları güvence altında mı?
”Tüm vatandaşların düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü bulunmaktadır”… Ne dersiniz, ülkemizde bu özgürlüklerin kırıntısı kaldı mı? Ülkemizde “düşünce özgürlüğü”, “ifade özgürlüğü” ve “inanç özgürlüğü” kaldı mı? Cezaevleri “düşünce-ifade-inanç” tutsaklarıyla dolu.
İktidar, Cumhuriyet’in içini böyle boşalttı
Sevgili okurlarım, AKP iktidarının içini boşalttığı Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.
Sanırım, Cumhuriyet düşmanları da, “Cumhuriyet’in içinin boşaltılmış olmasını” kutluyordur.
Türkiye, planlı ve bilinçli bir şekilde bu noktaya getirildi.
“29 Ekim 1923 Atatürk Cumhuriyeti rejimi” tasfiye ediliyor, biz hâlâ ne olup bittiğinin farkında değiliz.
Cumhuriyet rejimi de, devlet de, vatan da elimizin altından kayıp gidiyor, biz uyumaya devam ediyoruz.
Çok hızlı bir şekilde ayılamazsak, yarın çok geç olacak!
Ben bugün “içi boşaltılmış, tasfiye halindeki cumhuriyet”i kutlamanın acısını iliklerimde hissediyorum.
Değerini bilenlerin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş
Yayın: 28 Ekim 2026 15:03 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr