Habermetrik
← Ana Sayfa
30 Ekim 2026 17:51
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Futbolu gözümüzde fazlasıyla büyütüyoruz!

Futbolu gözümüzde fazlasıyla büyütüyoruz!
Görsel kaynağı: gazetepencere.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Metin Oktay, Sanlı Sarıalioğlu, Vedat Okyar, Lefter Küçükandonyadis, Turgay Şeren
  • Bu isimlerin tamamını, tahmin ediyorum ki Türk futbolunu yakından takip eden bütün futbolseverler çok iyi biliyorlardır

Metin Oktay, Sanlı Sarıalioğlu, Vedat Okyar, Lefter Küçükandonyadis, Turgay Şeren... Bu isimlerin tamamını, tahmin ediyorum ki Türk futbolunu yakından takip eden bütün futbolseverler çok iyi biliyorlardır. Futbolseverlerimize futbolu sevdiren efsane futbolcularımızdan bazıları.

Centilmenlikleriyle ön plana çıkan, futbolu sadece futbol olduğu için seven, futbol dışı alanlara kaymayan, fazla parada gözü olmayan, sadece geçimlerini sağlamak amacıyla para kazanan, henüz “endüstriyel futbol “adı verilen zehirli kavramın tesiri altına girilmemiş dönemlerin futbolcuları... İçinde bulunduğumuz dönemde ise Türk futbolu, tam olarak bir bataklığın içerisinde debelenmektedir.

Bahis soruşturması ve Merkez Hakem Kurulu’na yönelik düzenlenen operasyona hiç girmiyorum. Tam anlamıyla rezalet! Türk futbolunun mutlaka üzerinde durulması gereken bir diğer önemli sıkıntısı, kulüplerimizin galibiyet kadar mağlubiyet kavramının da, sporun “olmazsa olmaz” bir olgusu olduğunu akıllarından çıkartmış olmalarıdır.

Kaybeden takım; kazanan takımı tebrik edip soyunma odasına gitmek yerine, galibiyetlerine bir kulp takma derdine düşüyor. Kazanan takım ise saygı sınırları dahilinde galibiyetini kutlamak yerine; her türlü tahrik edici unsuru kullanarak rakiplerinin üzüntüsüne üzüntü katmak için büyük bir gayret sarf ediyor.

Öte yandan; kazanan takımın yöneticileri, galip geldikleri bazı maçların ardından rakip takımı aşağılayıcı, alaycı sosyal medya paylaşımları yapıyorlar. Amaç nedir acaba? Rakip takım taraftarlarını daha fazla tahrik edip kışkırtmak mı?

İyi niyetli olmayan bu tip davranışların, “Endüstriyel Futbol” adı verilen anlamsız kavramın etkisi altında kalınarak sergilendiğini düşünüyorum. Rakibin moralini bozalım, tahrik edelim, motivasyonlarını bozalım, hedefe ulaşamasınlar, galibiyet ya da şampiyonluk gelirleri bize kalsın!

Zihniyet bu! Onlara göre, “Endüstriyel Futbol” kavramı içinde her yol makbul? Geçtiğimiz günlerde, basın camiasından çok sevdiğim duayen bir ağabeyim ile yaptığımız sohbet sırasında “Türk futboluna gõsterilen itibar ve sağlanan finansal yardımlar, voleybol ve hentbol gibi daha fazla ilgiyi hak eden branşlarımıza -biraz olsun- aktarılsa, bu branşlarımızda hem başarılı sporcular yetişir, hem de arzu edilen başarılara, daha kolektif bir çaba ile ulaşılır” şeklindeki görüşümü belirttim.

“Keşke yapılabilse” diyerek destek verdi. A Milli Kadın Voleybol Takımımız (Filenin Sultanları), Türk milletine unutulmayacak bir yaz mevsimi yaşattı. Önce Milletler Ligi’nde, ardından da Avrupa Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaştılar.

Türkiye’ye dönüşlerinde Sultanlarımızı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın külliye’de kabul etmesi -elbette ki- çok büyük bir onur. Ancak; Türk milletine bu kadar büyük bir gurur yaşatan, böylesine müthiş bir takım için daha farklı organizasyonların da düzenlenmesi gerektiğine inanıyorum.

Adım gibi eminim ki; A Milli Futbol Takımımız bu kadar büyük bir başarıya imza atsaydı İstanbul’un göbeğinde, günlerce sürecek olan davullu zurnalı, büyük şölenler düzenlenirdi! Filenin Sultanları ise bir turnuvadan dönüp, sessiz sedasız bir şekilde başka turnuvaya koşuyorlar, ama gereken ilgiyi görmüyorlar.

Hentbola geçecek olursak...2023 yılında, tarihinde ilk kez Avrupa Kupalarında mücadele eden Konyaaltı Belediyesi, EHF Avrupa Kupasını müzesine götürdü. Bu kupa, Türk Hentboluna kazandırılan ilk Avrupa Kupası olma özelliğini de taşıyor.

Birol Ünsal’ın başantrenörlüğünde, standartların çok üzerinde bir kadroyla kazanılan çok kıymetli bir kupa idi. Ancak; bu kıymetli kupanın kazanılmasından kısa bir süre sonra, Konyaaltı Belediyesi kadın hentbol şubesinin faaliyetlerine son verildi.

Anlaşılması güç bir karar idi gerçekten! Belediyenin tasarrufa gidilmesi gereken sayısız birimi varken, tasarrufa gidilmesi gereken ilk şube olarak Avrupa şampiyonu olan Konyaaltı Belediyesi kadın hentbol takımının seçilmesi de çok garip bir tercih olmuştu.

Hentbol branşı, belediyelerin desteği ile ayakta durmaya çalışıyor ama bir yere kadar. Tasarruf yapalım denildiğinde ilk akla gelen hentbol şubesini kapatmak oluyor. Türk sporunda en fazla değer biçtiğimiz branş olan futboldan aldığımız karşılık ortada!

Koskocaman bir 0 (sıfır).Değer yargılarımızı ve önem sıralamasını gözden geçirme vaktimizin geldiğini düşünüyorum. Geldi de geçiyor bile!

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepencere.com
Haber metni ve görseller gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Spor
Yayın: 30 Ekim 2026 17:51 · Kaynak: gazetepencere.com
Kaynağı Oku ↗