İZTO'dan İzmir'in 25 yılı için 9 proje 13 öneri
- İzmir Ticaret Odası, kent ekonomisinin gelecek 25 yılına damga vuracak projeleri "Ortak Akıl, Ortak İrade" kavramları temelinde hazırladığı çalışmayla ortaya koydu
AHMET USMAN
İzmir Ticaret Odası (İZTO), İzmir'in dünya ekonomisindeki değişimi uzaktan izlemesi değil, değişimdeki fırsatları erken görmesi, risklere erken hazırlanması ve Türkiye’ye örnek olacak modeller geliştirmesi amacıyla hazırladığı çalışmayı kamuoyuna sundu. Çalışmada İZTO’nun 9’u İZTO tarafından hayata geçirilecek, 13’ü diğer kurum ve kuruluşların ortak iradesiyle ilerleyebilecek 22 ana başlıkta projelere yer verildi.
Çalışma, İZTO meclis üyelerinin ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener tarafından sunuldu. Swissotel Büyük Efes İzmir’de gerçekleştirilen toplantıda sermaye, yetenek, teknoloji ve nitelikli insan için rekabetin artık ülkeler kadar kentler arasında da yaşandığını dile getiren Mahmut Özgener, “Dünyanın dengeleri yeniden kurulurken şehirler artık bu değişimin yaşandığı yerler değil; değişimin yönünü etkileyen aktörler.
Böylesi dönemlerde, geçmişi güçlü, dünyaya açık ve öncülük iddiası taşıyan şehirlerin sorumluluğu daha da büyüyor. İzmir tam olarak böyle bir şehir. Çünkü İzmir yalnızca Türkiye’nin üçüncü büyük şehri değil. 4,5 milyon insanın yaşadığı, limanıyla, ticaret kültürüyle, üretim kapasitesiyle ve yaşam biçimiyle yüzyıllardır dünyaya açık bir kent” dedi.
“Ortak akılla belirlemeye, ortak iradeyle harekete geçmeye ihtiyacımız var”
İzmir’in 2,56 trilyon TL'lik gayrisafi yurt içi hasılasıyla Türkiye ekonomisinin%5,7'sini ürettiğini hatırlatan Özgener, “8 bin 500 yıllık bir kentin, dünyaya açık bir limanın, güçlü bir üretim ve ticaret merkezinin geleceği bekleme lüksü yok. Artık sahip olduğumuz birikimi ortak hedeflere, bu hedefleri de somut sonuçlara dönüştürmek zorundayız.
Bunun için öncelikle birbirimizi dinlemeye, farklı görüşlerden yararlanmaya, bilimin ve verinin ışığında doğru kararlar almaya yani ortak akla ihtiyacımız var” diye konuştu.
Kentin önümüzdeki çeyrek yüzyılı için hazırladıkları projeleri iki ana başlıkta topladıklarını vurgulayan Özgener, “Bunlardan biri İZTO olarak doğrudan sorumluluğunu üstleneceğimiz, takibini yapacağımız ve sonuç üretmek için bizzat çalışacağımız projeler. İkincisi ise bizim yetki alanımızda olmasa da İzmir’in geleceği açısından kritik gördüğümüz; ancak merkezi ve yerel yönetim, üniversiteler, meslek kuruluşları ve iş dünyasının ortak iradesiyle ilerleyebilecek stratejik öncelikler.
Bu projeler üretimden ticarete, eğitimden teknolojiye, limanlardan turizme, çevreden yaşam kalitesine kadar pek çok alanda yapmak istediklerimizi ifade ediyor. Bir kentin geleceğini yalnızca sahip olduğu imkânlar belirlemez.
O imkânları değerlendirme cesareti, değişime hazırlanma yeteneği ve geleceği birlikte kurma kararlılığı belirler. Daha fazla üreten, daha yüksek değer yaratan, dünyayla daha güçlü rekabet eden bir İzmir istiyoruz. Ancak bununla yetinmiyoruz.
Doğasını koruyan, kültürüne sahip çıkan, afetlere hazırlıklı, gençlerine fırsatlar sunan, insanlarının güvenle ve mutlulukla yaşadığı bir İzmir istiyoruz. Sahip olduğumuz birikime, insanımıza ve kurumlarımızın gücüne baktığımızda, hepsini gerçekleştirebilecek imkânlara sahip olduğumuzu görüyoruz.
İhtiyacımız olan, bu büyük potansiyeli ortak bir hedefe dönüştürmek. Fikirlerimizi, deneyimlerimizi, kaynaklarımızı ve enerjimizi aynı gelecek için birleştirmek” görüşünü ifade etti.
Kalkınmanın sadece daha fazla üretmek anlamına gelmediğini anlatan Mahmut Özgener, “Kalkınmayı; daha iyi eğitim, daha güçlü kurumlar, daha dirençli bir kent, daha yüksek yaşam kalitesi ve dünyayla daha fazla etkileşim olarak görüyoruz. Sunduğumuz projelerin her biri, bu anlayışın somut karşılığı...
‘İzmir, önümüzdeki çeyrek yüzyılda nasıl bir şehir olacak?’ sorusunun cevabını bugünden vermeye başlamak istiyoruz. Bunu da iki ayrı çalışma alanıyla yaptık. İlki, İZTO olarak bizzat çalışacağımız projeler, ikincisi ise yetki alanımızda olmasa da İzmir’in geleceği açısından kritik gördüğümüz; ancak merkezi ve yerel yönetim, üniversiteler, meslek kuruluşları ve iş dünyasının ortak iradesiyle ilerleyebilecek stratejik öncelikler.
Bunları da Üretimin Geleceği, Liman ve Lojistik Altyapısı, Katma Değerli Turizm ile Yaşam Kalitesi ve Kent Dayanıklılığı olmak üzere dört büyük stratejik alan başlığında topladık” diye konuştu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 04 Kasım 2026 21:05 · Kaynak: ekonomim.com