Habermetrik
← Ana Sayfa
27 Ekim 2026 05:02 · Güncelleme 05:09
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Elveda Fikriye

Elveda Fikriye
Görsel kaynağı: gazeteyenigun.com.tr
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • (Bir Paşa ve Üç Sevda -20) Geçen hafta anlatmaya başladığım Fikriye Hanım'ın Çankaya köşküne gidişi ve yaşananlar ile ilgili karmakarışık ve sır dolu yaşananları aktarmaya bu bölümde de devam ediyoruz
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

(Bir Paşa ve Üç Sevda -20)

Geçen hafta anlatmaya başladığım Fikriye Hanım'ın Çankaya köşküne gidişi ve yaşananlar ile ilgili karmakarışık ve sır dolu yaşananları aktarmaya bu bölümde de devam ediyoruz. Hatırlayacağınız gibi anılarda ve anlatılanlarda dile getirilen senaryolardan biri Fikriye Hanım'ın özellikle Latife Hanım'ın kocasına ricası üzerine köşke kabul edilişi ve fazla uzun sürmeyen bir görüşme yaşandığı idi.

O görüşmede Latife Hanım ile Fikriye Hanım arasındaki soğukluk ve Fikriye Hanım’ın Mustafa Kemal Paşa ile baş başa kalamamasının yarattığı psikolojik baskı üzerine o günü aktarılan ifadelerine göre Fikriye Hanım köşkten ayrılmış ve şehir merkezinde kaldığı otele dönmüştür.

Bu senaryoyu savunanlara göre Fikriye Hanım'ın 24 Mayıs günü BİR DAHA köşke gitmesi, aynı gün içinde ikinci kez gelişi olmaktadır. Bu anlatımlara göre Mustafa Kemal Paşa ile kısa da olsa baş başa görüşemeyen Fikriye Hanım yaşadığı sıkıntının etkisiyle öfke ve çaresizlikle bir kez daha Çankaya’ya gider.

Köşke iki kez geliş iddiası konuyu araştıran pek çok tarihçi ve Hıfzı Topuz, Eriş Ülger, Falih Rıfkı Atay ve dönemin yaverlerinin anılarında yer almaktadır.

Bu istekten sonra yaşananlar da anlatılanlar da ikiye ayrılmaktadır. Çankaya’daki olayın takvimi hususunda araştırmacılar ikiye bölünmüştür. Birinci senaryoya göre Fikriye Hanım'ın talebi kabul edilmez ve kendisi içeriye alınmaz.

Kapıdan çevrilmesinin ardından da yaralanma olayı yaşanır. Bu görüşü savunan Kılıç Ali ve Yaver anılarındaki anlatılara göre Fikriye Hanım 24 Mayıs sabahı Köşk'te kabul edilip kısa bir görüşme yapmış, aynı gün içinde öğleden sonra saatlerde ikinci kez köşke gelip ısrarla görüşmek isteği geri çevrildikten sonra intihar olarak anlatılan olay yaşanmıştır.

Bu görüşe göre köşkte geceleme ya da birkaç gün konaklama yaşanmamıştır. İki gidiş de aynı gün içinde, saat farkıyla gerçekleşmiştir.

Bazı anlatımlara göre Fikriye Hanım Karaoğlu olarak bilinen bir otelde kalmaktadır. Burada ağabeyi ve Fuat Bulca ile de görüşüp İstanbul'a gidecektir. Buna niyetlendiği günün sabahı bir faytona binip vedalaşmak üzere Köşk'ün kapısına gelir.

İşte ne olduysa bundan sonra olur. Köşk'e geldiğinde kapıda her zamanki nöbetçiler ve yaverlerden biri yoktur. Kapıdaki görevliye “Mustafa Kemal Paşa'nın yakınıyım” diyerek kapıdan geçer. Köşk'ün bahçesine girip Gazi'nin kaldığı odaya doğru ilerlerken kendisini rastlantı sonucu gören Muzaffer Kılıç randevusuz olduğunu bildiği için onu durdurur. Bu an, Fikriye Hanım için tam bir hayal kırıklığı olur.

İçeriye haber vermeye giden Muzaffer Kılıç, Gazi'ye Fikriye Hanım'ın geldiğini söyleyince Latife Hanım daha Mustafa Kemal Paşa bir şey demeden tepki gösterip "Niye gelmiş, ne işi var?" diye söylenmeye başlar. Paşa da buna karşı bir şey diyemez.

Fikriye Hanım'a "Paşa'nın kendisini şimdi kabul edemeyeceği, uygun zamanın daha sonra kendisine bildirileceğini" söylenir. Ancak Fikriye Hanım büsbütün öfkelenir ve "Ne demek efendim, Paşa beni muhakkak kabul eder. Siz yalan söylüyorsunuz.

Burası benim evim demektir" gibi sözlerle direnir. Muzaffer Bey, sorunun içinden yalnız çıkamayacağını anlayarak Kurmay Albay Tevfik (Bıyıkoğlu) Bey ile Yüzbaşı Rusuhi Bey'i yardıma çağırır. Tevfik Bey Fikriye'yi soğukkanlılıkla yatıştırmaya çalışırken, Rusuhi Bey öfkelenip sert sözlerle konuşmaya başlar. Olayın bir benzer aktarımı Salih (Bozok) Bey'in anlatımlarında da vardır.

Bir başka çalışmada ise değişik kaynaklar ışığında şöyle bir değerlendirme yapılmaktadır: "Fikriye Hanım bu itiş kakıştan sonra kapıda beklettiği faytona biner ve Köşk'ten ayrılır ama daha araba uzaklaşmadan bir el silah sesi duyulur." Buradaki anlatıma göre de Fikriye canına kıymak için, İsmet İnönü'nün Kütahya saldırısından sonra kendisini korusun diye armağan ettiği tabanca ile göğsüne bir el ateş eder. Köşk'ten nöbetçiler ve Yaver Muzaffer Bey koşarak Fikriye Hanım'ın yanına gider.

Ağır yaralı genç kadın Mustafa Kemal'in emri ile hemen Memleket Hastanesi'ne kaldırılır. Mustafa Kemal koşup durumuna bakmak isterse de kurmayları aşağıya inmesine izin vermezler. Kendisine gerekçe olarak "Bu olayla Fikriye bizi vurmak istemiştir.

Bize bir şey yapamadı ama şimdi siz yanına giderseniz olay üzerine kalır” denilir. Aynı anlatımlarda vurulma anı için de Kılıç Ali, şu bilgiyi verir: "Fayton köşkten ayrılarak yakında bulunan Fuat Bulca'nın köşkü hizasına geldiğinde, Fikriye Hanım, belki de Gazi'ye yahut Latife Hanım'a yöneltmek için çantasında taşıdığı tabancasını çekerek kalbi hizasına ateş eder."

Özetlersek; söz konusu gün Fikriye Hanım bir faytona binerek Çankaya Köşkü’ne ulaşır. Kapıdaki Muhafız Alayı görevlileri ile Başyaver Rusuhi Bey ve Kılıç Ali Fikriye Hanım ile görüşür. Mustafa Kemal Paşa ve Latife Hanım da o sırada köşktedir.

Bu gelişinde Fikriye Hanım daha da öfkeli ve ısrarcıdır. Mustafa Kemal Paşa ile yalnız görüşmek istediğini söyler. Ancak hem Paşa’nın talimatı hem de ilk görüşmedeki gerginliğin tekrarlanmaması adına Rusuhi ve Kılıç Ali beyler bu kez içeri girmesine izin vermezler.

Kendisini içeri almayacaklarını, Paşa ile görüşmesine izin vermeyeceklerini söylerler. Fikriye Hanım çok ısrar eder, içeriye bir not ya da armağan bırakmak istediğini iletirse de kapıdan geri çevrilir. Görüşemeyeceğini anlayınca da büyük bir hayal kırıklığı ve öfke içinde faytona binerek Çankaya'dan şehir merkezine doğru hareket eder.

Vakit akşam üzerine doğru saat 16:00 - 17:00 civarıdır. Çankaya köşkünden ayrılan fayton, o dönemdeki Kuş Evleri / Bağlar mevkiine geldiğinde bir silah sesi duyulur.

İkinci kez gidişte yaşananlarla ilgili ikinci bir rivayet daha vardır. Buna göre Fikriye Hanım'ın ısrar ve yalvarmalarına dayanamayan Rüsuhi Bey çok kısa bir zaman için dahi olsa kendisini Mustafa Kemal Paşa ile görüştüreceğini söyleyerek zemin kattaki ziyaretçi bekleme odasına alır.

Fikriye Hanım'ın içeriye girdikten sonra tuvaleti kullanmak ister ve tuvalete girer. Ancak çıkışlı biraz gecikince Başyaver tuvaletin kapısını tıklatarak kendisine seslenir. İçeriden ses gelmeyince kuşkulanır ve kapıda nöbet bekleyen askere tuvaletin kapısını açmasını söyler.

İçeride bir kadın olduğunu bilen asker Yaver'in emrini yerine getirmekte duraksayınca Rüsuhi Bey kapıyı kendisi açar ve gördüğü manzaraya şaşırır. Fikriye Hanım yanındaki el çantasının içindekileri tuvaletteki lavabonun yanındaki küçük masaya dökmüş ve bir şeyler düzenlemektedir. Çantanın içindeki eşyaların arasında bir de tabanca vardır.

Yaver tabancayı alır ve Fikriye Hanım'a kendisini Paşa ile görüştürmekten vazgeçtiğini söyleyerek köşkü hemen terk etmesini ister. Fikriye de çaresiz bindiği faytonla uzaklaşır ve az sonra da silah sesi duyulur.

Bu farklı anlatımların tümü tek bir sonla noktalanır ki o da Fikriye Hanım'ın ağır yaralanmasıdır. Olayla ilgili resmî kayıtlar ve görüş ile yaver anıları da olayın intihar olduğunu söylemektedir. Buna göre, Çankaya’dan geri çevrilmeyi gururuna yediremeyen Fikriye Hanım, çantasından çıkardığı ve bir zamanlar Mustafa Kemal Paşa'nın kendisine armağan olarak verdiği Browning marka bir tabanca ile kendisini vurmuştur.

Tarihçilerin çoğunluğu olayın bir intihar girişimi olduğu konusunda birleşir. Fazla dillendirilmeyen bir varsayım da Fikriye Hanım'ın yanında iki silah olduğu ve ikinci tabancayı yaverin görmediğidir. Bu söyleme göre Fikriye Hanım bu küçük silahı tuvalete girdiğinde belindeki kemerin arasına saklamayı başarmıştır. Arabada bu silah sarsıntı nedeniyle patlamış ve Fikriye hanım bu şekilde yaralanmıştır.

Sonuç olarak ayrıntı bilgilerin hiçbiri kanıtlanamaz. Olayda ağır yaralanan Fikriye Hanım hemen Memleket Hastanesi’ne kaldırılır. Tedavi altına alınan genç kadın için düzenlenen hastane raporuna göre kurşun ciğerine zarar vermiştir.

Aynı zamanda verem hastası olduğu için de vücudu direnç gösterememektedir. Hastaneden iletilen bilgiyi öğrenen Gazi büyük bir üzüntü yaşar ve doktorlara durumunun yakından takip edilmesi talimatını verir. Ancak hastaneye bizzat gitmesi de hem politik hem de ailevi hassasiyetler nedeniyle mümkün olmaz.

Fikriye Hanım, gelişen ve önlenemeyen enfeksiyon ve de ağır yaralanmaya bağlı olarak 30 Mayıs 1924 gecesi Ankara Memleket Hastanesi’nde hayatını kaybeder.

Fikriye Hanım’ın cenazesi ertesi gün, olayın kamuoyunda ve basında büyük bir kriz yaratmaması için sessizce ve gizlilik içinde kaldırılır. Gazetelerde ölüm haberine geniş yer verilmez. Sadece Vatan ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde haber vardır.

Gazi, defnedenlerin bile kimi defnettiklerini bilmediği Fikriye’yi, 25 Temmuz 1924 günü Salih Bey ile birlikte ziyaret eder. Mezarın başında Fikriye ile baş başa kalan Mustafa Kemal ayrılırken mezarın üstüne beyaz mendilini bırakır.

Bu, Fikriye’yi ilk ve son ziyaretidir. Fikriye Hanım’ın mezarı zaman içinde kaybolmuş ve günümüze ulaşmamıştır. Böylece Fikriye Hanım'ın 20 Mayıs'ta sahte kimlikle başlayan hüzünlü yolculuğu, on gün sonra hayatını kaybetmesiyle noktalanıp, Türk tarihinin en trajik aşk ve sadakat hikâyelerinden biri olarak son bulur.

İzmir ve Selânik hem kent yapısı hem de başka birçok özelliklerinden dolayı sürekli karşılaştırmalar yapılan iki şehirdir. Bu iki şehir Osmanlı İmparatorluğu'nun batı dünyasına açılan iki kapısı iken daha sonra iki ayrı ülkenin gözde şehirleri olarak var olmayı sürdürmüşlerdir.

Kaderin ne garip cilvesidir ki Atatürk'ü çılgınca seven iki kadının da biri İzmirli, diğeri ise Selânikli idi...

Değerli okurlar, Fikriye Hanım bu bölümde hayatını kaybetti ancak anlatacaklarımız bitmedi. Latife Hanım'la devam edeceğiz... Sağlıkla kalın...

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazeteyenigun.com.tr
Haber metni ve görseller gazeteyenigun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava
Yayın: 27 Ekim 2026 05:02 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr
Kaynağı Oku ↗