Beyler, makamlar sizin de bu insanlar kimin?
- Bolu’da siyaset öyle bir noktaya geldi ki konuşması gerekenler susuyor, susması gerekenler konuşuyor
- Belediye koridorlarında endişe, adliye kapılarında bekleyiş, siyaset kulislerinde ise derin bir sessizlik hâkim
Bolu’da siyaset öyle bir noktaya geldi ki konuşması gerekenler susuyor, susması gerekenler konuşuyor. Belediye koridorlarında endişe, adliye kapılarında bekleyiş, siyaset kulislerinde ise derin bir sessizlik hâkim.
Gündem gazetesinin başyazarı olarak yıllardır bu şehrin siyasetini, insanlarını ve yöneticilerini izliyorum. Bugün kalemimin ucunda iki isim var: Bolu Belediye Başkan Vekili Mehmet Tuna Özcan ve Yeni Parti Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz. İki ayrı makam, iki farklı siyasi hikâye ama ikisine de soracağım soru aynı:
Beyler, bu insanlar sizin yol arkadaşınız değil miydi?
Sayın Tuna Özcan...
Tuna Bey, makamın sesi mi kısıldı? 19 belediye meclis üyesinin oyuyla başkan vekili seçildiniz. Belediye size emanet edildi. Emanet dediğiniz yalnızca bina, makam odası, koltuk ve makam aracı değildir.
O belediyenin çalışanları da var!
Süleyman Can var!
Gülden Özaydın var!
Rasim Özdemir var!
Müdürler, memurlar, işçiler, belediye meclis üyeleri var.
Aylardır operasyonlar yaşanıyor. İnsanlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, haklarında soruşturmalar yürütülüyor. Peki, belediye yönetimi çalışanlarının hukuki hakları konusunda kamuoyunu ne kadar bilgilendiriyor? Elbette kimse sizden savcı olmanızı, hâkim koltuğuna oturmanızı istemiyor.
Ama çalışanların hukuki güvencelerini anlatmak, ailelerinin yaşadığı belirsizliğe kulak vermek için de mahkeme kararı gerekmiyor! Sayın Başkan Vekili, makam koltuğunda oturmakla kuruma sahip çıkmak aynı şey değildir. Bir basın açıklaması yapınca makamın boyası dökülmez!
Gelelim Sayın Tahsin Mert Karagöz'e...
Karagöz, parti değişince mikrofon da mı değişti? CHP İl Başkanı olduğunuz günleri unutmadık. Operasyonlar başladığında açıklamalar yaptınız. Mikrofonların karşısına geçtiniz, soruşturmalara itiraz ettiniz.
Sonra siyasi adresiniz değişti.
Yeni Parti İl Başkanı oldunuz. Ama Sayın Karagöz, siyasi tabelalar değişince insanların yaşadığı sorunlar da mı değişiyor? Dün sahip çıktığınız insanların bugün yaşadığı hukuki süreçler hakkında neden daha kapsamlı konuşmuyorsunuz? Gerçi Tanju Özcan'ın tutukluluğuna yönelik tepkiniz de oldu. Onu görmezden gelmeyelim.
Ancak mesele yalnızca Tanju Özcan değil!
Süleyman Can, Gülden Özaydın, Rasim Özdemir ve diğer belediye çalışanları da bu şehrin insanları. Dün operasyonları eleştiren bir siyasetçinin bugün yeni soruşturmalar hakkında ne düşündüğünü sormak gazeteciliğin görevidir.
Adliye kapısında siyaset değil, insan bekler! Burada bir konunun altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. Ben kimsenin suçlu olduğunu da suçsuz olduğunu da ilan etmiyorum. Buna karar verecek olan bağımsız yargıdır.
Ancak masumiyet karinesi, savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesi herkes için geçerlidir. Süleyman Can için de Gülden Özaydın için de Rasim Özdemir için de... Diğer belediye çalışanları ve meclis üyeleri için de!
Bir kişinin hakkında soruşturma yürütülmesi, onun ailesinin yaşadığı endişeyi önemsiz hâle getirmez. İşte siyasetçinin sorumluluğu da burada başlar. İnsanlara sahip çıkmak, yapılan her işlemi peşinen yanlış ilan etmek değildir. Hukukun herkese eşit uygulanmasını istemektir.
Makinistten son düdük!
Sayın Tuna Özcan...
Sayın Tahsin Mert Karagöz... İkinize de sesleniyorum.
Bu şehrin insanları yalnızca seçim zamanı hatırlanacak isimler değildir. Dün birlikte görev yaptığınız insanlara bugün hangi hukuki ve insani desteği sunduğunuzu açıklamak zor olmasa gerek.
Trenin önünde fotoğraf çektirmek kolaydır beyler!
Mesele, arkadaki vagonlar sarsıldığında dönüp bakabilmektir.
Makinist düdüğünü çaldı. Şimdi cevap sırası sizde!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Bolu
Yayın: 07 Kasım 2026 04:03 · Kaynak: bolugundem.com