27 Mayıs’ın 65’inci yılında Mehmet Ali Arslan’dan dikkat çeken mesaj
DİYARBAKIR HABER - Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı idam edilişlerinin 65. yılında andı.
Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de İmralı'da idam edildi. TBMM kayıtları da bu tarihleri doğruluyor.
Arslan, 17 Eylül'ün yalnızca geçmişte yaşanan acı bir hadisenin yıl dönümü olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin demokrasi, hukuk ve devlet anlayışı açısından çıkarılması gereken dersler bulunduğunu ifade etti.
“MESELE SADECE MENDERES'İ ANMAK DEĞİL, AYNI HATALARI BİR DAHA YAPMAMAKTIR”
Dr. Mehmet Ali Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Adnan Menderes'i, Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle anıyoruz. Ancak onları anmanın gerçek anlamı yalnızca geçmişte yaşanan acıyı hatırlamak değildir.
Asıl mesele, devletin ve siyasetin aynı yanlışları farklı dönemlerde, farklı isimler üzerinden yeniden üretmesine izin vermemektir.
Devletlerin de hafızası vardır. Fakat devletin hafızası intikam üzerine değil, adalet üzerine kurulmalıdır.”
“DEMOKRASİ, SADECE SANDIĞI KAZANANIN HUKUKU DEĞİLDİR”
Arslan, demokrasinin yalnızca seçim sonuçlarından ibaret görülemeyeceğini belirterek şöyle devam etti:
“Demokrasi sadece sandığı kazanmak değildir. Demokrasi, iktidardayken muhalefetin hukukunu da koruyabilmektir.
Bugün iktidarda bulunan yarın muhalefette olabilir. Bugün muhalefette bulunan da yarın iktidara gelebilir.
İsimler değişir, partiler değişir, iktidarlar değişir.
Ama adalet iktidar değiştirmemelidir.”
“DEVLETİN GÜCÜ CEZALANDIRABİLMESİNDE DEĞİL, ADALETLE DAVRANABİLMESİNDEDİR”
Arslan, güçlü devlet anlayışının yeniden doğru tarif edilmesi gerektiğini söyledi:
“Güçlü devlet, kendisine muhalefet edeni susturabilen devlet değildir.
Güçlü devlet; kendisini eleştireni de, kendisine oy vermeyeni de, kendisi gibi düşünmeyeni de hukukuyla koruyabilecek kadar kendisine güvenen devlettir.
Çünkü devlet bir partinin, bir grubun veya bir dönemin değil, milletin tamamının devletidir.
Devletin büyüklüğü gücünü kullanabilmesinde değil, gücüne rağmen adaletten ayrılmamasındadır.”
“27 MAYIS'IN BİZE BIRAKTIĞI EN BÜYÜK DERS HUKUKTUR”
Arslan değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“27 Mayıs'tan çıkaracağımız ders sadece'darbeler kötüdür' demekle sınırlı kalmamalıdır.
Darbeye karşı olmak kadar, hukukun siyasallaşmasına karşı olmak da önemlidir.
Hukuk bir gün bizim için, ertesi gün rakibimiz için değişiyorsa orada adaletten söz edemeyiz.
Türkiye'nin ihtiyacı kişilere göre değişen hukuk değil, kişiler değişse bile değişmeyen adalettir.”
“GEÇMİŞİN ACILARINDAN YENİ KAVGALAR DEĞİL, ORTAK BİR DEVLET AKLI ÇIKARMALIYIZ”
Arslan, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki acıların yeni toplumsal ayrışmaların gerekçesi hâline getirilmemesi gerektiğini belirtti:
“Biz geçmişi unutmayacağız. Fakat geçmişi bugünün insanlarını birbirine düşman etmek için de kullanmayacağız.
Menderes'i anarken bir başka kesime öfke üretmek, geçmişten gerekli dersi çıkarmak değildir.
Bizim görevimiz geçmişin acılarından yeni düşmanlıklar değil, geleceğin ortak devlet aklını çıkarmaktır.
Sağcısıyla, solcusuyla, muhafazakârıyla, milliyetçisiyle, demokratıyla herkes şunu bilmeli:
Seçim kaybedilebilir. İktidar kaybedilebilir. Makam kaybedilebilir.
Ama adalet kaybedilirse devlet kaybeder.”
“MİLLÎ İRADENİN ÜZERİNDE HİÇBİR VESAYET OLMAMALIDIR”
Arslan, açıklamasının sonunda şunları kaydetti:
“65 yıl önce yaşananlardan bugün çıkaracağımız en önemli sonuç şudur:
Milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeye silahla, darbeyle veya hukuk dışı yöntemlerle müdahale edilemez.
Siyasetin hesabını yine siyaset, sandık ve millet görür.
Merhum Adnan Menderes'i, Fatin Rüştü Zorlu'yu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle anıyorum.
Türkiye'nin bundan sonraki yüzyılında hiçbir evladımızın siyasi düşüncesi nedeniyle hukuksuzluğa uğramadığı, hiçbir iktidarın hukukun üzerinde olmadığı ve hiçbir vesayet odağının millet iradesine müdahale edemediği bir devlet düzenini hep birlikte güçlendirmeliyiz.
İnsanlar değişir. Partiler değişir. İktidarlar değişir. Devlet kalır. O hâlde devletin değişmeyen tarafı ADALET olmalıdır.”
Kategori: Siyaset
Yayın: 17 Eylül 2026 06:30 · Kaynak: ozdiyarbakirgazetesi.com