Habermetrik
← Ana Sayfa
Adana 16 Eylül 2026 05:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Doç. Dr. Alıcı: “Sağlıkta şiddetin ve polikliniklerdeki kaosun sorumlusu hekimler değildir”

Doç. Dr. Alıcı: “Sağlıkta şiddetin ve polikliniklerdeki kaosun sorumlusu hekimler değildir”
Görsel kaynağı: habereguven.com

Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Doç. Dr. Gökhan Alıcı, Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada kamu hastanelerindeki poliklinik yoğunluğu, randevu sistemi, sağlık çalışanlarının iş yükü ve sağlıkta şiddet sorunlarına dikkat çekti.

Randevu sisteminin giderek krizin bir parçası haline geldiğini belirten Alıcı, bir hekimin bir iş gününde 80–100’ün üzerinde hastayı değerlendirmesinin beklendiği koşullarda her hastaya yeterli süre ayrılmasının ve sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi kurulmasının mümkün olmadığını söyledi.

Beş dakikalık muayene süreleri nitelikli sağlık hizmetini engelliyor

Hastaların muayene sürelerinin beş dakikaya kadar düşürülmesinin ne hastaların ne de hekimlerin hak ettiği bir sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Alıcı, sorunun yalnızca hekim ya da randevu sayısındaki yetersizlikle açıklanamayacağını ifade etti.

Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan sağlık politikalarının güçlü birinci basamak sağlık hizmeti ve etkin bir sevk zinciri yerine, hastaların doğrudan ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına başvurmasını kolaylaştıran bir yapı oluşturduğunu dile getiren Alıcı, şunları söyledi:

“Randevulu başvuruların yanında randevusuz başvuruların da özendirilmesi, sağlık hizmetine başvurunun herhangi bir basamaklandırma yapılmaksızın artırılması ve sağlık hizmetinin niteliğinin giderek bakılan hasta, yapılan tetkik ve işlem sayıları üzerinden değerlendirilmesi, Türk Tabipleri Birliği’nin yıllardır dikkat çektiği ‘kışkırtılmış sağlık talebi’ sorununu daha da büyütmektedir.”

“Kışkırtılmış sağlık talebi polikliniklerdeki yükü artırıyor”

Sağlık hizmetine erişimin kolaylaştırılması ile sağlık kuruluşlarına sınırsız ve basamaksız başvurunun teşvik edilmesinin birbirinden ayrılması gerektiğini kaydeden Alıcı, gerekli ve gereksiz başvuruların aynı sistem ve poliklinikler içerisinde karşılanmaya çalışıldığını belirtti.

Bu durumun ikinci ve üçüncü basamak hastanelerde olağanüstü bir hasta yükü oluşturduğunu söyleyen Alıcı, “Bunun sonucunda gerçekten uzman değerlendirmesine ihtiyaç duyan hastalarımız da randevu ve zaman sorunu yaşamaktadır” ifadelerini kullandı.

“OECD ortalamasının çok altında hekim sayısıyla bu yükü taşımaya çalışıyoruz”

Sağlık sistemindeki sorunun insan gücü boyutuna da dikkat çeken Alıcı, Türkiye’de nüfusa düşen hekim sayısının OECD ortalamasının oldukça altında olduğunu belirtti.

Alıcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“OECD’nin güncel verileri Türkiye’deki tablonun ağırlığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye’de bin kişiye yaklaşık 2,4 hekim düşerken OECD ortalaması 3,9’dur. Türkiye, OECD ülkeleri içerisinde nüfusa düşen hekim sayısının en düşük olduğu ülkeler arasındadır.”

Diyabet, tütün kullanımı, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi kronik hastalıklar ile risk faktörlerinin sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırdığını ifade eden Alıcı, daha az sağlık insan gücüyle giderek yükselen talebin karşılanmaya çalışılmasının hekimler ve bütün sağlık çalışanları üzerinde ağır bir iş yükü yarattığını söyledi.

“Randevu sistemi krizin bir parçası haline geldi”

Mevcut randevu sisteminin sağlık alanındaki yapısal sorunları çözmek yerine krizi daha da derinleştirdiğini belirten Alıcı, hastane randevusu bulamayan kişilerin birinci basamağa yöneldiğine dikkat çekti.

Randevulu ve randevusuz başvuruların aynı poliklinik yükü içerisinde karşılanmaya çalışıldığını kaydeden Alıcı, şöyle konuştu:

“Giderek artan başvuru sayıları, sorunun tek bir poliklinikten ya da tek bir hastaneden ibaret olmadığını göstermektedir. Böylesine yoğun ve plansız bir sistemde uzun bekleme süreleri, randevu sorunları ve hasta memnuniyetsizliği kaçınılmaz hale gelmektedir. Ancak sağlık sistemindeki yapısal sorunların yarattığı öfkenin hekime ve sağlık çalışanına yöneltilmesi kabul edilemez.”

“Beyaz Kod’un ‘tuzak’ olarak gösterilmesi kabul edilemez”

Sağlık çalışanlarının şiddet ve tehdit karşısında kendilerini koruyabilmek amacıyla başvurdukları Beyaz Kod sisteminin itibarsızlaştırılmasının son derece sakıncalı olduğunu vurgulayan Alıcı, sistemin hastaları cezalandırmak amacıyla kullanılmadığını belirtti.

Doç. Dr. Gökhan Alıcı, “Sağlıkta şiddetin yaygın olduğu bir ortamda Beyaz Kod’u peşinen bir ‘tuzak’ veya hastayı cezalandırma aracı olarak göstermek, sağlık çalışanlarının mevcut güvenlik mekanizmalarına başvurmalarını güçleştirebilir. Beyaz Kod, sağlık çalışanının hastaya karşı kullandığı bir tehdit veya cezalandırma aracı değil; şiddet ve tehdit karşısında başvurabileceği kurumsal bir güvenlik mekanizmasıdır” dedi.

Alıcı, sağlıkta şiddetin ve polikliniklerde yaşanan kaosun sorumluluğunun hekimlere yüklenemeyeceğini belirterek, sorunun ancak güçlü birinci basamak sağlık hizmeti, etkili sevk zinciri, yeterli sağlık insan gücü ve nitelikli hizmeti esas alan bir sağlık politikasıyla çözülebileceğini ifade etti.

Kaynaklar: habereguven.com
Haber metni ve görseller habereguven.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Adana
Yayın: 16 Eylül 2026 05:39 · Kaynak: habereguven.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp