Habermetrik
← Ana Sayfa
Amasya 02 Kasım 2026 06:45 · Güncelleme 06:47
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yaşlılarda içe kapanma ve unutkanlığa dikkat

Yaşlılarda içe kapanma ve unutkanlığa dikkat
Görsel kaynağı: anayurtgazetesi.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Yaş ilerledikçe bazı alışkanlıkların değişmesi, sosyal çevrenin daralması veya bilgilerin daha geç hatırlanması doğal kabul edilebiliyor
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Yaşlılık döneminde ortaya çıkan unutkanlık, sosyal hayattan uzaklaşma ve davranış değişiklikleri her zaman yaşlanmanın doğal sonucu olmayabilir. Uzmanlar, özellikle günlük yaşamı etkileyen unutkanlık ve yeni başlayan içe kapanmanın depresyon ya da bilişsel sorunların habercisi olabileceğini belirterek erken değerlendirme çağrısında bulunuyor.

Yaş ilerledikçe bazı alışkanlıkların değişmesi, sosyal çevrenin daralması veya bilgilerin daha geç hatırlanması doğal kabul edilebiliyor. Ancak belirgin kişilik değişiklikleri, günlük yaşamı zorlaştıran unutkanlık ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma, altında farklı sağlık sorunları bulunan belirtiler arasında yer alabiliyor.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlılarda görülen davranış değişikliklerinin yalnızca yaşa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin depresyon, bilişsel sorunlar, kullanılan ilaçların yan etkileri veya başka tıbbi problemlerle ilişkili olabileceğini belirten Şen, ailelerin değişiklikleri dikkatle gözlemlemesinin önemine işaret etti.

KİŞİLİK DEĞİŞİKLİKLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ Yaşlı yakınlarından sıklıkla “Eskiden çok sosyaldi, artık kimseyle görüşmek istemiyor”, “Çok alıngan oldu” veya “Her şeyden şüphelenmeye başladı” gibi ifadeler duyduklarını belirten Şen, bu tür değişikliklerin nedenlerinin araştırılması gerektiğini ifade etti.

Yaşla birlikte insanların daha sakin bir yaşamı tercih edebileceğini veya sosyal çevrelerinin azalabileceğini söyleyen Şen, “Belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar ciddi anlamda bir depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan bazı ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir” dedi.

Ailelerin eleştirel ifadeler yerine anlayışlı bir iletişim kurmasını öneren Şen, “Sen çok değiştin, neden böyle oldun?” demek yerine kişinin kendisini nasıl hissettiğini anlamaya yönelik sorular sorulmasının daha doğru olacağını belirtti.

Şen, yaşlı bireyin davranışındaki değişikliğin, dile getiremediği önemli bir sıkıntının ilk işareti olabileceğini vurguladı.

HER UNUTKANLIK ALZHEİMER ANLAMINA GELMİYOR Yaşlılıkta unutkanlığın sık karşılaşılan yakınmalardan biri olduğunu belirten Şen, her unutkanlığın Alzheimer hastalığına işaret etmediğini söyledi.

Zaman zaman bir ismin hatırlanamaması veya anahtarın nereye konulduğunun unutulmasının tek başına hastalık belirtisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Şen, asıl önemli noktanın unutkanlığın günlük yaşam üzerindeki etkisi olduğunu kaydetti.

Şen, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:

“Aynı soruyu çok kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyor mu? Yakın zamanda yaşanan olayları çok belirgin bir şekilde unutuyor mu? İlaçlarını veya parasını yönetmekte çok zorlanıyor mu? Daha önce çok iyi bildiği işleri yapmakta zorlanıyor mu? Ya da bildiği bir yerde yönünü kaybedebiliyor mu?”

Bu tür belirtilerin normal yaşlanma yakınmaları olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şen, erken değerlendirmenin hem yaşlı bireyin hem de ailesinin yaşamını kolaylaştırabileceğini söyledi.

“YİNE Mİ UNUTTUN?” DEMEK KAYGIYI ARTIRABİLİR Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere yönelik eleştirel tutumların olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, aileleri kullandıkları dil konusunda uyardı.

“Bunu da mı unuttun?”, “Yine unuttun” veya “Bir türlü hatırlamıyorsun” gibi ifadelerin yaşlı bireylerde yoğun kaygıya neden olabileceğini belirten Şen, bu yaklaşımın kişinin yaşadığı belirtileri gizlemesine de yol açabileceğini söyledi.

Unutkanlık karşısında sabırlı ve destekleyici olunması gerektiğini vurgulayan Şen, ailelerin değişiklikleri gözlemleyerek gerektiğinde bir uzmana başvurmasının daha sağlıklı olduğunu ifade etti.

DEPRESYON HER ZAMAN ÜZÜNTÜYLE ORTAYA ÇIKMIYOR Yaşlılık döneminde depresyonun genç yaşlardakinden farklı belirtilerle kendisini gösterebildiğini belirten Şen, yaşlı bireylerin çoğu zaman depresyonda olduklarını fark etmeyebildiğini söyledi.

Sosyal ilişkilerden uzaklaşma, ziyaretçi istememe, sürekli yorgunluk hissetme ve günlük etkinliklere ilgisizlik gibi belirtilerin depresyonla ilişkili olabileceğini kaydeden Şen, bedensel yakınmaların da ön plana çıkabildiğine dikkat çekti.

Şen, “Bedensel yakınmalar, somatik belirtiler, unutkanlığın artması ve özellikle sosyal hayattan geri çekilme, yaşlılık depresyonunda çok sık gördüğümüz belirtilerdir” dedi.

Uyku düzeninde bozulma, iştah değişiklikleri, enerji kaybı ve düşünme hızında yavaşlamanın da depresyon belirtileri arasında bulunabileceğini belirten Şen, özellikle yeni başlayan içe kapanma ile unutkanlığın hızla artmasının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

ERKEN TANI VE TEDAVİ ÖNEMLİ Yaşlılık depresyonunun erken fark edilmesinin önemine değinen Şen, bu yaş grubunda intihar riskinin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Depresyonun yaşlı bireylerde tedaviye daha yavaş yanıt verebildiğini belirten Şen, bu nedenle belirtilerin gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun tedaviye başlanmasının önemli olduğunu ifade etti.

Psikiyatrik hastane yatışının da hasta ve yakınları tarafından zaman zaman yanlış anlaşılabildiğini söyleyen Şen, hastaneye yatırılmanın her zaman hastalığın çok ağır olduğu veya uzun süreli yatış gerektirdiği anlamına gelmediğini belirtti.

Şen, özellikle ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekme gibi durumlarda hastanın güvenliğini sağlamak, tedaviyi düzenlemek ve yakın takip yapmak amacıyla yatış önerilebildiğini kaydetti.

Bu sürecin hastaya kaygı uyandırmadan anlatılması gerektiğini ifade eden Şen, hastane yatışının bir cezalandırma ya da çaresizlik durumu değil, gerektiğinde başvurulan bir tedavi ve güvenlik önlemi olduğunu vurguladı.

AİLELERE ANLAYIŞLI YAKLAŞIM ÇAĞRISI Yaşlı bireylerin ruhsal ve bilişsel sağlıklarının korunmasında aile desteğinin önemli olduğunu belirten Şen, davranış değişiklikleri ve unutkanlık karşısında suçlayıcı bir tutumdan kaçınılmasını önerdi.

Belirtilerin yalnızca yaşlılığa bağlanmasının tanı ve tedavi sürecini geciktirebileceğini ifade eden Şen, özellikle günlük yaşamı etkileyen unutkanlık, belirgin davranış değişiklikleri ve sosyal hayattan geri çekilme durumlarında uzman değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Şen, erken tanı ve uygun tedaviyle yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin desteklenebileceğini, ailelerin de bu süreçte daha bilinçli hareket edebileceğini belirtti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: anayurtgazetesi.com
Haber metni ve görseller anayurtgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Amasya
Yayın: 02 Kasım 2026 06:45 · Kaynak: anayurtgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗