Habermetrik
← Ana Sayfa
Burdur 22 Eylül 2026 08:25
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

MAKÜ’de AVM sözleşmesi mahkemelik: Rektör Dalgar süreci anlattı

MAKÜ’de AVM sözleşmesi mahkemelik: Rektör Dalgar süreci anlattı
Görsel kaynağı: burdurgazetesi.com

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) İstiklal Yerleşkesi’ndeki ticari alanlara ilişkin yıllardır tartışılan sözleşme yeniden yargıya taşındı. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, sözleşmede yer alan inşaatın süresinde tamamlanmasına ilişkin hüküm konusunda üniversite yönetiminin tek başına inisiyatif kullanmak yerine mahkeme kararını beklemeyi tercih ettiğini açıkladı. Dalgar, şu aşamada firmaya herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığını söyledi.

Dalgar, tartışmanın temelinde sözleşmedeki inşaatın tamamlanma süresine ilişkin hükmün bulunduğunu belirterek, yüklenici firmanın gecikmenin kendi iradesi dışında gelişen ruhsat ve diğer süreçlerden kaynaklandığını savunduğunu ifade etti.

SÖZLEŞMEDE İKİ YILLIK SÜRE VE CEZA HÜKMÜ VAR 2024 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu da sözleşmenin ayrıntılarını ortaya koyuyor. Rapora göre, 8 Temmuz 2020 tarihinde imzalanan 1 No’lu Ek Sözleşme ile inşaat tadilatına en geç 7 ay içerisinde başlanması ve tadilat ruhsatının alınmasının ardından inşaatların 2 yıl içerisinde tamamlanması şartı getirildi.

Sözleşmede, inşaatın bu süre içerisinde bitirilememesi halinde cari yıla ait irtifak hakkı bedelinin iki katının üniversiteye ödenmesi ve bunun karşılığında inşaat için bir yıl daha süre verilmesi hükme bağlandı.

Rektör Dalgar da Burdur Gazetesi’ne yaptığı açıklamada mevcut uyuşmazlığın bu hükümden kaynaklandığını söyledi.

Dalgar, “Zamanında inşaatı tamamlayamamadan kaynaklı sözleşmedeki ceza maddesi var. Bu cezayı ödemesi gerekiyor. Ancak firma da ‘Benim dışımdaki nedenlerle bu gecikme yaşandı’ diyor. Mahkemeye giden konu bu” ifadelerini kullandı.

“İDARE OLARAK İKİLEMDE KALDIK” Üniversite yönetiminin önünde sözleşmedeki hükmü doğrudan uygulamak ya da firmanın ileri sürdüğü gerekçeleri değerlendirmek gibi iki farklı seçenek bulunduğunu anlatan Dalgar, hukuki sorumluluk doğmaması için konunun yargıya taşınmasının tercih edildiğini belirtti.

“İdare olarak biz de ikilemde kaldık. Zamanında bitiremedi ama haklı bir sebebi var. İnisiyatif alalım mı, almayalım mı? Danıştığımız uzmanlar da bize, ‘Bu konuyu mahkemeye taşırsanız mahkeme buna karar verir, her iki taraf da rahat etmiş olur’ dediler.”

Üniversite yönetiminin özellikle Sayıştay denetimleri ve idari sorumluluk açısından kendi başına karar vermek istemediğini belirten Dalgar, hukuk müşavirliğinin görüşünün de bu yönde olduğunu söyledi.

Dalgar, “Biz inisiyatif alsak yarın bize ‘Niye böyle yaptınız?’ derler. Almasak başka bir şey derler. Bu nedenle mahkeme kararıyla konunun çözüme kavuşmasının herkes için daha sağlam ve güvenli olacağı yönünde öneriler oldu” dedi.

“ŞU ANDA HERHANGİ BİR CEZAİ YAPTIRIM UYGULANMADI” Rektör Dalgar, sözleşmedeki ceza hükmüne rağmen şu aşamada firmaya herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığını da açıkladı.

“Şu anda herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadı. Bu muallak durumun giderilmesi için konu mahkemeye intikal etti. Detaylarını sonuçta öğreneceğiz” diyen Dalgar, nihai değerlendirmenin yargı kararıyla ortaya çıkacağını ifade etti.

FİRMA GECİKMENİN RUHSAT SÜRECİNDEN KAYNAKLANDIĞINI SAVUNUYOR Dalgar’ın verdiği bilgiye göre yüklenici taraf, inşaatın sözleşmede öngörülen zamanda tamamlanamamasında belediyedeki ruhsat ve izin süreçlerinde yaşanan gecikmelerin etkili olduğunu savunuyor.

Dalgar, konunun geçmişinin 2015 yılına kadar uzandığını belirterek, “Bu işin hikayesi karışık. Belediyeden ruhsat süreçleri 2015’ten gelen bir durum. Bununla ilgili bazı aksaklıklar olduğu için belediyede gecikmeler oldu, inşaatla ilgili gecikmeler oldu. Haklıdır, haksızdır, ben orasını bilemem. Neticede biz idare olarak sözleşmedeki madde neyse onu uyguladık. Firma da savunmasını yapıyor” diye konuştu.

Böylece firmanın gecikmeye ilişkin gerekçelerinin sözleşmedeki yaptırımı ortadan kaldırıp kaldırmayacağına üniversite yönetimi yerine mahkeme karar verecek.

SAYIŞTAY 2024 RAPORUNDA SÖZLEŞMEYİ AYRINTILI İNCELEDİ İstiklal Yerleşkesi’ndeki ticari alanlara ilişkin süreç, 2024 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda da kapsamlı şekilde ele alındı. Sayıştay bulgusunda, 2015 yılında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında irtifak hakkı karşılığında ihale edilen İstiklal Yerleşkesi Öğrenci Sokağı-Çarşı Kompleksi ve Açık Spor Alanları işiyle ilgili sonradan iki ek sözleşme yapıldığı belirtildi.

Sayıştay raporuna göre, ihaleyi kazanan firma ile 6 Mart 2015 tarihinde 17 yıllık sözleşme imzalandı. Yıllık irtifak hakkı bedeli 50 bin TL olarak belirlenirken, ticari kapalı alan yaklaşık 6 bin 500 metrekare olarak öngörüldü.

2016-2017 eğitim öğretim dönemi başında işin geçici kabulü yapılarak kiralama işlemleri başladı.

ÖNCE 34 YILA, ARDINDAN 49 YILA ÇIKTI Sayıştay raporundaki bilgilere göre, ticari komplekse beklenen düzeyde tüketici talebi oluşmadığı gerekçesiyle 8 Temmuz 2020 tarihinde 1 No’lu Ek Sözleşme imzalandı.

Bu sözleşmeyle irtifak hakkı süresine 17 yıl 5 ay 28 gün daha ve toplam süre 34 yıl 5 ay 28 güne çıkarıldı. Ticari kapalı alan 6 bin 500 metrekareden 13 bin 500 metrekareye yükseltilirken yıllık irtifak hakkı bedeli de 103 bin 846,20 TL olarak belirlendi.

Ancak süreç bununla da sınırlı kalmadı. İlk ek sözleşmeye göre tadilatın tamamlanması gereken sürenin dolmasından önce, 17 Ocak 2023 tarihinde 2 No’lu Ek Sözleşme imzalandı.

Sayıştay’ın tespitine göre bu sözleşmeyle irtifak hakkı süresine 14 yıl 4 ay 2 gün daha ve toplam süre 49 yıla çıkarıldı.

Denetim raporunda yalnızca süre uzatımları değil; irtifak hakkı bedeli, üniversiteye tahsis edilecek ticari alanın büyüklüğü ve daha önce yürütülen hukuki süreç de ele alındı.

Raporda ayrıca 2023 yılında da “İrtifak Hakkı Tesisine Konu Yapım İşinin Tamamlanmasına İlişkin Ek Sözleşme Hükümlerinin Takibinin Yapılmaması” yönünde bulgu bulunduğu ve bu hususun 2024 itibarıyla yerine getirilmediği kaydedildi.

Sayıştay, üniversitenin hak ve menfaatlerinin korunabilmesi için irtifak hakkı süresi, bedeli ve üniversiteye tahsis edilecek ticari alan büyüklüğü bakımından gerekli idari ve hukuki tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

YURTLARIN KONUMU TARTIŞMASI DA AYNI BÖLGEYİ GÜNDEME GETİRMİŞTİ İstiklal Yerleşkesi’ndeki ticari yatırım, Burdur açısından yalnızca üniversite ile yüklenici arasındaki bir sözleşme meselesi olarak görülmüyor. Kampüsteki öğrenci nüfusunun şehir merkeziyle ilişkisi, Burdur esnafının öğrenci ekonomisinden aldığı pay ve yeni yurt yatırımlarının konumu da uzun süredir kent gündeminde yer alıyor.

Son durumda ise yıllardır farklı aşamalardan geçen AVM ve ticari alan sözleşmesinde, inşaatın süresinde tamamlanıp tamamlanmadığı ve gecikmenin yükleniciden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusundaki uyuşmazlığın çözümü yargıya bırakıldı.

Mahkemenin vereceği karar, sözleşmedeki cezai hükmün uygulanıp uygulanmayacağı açısından belirleyici olacak.

Kaynaklar: burdurgazetesi.com
Haber metni ve görseller burdurgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim · Bölge: Burdur
Yayın: 22 Eylül 2026 08:25 · Kaynak: burdurgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp