Yapay zekâ kullanımı arttıkça veri sızıntısı riski de büyüyor
Kurumlarda üretken yapay zekâ kullanımı hızla yayılırken müşteri bilgileri, kaynak kodları ve gizli belgelerin yapay zekâ araçlarına aktarılması yeni güvenlik riskleri oluşturuyor.
0 Okunma 0 Paylaşım 0 Okunma 0 Paylaşım Google Kaynaklara Ekle A − A + Kurumlarda üretken yapay zekâ araçlarının kullanımı hızla yaygınlaşırken, çalışanların bu sistemlere aktardığı müşteri bilgileri, kaynak kodları, Ar-Ge dokümanları ve diğer kurumsal veriler yeni bir siber güvenlik risk alanı oluşturuyor. Cyberhaven’ın 2025 araştırmasına göre çalışanların yapay zekâ araçlarına aktardığı kurumsal verilerin yüzde 34,8'i hassas nitelik taşıyor. 2026 araştırmasında ise bu oranın yapay zekâ etkileşimleri bazında yüzde 39,7 seviyesine çıktığı bildirildi.
Bu tablo, şirketlerin yapay zekâyı tamamen engellemek yerine çalışanların hangi araçları kullandığını, hangi verileri paylaştığını ve bu verilerin nasıl işlendiğini kontrol etmesini gündeme getiriyor.
Shadowx Kurucu Ortağı ve CTO'su Nedim Kaya, kurumsal yapay zekâ kullanımındaki temel riskin çoğu durumda kötü niyetli davranışlardan değil, çalışanların işlerini daha hızlı tamamlamak istemesinden kaynaklandığını belirtti.
Kaya, şirketlerin yapay zekâ kullanımını yasaklamak yerine bu kullanımı denetlenebilir hale getirmesi gerektiğini savundu. Shadowx'in geliştirdiği platformun veri sızıntısı önleme, güvenlik operasyonlarının otomasyonu, yapay zekâ sistemlerinin test edilmesi ve kurumsal AI kullanımının izlenmesi gibi işlevleri tek platform altında birleştirdiği belirtildi.
Kaya'nın Shadowx'in kuruluşuna ilişkin profesyonel profilinde de platformun kurumsal verilerin korunması ve operasyonel güvenliğin artırılmasına yönelik yapay zekâ destekli çözümler geliştirdiği ifade ediliyor.
Cyberhaven'ın 2025 AI Adoption & Risk Report araştırmasına göre yapay zekâ araçlarına aktarılan hassas kurumsal veriler içerisinde kaynak kodu yüzde 18,7 ile ilk sırada bulunuyor. Bunu Ar-Ge materyalleri yüzde 17,1 ve satış-pazarlama verileri yüzde 10,7 ile takip ediyor.
2026 raporunda ise araştırma, yapay zekânın kurumlarda deneysel kullanımdan operasyonel kullanıma geçtiğine dikkat çekiyor. Rapora göre şirketlerin yapay zekâ kullanımında güvenlik ve yönetişim mekanizmalarının aynı hızda gelişmemesi önemli bir risk alanı oluşturuyor.
Shadowx'in tanıttığı platformdaki FilterX bileşeni, çalışanların yapay zekâ modellerine gönderdiği metin, dosya ve görseller içerisindeki hassas bilgileri gerçek zamanlı olarak tespit etmeyi, maskelemeyi veya yeniden yazmayı hedefliyor.
Platformun PDF, Word, Excel, sunum, görsel ve arşiv dosyalarını işleyebildiği; OCR, doğal dil işleme ve yerel LLM destekli bağlamsal analiz gibi farklı yöntemleri birlikte kullandığı aktarıldı.
FilterX Proxy ise üretken yapay zekâ trafiğini proxy katmanında izlemeyi ve güvenlik politikalarının kullanıcı tarafından aşılmasını önlemeyi amaçlıyor. Platformun ChatGPT, Claude, Gemini, Grok ve Copilot gibi servislerin yanı sıra yerel yapay zekâ modellerini de desteklediği belirtildi.
Shadowx platformunda yapay zekâ ajanlarının kullanımına yönelik farklı güvenlik bileşenleri de bulunuyor.
Model Defense, prompt injection ve jailbreak gibi saldırıları model işlemine ulaşmadan engellemeyi hedeflerken, AI Agents bileşeni ajanların web erişimi, dosya işlemleri ve araç çağrılarını kurum politikaları doğrultusunda sınırlandırıyor.
MCP Monitoring ile yapay zekâ ajanlarının dış MCP sunucularıyla bağlantılarının izlenmesi amaçlanıyor. SOC-AI ise güvenlik operasyon merkezlerindeki olayların analiz edilmesine ve tekrar eden birinci seviye güvenlik işlemlerinin otomatikleştirilmesine yönelik geliştirildi.
Platformdaki VisionX, çalışanların hangi yapay zekâ uygulamalarını ve hangi verilerle kullandığını görünür hale getirmeyi; RedX ise yapay zekâ sistemlerini prompt injection, jailbreak, bağlam sızıntısı ve model manipülasyonu gibi saldırı senaryolarına karşı test etmeyi amaçlıyor.
Yapay zekânın kurumsal kullanımıyla birlikte AI güvenliği ve yönetişimine yönelik pazarın da büyümesi bekleniyor.
Grand View Research'e göre küresel AI Trust, Risk and Security Management (AI TRiSM) pazarının 2025-2030 döneminde yıllık bileşik yüzde 21,6 büyüyerek 2030'da 7,44 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Araştırma; veri koruma, AI uygulama güvenliği, yönetişim ve uyumluluk gibi alanların pazarın temel bileşenleri arasında bulunduğunu belirtiyor.
Bu gelişmeler, şirketler açısından yapay zekâ kullanımının yalnızca verimlilik veya maliyet avantajı üzerinden değil, veri güvenliği, erişim kontrolü ve kurumsal yönetişim açısından da ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Yapay zekâya girilen verilerin yüzde 34,8'i hassas
Cyberhaven'ın 2025 araştırmasına göre çalışanların yapay zekâ araçlarına aktardığı kurumsal verilerin yüzde 34,8'i hassas nitelik taşıyor. Araştırmada hassas veriler içerisinde kaynak kodları ve Ar-Ge materyalleri öne çıkıyor.
Yapay zekâ güvenliği pazarı 2030'da 7,44 milyar dolara ulaşabilir
Grand View Research, AI güven, risk ve güvenlik yönetimi pazarının 2030 yılına kadar 7,44 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. Araştırmaya göre kurumların yapay zekâ kullanımındaki artış, veri koruma ve güvenlik çözümlerine olan ihtiyacı da artırıyor.
Gönder Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Kategori: Teknoloji
Yayın: 16 Eylül 2026 16:54 · Kaynak: haberege.com.tr