Habermetrik
← Ana Sayfa
17 Eylül 2026 01:01 · Güncelleme 09:26
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

PISA sonuçları ve YKS çelişkisi

PISA sonuçları ve YKS çelişkisi
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

PISA sonuçları açıklandı. Türkiye’nin puanlarının yükseldiği, hatta fen alanında OECD ortalamasının üzerine çıkıldığı söyleniyor. Peki, bu tablo bize eğitim sistemimizin gerçek fotoğrafını mı gösteriyor? Kendi ulusal sınavımız YKS’ye dönüp bakalım. Her yıl yüz binlerce gencimizin temel matematikte, okuduğunu anlamada ve problem çözmede ciddi güçlük yaşadığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Mezuna kalanlar, yıllarca kazanamayanlar... O halde şu soruyu sormak hakkımız: PISA’da yükselen puanlarımız ile YKS’de karşımıza çıkan tablo arasındaki bu büyük farkı nasıl açıklayacağız? Burada PISA’yı küçümsemek değil, doğru okumak gerekiyor. PISA belirli yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçen önemli bir uluslararası araştırmadır. Ancak bir ülkenin eğitim sisteminin bütün fotoğrafı değildir. Üstelik PISA’daki başarıyı yalnızca puan artışı üzerinden okumak da yanıltıcı olabilir. Çünkü mesele sadece doğru cevabı bulmak değil; bilgiyi kullanabilmek, sorgulayabilmek, farklı bilgileri bir araya getirerek çözüm üretebilmek. Nitekim bilgisayarlı problem çözme alanında Türkiye’nin 473 puanda kalması, OECD ortalaması olan 500’ün hâlâ gerisinde olduğumuzu gösteriyor. İşte asıl mesele burada başlıyor. Çocuğumuz kâğıt üzerinde doğru seçeneği işaretleyebiliyor olabilir. Ama karşısına daha önce görmediği, karmaşık ve gerçek hayatla bağlantılı bir problem çıktığında ne yapıyor? Yapay zekânın bilgiyi saniyeler içinde ürettiği bir çağda çocuklarımıza hâlâ bilgiyi ezberletmeye çalışıyorsak, geleceğe değil geçmişe hazırlanıyoruz demektir. Artık eğitimde hedef; bilgiyi depolayan çocuk değil, bilgiyi sorgulayan, doğrulayan, yorumlayan ve gerektiğinde yeni bir çözüm üretebilen çocuk olmalıdır. Öğretmenin rolü de yalnızca bilgi aktarmak değil; çocuğa düşünmeyi, soru sormayı ve doğru bilgiye ulaşmayı öğretmektir. Bu nedenle PISA’daki yükselişi elbette önemsemeliyiz. Başarı varsa görmeli, değerini teslim etmeliyiz. Ama PISA puanlarımız yükseldi diye eğitim sistemimizin bütün sorunlarını çözmüş olduğumuzu düşünemeyiz. Çünkü asıl sınav PISA değildir. Asıl sınav; çocuğumuz okuldan çıktığında hayata ne kadar hazır olduğudur. Ve o sınavda hâlâ kendimize çok daha zor sorular sormamız gerekiyor.

Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 17 Eylül 2026 01:01 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp