Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 06:20
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Duygusallıkla Değil, Akıl-i Selim ile Hareket Etmeliyiz!

Duygusallıkla Değil, Akıl-i Selim ile Hareket Etmeliyiz!
Görsel kaynağı: duzcepostasi.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Sevgili dostlar; geçtiğimiz hafta “üst üste gelen üç önemli olay” başlığıyla dikkatinizi çekmiş ve üçüncü sırada zikrettiğim 13
  • Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’da toplanacağını sizinle paylaşmıştım

Sevgili dostlar; geçtiğimiz hafta “üst üste gelen üç önemli olay” başlığıyla dikkatinizi çekmiş ve üçüncü sırada zikrettiğim 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’da toplanacağını sizinle paylaşmıştım.

Anılan tarihte Zirve, İsmail Bey Gaspıralı’nın “Kızılelma” mahiyetinde belirlediği, “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” hedef ve temasıyla toplanmıştı. Bugün itibarıyla Zirve’nin üzerinden tam altı gün geçti. İlk günlerin “Kimler katıldı- kimler katılmadı” değerlendirmesinden sonra, uzun vadeli hedefler ve geçmişte olup bitenleri de göz önünde bulundurarak, Zirve’nin akl-ı selim dahilinde, detaylı bir şekilde değerlendirilmesi, beklenilen faydanın elde edilebilmesi açısından zorunluluk ifade etmektedir.

Elbetteki, kısaca ifade ettiğimizde göz önünde bulundurulan ana hedefler, aralarında inanç, dil ve kan bağı bulunan Türk soylu devletlerin, kardeşlik duygusu içerisinde birbiriyle kaynaşmalarını, birlik ve beraberlik içerisinde aralarındaki kardeşlik olgusunu pekiştirerek bu hedefin pratiğe yansımasının ana ilke ve sürecini belirlemek olacaktır...Bir bakıma, miladî 751’den itibaren Maveraünnehir diye adlandırılan, atayurdunda, o ilim ve irfan havzasında mayalanıp şekillenmeye başlayan, o mümtaz medeniyet, hars ve kültürün mensupları, bulundukları yerde çakılıp kalmadılar, elde ettikleri aydınlığı, o karakter-şahsiyet ve davranış güzelliklerini, Batı’ya doğru, omuzlayıp hep ötelere götürdüler.

Şimdi o kutlu ve HAYIRLI nesil dönüp geriye doğru bakıp bizzat kendilerine göz atınca adeta şöyle sesleniyordu: “Ey Maveraünnehir! Ne olur kulak ver sesimize! Bu güne kadar hep Batı’ya doğru aktın. Ama Malazgirt’te önünü kesmeye kalktılar, hiç aldırış etmedin, engelleri aşıp yoluna devam ettin.

Anadolu’yu yurt edinip orasını yiğitlerin otağına dönüştürdün. Boğazları geçip Balkanları ihya ettin. Geri dönüp İstanbul’u fethederek Kutlu Nebi’nin müjdesini gerçekleştirdin. Buna rağmen durmadın, yoluna devam edip kardeşin Tuna ile kucaklaştın.

Yetmedi; “Durmak yok, yola devam.” dedin ve karşına çıkan Viyana surlarını bütün şiddetinle dövdün. Nihayet duruldun... Zira sen de bir fani idin... Ne olur! Bir anlık dur ve geriye doğru geçip geldiğin yerlere bir bak! Senin mazide kalmış izlerin hâlâ canlı ve diri...

Sen Batı’ya doğru akıp giderken arkanda bıraktığın o diyarların evlatları; yani bizler, senin uğradığın her yeri kendisiyle ihya ettiğin o medeniyet ve harsa, o kardeşlik ve birlikteliğe çok muhtacız. Biz o değerlerin hasret ve özlemini çekiyoruz.

Yeter artık Batı’ya doğru akıp gittiğin. Ne olur, geri dön! Biraz da doğup geliştiğin, ama arkanı dönerek geçip gittiğin diyarlara, Ankara’dan geriye doğru; Bakü’ye, Bişkek’e, Astana’ya, Aşkabat’a, Buhara’ya, Semerkant’a, Hive’ye doğru gerisin geri ak ve bizi yeniden dirilt, kardeşliğimizi pekiştir. Birlik ve beraberliğimizi bütün dünyaya ilan et!”

Sevgili dostlar; Türk Devletleri Teşkilatı işte bu seslenişin somutlaşmış, et ve kemiğe bürünmüş hâlidir. Maveraünnehir’ dediğimiz ilim- irfan havzasında mayalanıp şekillenmeye başlayan ve 10. asırdan itibaren de, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız süreç doğrultusunda Batı’ya doğru akıp giden o medeniyet ve harsımız, Anadolu'yu üst edinmiş ve Batı'ya yönelik harekâtı da Anadolu üstünden, İstanbul kapısından sevk ve idare etmişti.

Dolayısıyla Türk Dünyası bir bütündür. Bu bütünün gövdesi, bütün Türkistan diyarında yerleşik Türk Cumhuriyetleri'dir. Bu gövdenin kafası ise Anadolu ve Türkiye'dir. Gövdeyle kafayı birbirine bağlayan Gerdan ise Zengezur Koridoru'dur.

Bu sebeple Türk Devletleri Teşkilatı'nın geleceği açısından "Kafa ve Beyin" mesabesindeki Türkiye ile, kafayla gövde arasındaki bağlantıyı temin eden "Gerdan" mesabesindeki Azerbaycan arasındaki birlik ve beraberlik çok önemlidir. Şuandaki fiilî duruma baktığımızda, Türk Devletleri Teşkilatı'nın ana iskeletini ve nüvesini Türkiye ile Azerbaycan arasındaki birliktelik teşkil etmektedir.

Bu itibarla Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bu birliktelikten rahatsız olan ve duymuş olduğu bu rahatsızlık doğrultusunda üretmiş olduğu bir takım alternatiflerle Türkiye'yi yalnız bırakma gayretleri ve aynı şekilde Azerbaycan üzerinden devreye sokulmak istenen sinsi planların varlığı bilinmeyen hususlar değildir. Nitekim Türk Devletleri Teşkilatı'na alternatif mahiyetinde 2017, 2018 ve hatta 2025 yıllarında da Orta Asya Topluluğu adı altında bir araya gelmelerin varlığından her birimiz haberdarız.

Bizim etrafımızda yanlız kardeşlerimiz yok. "Sağım solum saklanmayan sobe" dediğimizde, bir de bakıyoruz ki; sağımızda-solumuzda Rusya var, İran var, Ermenistan var, İsrail var... Fiilî duruma baktığımızda Türk Devletleri Teşkilatı'nın, hedeflenen sonucu üretmesine yönelik sorumluluğunu Türkiye çekiyor.

Sağımızda ve solumuzdakiler ise Türkiye'nin Zengezur Koridoru ve Hazar Denizi üzerindeki etkinliğinin azalması ve hatta o etkinliğin sonlandırılması için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar, her türlü fitne ve fesadı devreye sokuyorlar. Ama beyhude, boşa kürek çekiyorlar.

Herkes şunu gayet iyi bilsin ki; Maveraünnehir ilim-irfan havzasının oluşturup geliştirdiği o medeniyet ve milli harsımızın somutlaştırdığı ve nihayet Anadolu'nun taşına toprağına sinen o karakter, şahsiyet ve sorumluluk umde ve esaslarını belirleyen ilkeler, toprak altında-toprak üstünde mevcut bütün samimi gönüllerin dua ve niyazları doğrultusunda somutlaşıp Maveraünnehir ile birlikte tersine akacak ve Ankara'dan sonra Bakü'ye, Bişkek'e, Astana'ya, Aşkabat’a, Taşkent'e uğrayacak, her birimizin ruh yapısını tekrar diriltecek, bizi aslımıza döndürüp bir ve beraberliğimizi pekiştirecek ve kardeşliğimizi bütün dünyaya ilan edecektir.

Hiç endişeniz olmasın; tekerlek tümsekte kalmayacak ve nihayet ebed bizim olacaktır. Yeter ki biz, akl-ı selimimizi, söz ve davranışlarımızı hâkim kılalım.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: duzcepostasi.com
Haber metni ve görseller duzcepostasi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 06:20 · Kaynak: duzcepostasi.com
Kaynağı Oku ↗