Avrupa otomobil pazarı büyüyor, biz iki ateş arasındayız!
Avrupa otomobil pazarının eylül ayı ve ilk 9 aylık sonuçları açıklandı. Rakamlar Avrupa için umut verici, Türkiye içinse endişe verici. Çünkü Avrupa büyürken Türkiye hızla küçülüyor, aradaki makas giderek açılıyor. Üstelik bu tablo, Avrupa'nın'Made in Europe' adı altında kendi otomotiv sanayisini korumak için yeni duvarlar örmeye hazırlandığı bir dönemde karşımıza çıkıyor.
Yani Türk otomotiv sanayisi hem iç pazarda kan kaybediyor hem de en büyük ihracat pazarında yeni bir rekabet tehdidiyle karşı karşıya. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği'nin (ACEA) verilerine göre Avrupa Birliği, EFTA ülkeleri ve Birleşik Krallık'ta eylül ayında otomobil satışları%10,2 artışla 1 milyon 363 bin adede ulaştı.
Türkiye'de ise%27,8 düşüşle 63 bin 736 adede geriledi. İki pazar arasındaki büyüme farkı tam 38 puan. İlk 9 ayda da Avrupa%6,3 artışla 10 milyon 555 bin adede ulaşırken Türkiye%15,5 düşüşle 627 bin 977 adede geriledi. Avrupa'nın en büyük 6. otomobil pazarıyız ancak 5. sıradaki İspanya ile fark kapanmayacak şekilde açıldı.86 MİLYONLUK ÜLKENİN ACI TABLOSUEBS Danışmanlık'ın hazırladığı tablolar, Türkiye'nin gerçek durumunu daha çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.
İlk 9 ayda Türkiye'de her 1000 kişiye yalnızca 7,29 yeni otomobil satılırken AB ortalaması 17,14 oldu. Yani AB'de nüfusa oranla bizden yaklaşık 2,4 kat fazla otomobil satılıyor. Almanya'da bu rakam 26,73, Belçika'da 27,84, Avusturya'da 27,08.
Türkiye ise 32 ülke arasında 30. sırada, sadece Bulgaristan ve Romanya'nın önünde. 86 milyonluk nüfusumuzla Avrupa'nın en büyük pazarlarından biriyiz ama nüfusa oranla son sıralardayız. Neden mi? Çünkü yüksek vergiler, güncellenmeyen taşıt kredisi limitleri, finansman zorlukları ve ithalat kısıtlamaları otomobili giderek ulaşılmaz hale getiriyor.
Yıllardır söylediğimiz gibi, Türkiye'de otomobiller değil vergiler pahalı. ELEKTRİKLİDE MAKAS DAHA HIZLI AÇILIYORAsıl düşündürücü tablo elektrikli otomobillerde. Avrupa'da satışlar eylülde%59,9 artışla 416 bin 433 adede, Türkiye'de%18,6 artışla 15 bin 74 adede yükseldi.
Ancak ilk 9 ayda Avrupa%41,9 büyüyerek 2 milyon 550 bin adede ulaşırken Türkiye%9,1 düşüşle 120 bin 329 adede geriledi. Elektrikli otomobillerin pazar payında 2025'te 2 puan olan Avrupa-Türkiye farkı, 2026'nın ilk 9 ayında 5 puana çıktı (%24,16-%19,16).
Peki talep mi yok? Tam tersine, seçenek yok. AB ve STA dışından ithalata getirilen yükümlülükler, Avrupa üretimi modellerdeki kotalar ve yüksek fiyatlar, iki yıldır güncellenmeyen ÖTV matrahlarıyla birleşince ulaşılabilir elektrikli otomobil sayısı azalıyor.
Avrupa elektrikli dönüşümde hızlanırken biz tüketicinin önüne engeller koyuyoruz. AVRUPA DUVAR ÖRÜYOR BİZ DIŞARIDA KALIYORUZ'Made in Europe' tartışmaları Türkiye için yeni bir tehdit. Fransa-Almanya uzlaşması, Türkiye'de üretilen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobillerin Avrupa'daki teşviklerden ve kamu alımlarındaki avantajlardan dışlanması riskini doğurdu.
Bu, ihracatın yasaklanması veya içten yanmalı araçların mevcut ihracatının engellenmesi anlamına gelmiyor. Ancak rekabet gücümüzü ve gelecekteki elektrikli otomobil yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Üstelik Türkiye, Avrupa otomotiv sanayisinin üretim ve tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçası.
Çinli üreticiler Avrupa'da fabrika kurarak yeni sisteme uyum sağlamaya çalışırken yıllardır Avrupa için üretim yapan Türkiye'nin dışarıda kalma ihtimali büyük çelişki. ANKARA HAREKETE GEÇTİ AMA SONUÇ BELİRSİZAnkara'da 19 Ekim'de Ticaret Bakanı Ömer Bolat başkanlığında otomotiv sanayisinin çatı kuruluşlarıyla yapılan toplantıda yeni yol haritası değerlendirildi.
Almanya ve Fransa'nın yanı sıra İtalya ve İspanya ile temasların artırılması gündeme geldi. Ancak 25 Ekim itibarıyla Türkiye'nin'Made in Europe' kapsamına alınmasını sağlayan somut gelişme yok. Fransa-Almanya uzlaşması henüz nihai AB düzenlemesine dönüşmediği için kapı kapanmış değil.
Üstelik Brüksel merkezli Bruegel, uzlaşmanın Avrupa otomotiv sanayisine de zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. A PLANIMIZ İÇ PAZARDA BÜYÜMEK AMA NASIL?OSD Başkanı Cengiz Eroldu, CNBC-e'deki programımda'Made in Europe' nedeniyle ihracatta dezavantaj oluşursa üretimin bir bölümünü iç pazara yönlendirmek zorunda kalabileceklerini belirterek, "Bizim A planımız aslında iç pazarda büyümek" dedi.
Bunun için kamunun yerli üretimi ve satışları desteklemesi gerektiğini vurguladı. Peki Avrupa büyürken küçülen iç pazarda nasıl büyüyeceğiz? Üç yıl üst üste rekor kıran toplam pazar 2026'da daralıyor. İlk 9 ayda otomobil satışları%15,5 gerilerken yıl sonu beklentisi 1,1 milyon adet.
Koşullar değişmezse 2027'de 1 milyon sınırını aşmak bile zorlaşabilir. Yüksek vergiler, kredi kısıtlamaları ve ithalat engelleri sürdükçe ihracattan iç pazara yönelmek kolay olmayacak.
Kategori: Genel
Yayın: 26 Ekim 2026 04:09 · Kaynak: gazetepencere.com