Sakarya’nın geleceğini Sakaryalı belirlemeli!
Bir karar alınıyor… Haritada bir alan çiziliyor… Bir imza atılıyor… Ve bir bakıyorsunuz, Sakarya’nın yüzlerce hektarlık arazisi artık başka bir statüde. Ferizli’de 179,22 hektar… Kaynarca’da 406,74 hektar… Toplam 585,96 hektar. Yaklaşık 5 bin 860 dönüm. Rakam büyük. Ama asıl büyük olan, bu rakamın Sakarya’nın geleceği açısından ne anlama geldiği. Çünkü burada yalnızca bir “Endüstri Bölgesi” tartışmıyoruz. Burada Sakarya’nın nasıl büyüyeceğini tartışıyoruz.
SANAYİYE KARŞI OLAN MI VAR? Son günlerde yapılan açıklamalara bakıyorum. Meslek odaları konuşuyor. STK’lar konuşuyor. Siyasetçiler konuşuyor. Ticaret ve sanayi temsilcileri konuşuyor. Kent Şurası konuşuyor. Sakarya heyeti Ankara’ya gidiyor. Ve dikkat çeken ortak bir nokta var: “Sanayiye karşı değiliz.” Peki o zaman mesele ne? Mesele çok açık: Sanayi nereye kurulacak? Hangi arazi kullanılacak? Ne kadar su tüketilecek? Atıklar nasıl yönetilecek? Tarım nasıl etkilenecek? Yeraltı suları ne olacak? Bölgedeki doğal yaşam ne kadar etkilenecek? Ve en önemlisi… Sakarya 20-30 yıl sonra nasıl bir şehir olacak? Bunları sormak sanayi düşmanlığı değildir. Tam tersine, şehir yönetmenin gereğidir.
“YATIRIM GELİYOR” DEMEK YETİYOR MU? Elbette Sakarya yatırım alsın. Elbette fabrikalar kurulsun. Elbette gençler iş bulsun. Elbette üretim artsın. Elbette Sakarya ihracatını daha da yukarı taşısın. Buna kim itiraz eder? Ama bir yatırımın sadece ekonomiye katkısı hesaplanmaz. Bedeli de hesaplanır. Bir fabrikanın kaç kişiye istihdam sağlayacağı hesaplanıyorsa, o fabrikanın su ihtiyacı da hesaplanmalı. Üretim miktarı hesaplanıyorsa, atığı da hesaplanmalı. Ekonomik getirisi hesaplanıyorsa, tarımsal kaybı da hesaplanmalı. Çünkü bugün “boş arazi” diye gördüğümüz yer, yarın bir başka açıdan baktığımızda gıda güvenliğimizin parçası olabilir. Sakarya Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç’in de son açıklamasında dikkat çektiği nokta tam olarak bu: Yatırım ve istihdam desteklenirken tarım alanlarının, su kaynaklarının ve gıda üretim kapasitesinin korunması gerektiği vurgulanıyor. ŞEHİR FABRİKADAN İBARET DEĞİL Sakarya’nın önemli bir özelliği var. Biz hem sanayi şehriyiz… Hem tarım şehriyiz. Hem turizm şehriyiz. Hem de doğal kaynaklarıyla öne çıkan bir şehiriz. Şimdi bunlardan birini diğerinin karşısına koymak zorunda mıyız? Hayır. Asıl mesele hepsini aynı plan içerisinde yaşatabilmek. Çünkü şehir planlaması dediğimiz şey zaten bunun için var. “Buraya fabrika koyalım.” “Buraya konut yapalım.” “Buradan yol geçirelim.” “Burası tarım ile devam etsin.” Bütün bunların birbirinden bağımsız kararlar olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Bir yere yapılan sanayi yatırımı, sadece o parseli ilgilendirmiyor. Yolunu ilgilendiriyor. Suyunu ilgilendiriyor. Havasını ilgilendiriyor. Trafiğini ilgilendiriyor. Yakınındaki yerleşimleri ilgilendiriyor. Hatta yıllar sonra o bölgedeki yaşam biçimini bile değiştirebiliyor.
Bence tartışmanın en önemli noktası burası. Bugün karar verenler yarın burada olmayabilir. Ama alınan karar kalacak. Bugün bir tarla sanayi alanına dönüştürülebilir. Ama yarın aynı toprağı geri getirmek mümkün olmayabilir. Bugün bir su kaynağının üzerindeki baskı “kontrol altında” denilebilir. Ama yarın iklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfusla birlikte aynı suyun ne kadar kıymetli olacağını kim bilebilir? İşte bu yüzden mesele bugünün hesabıyla bitmez. Geleceğin hesabı da yapılmalıdır.
ANKARA’DA NE OLDU? Sakarya heyeti, Ferizli ve Kaynarca’daki Endüstri Bölgeleri meselesini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ankara’da görüştü. Daha önce Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da konuyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktardığını ve ilgili bakanlara talimat verildiğini açıklamıştı. Güzel… Ama şimdi Sakarya’nın sorması gereken başka bir soru var: Ne oldu, ne olacak? Karar değişecek mi? Alanlar yeniden mi değerlendirilecek? Yeni bir planlama mı yapılacak? Çevresel ve tarımsal etkiler konusunda yeni çalışmalar mı hazırlanacak? Yoksa süreç mevcut haliyle devam mı edecek? Sakarya halkı bunları bilmek istiyor.
KAPILARI AÇIN BİLELİM Bence artık kapalı kapılar ardında yürütülen bir süreç görüntüsünden çıkılmalı. Ferizli’de yaşayan vatandaş bilmeli. Kaynarca’da yaşayan vatandaş bilmeli. Çiftçi bilmeli. Sanayici bilmeli. Esnaf bilmeli. Meslek odaları bilmeli. Akademisyenler bilmeli. Kamuoyu bilmeli. Sakaryalı hepsini bilmeli!.. Hangi tesislerin kurulması planlanıyor? Ne kadar alan kullanılacak? Ne kadar su tüketilecek? Atık nasıl yönetilecek? Ulaşım nasıl sağlanacak? Bölgenin tarımsal niteliği ne? Mevcut sanayi bölgelerinde ne kadar kapasite var? Yeni alan ihtiyacı hangi veriye dayanıyor? Bunların hepsi açıkça ortaya konulmalı. Çünkü şeffaflık varsa tartışma azalır.
OSB’LERDE BOŞ YER ÇOK Sakarya’nın sanayiye ihtiyacı var. Ama Sakarya’nın tarıma da ihtiyacı var. Sakarya’nın istihdama ihtiyacı var. Ama suya da ihtiyacı var. Sakarya’nın yatırıma ihtiyacı var. Ama yaşanabilir bir çevreye de ihtiyacı var. Bunlardan birini seçmek zorunda değiliz. Zaten mesele de bu değil. Mesele doğru yatırımı, doğru yerde, doğru planlamayla yapmak. Bugün 585,96 hektarlık alan üzerinden konuşuyoruz. Yarın belki 5 bin 860 dönüm daha konuşacağız. Sonra bir 5 bin dönüm daha… Eğer şehrin bir “sanayi planı” yoksa, her yeni yatırım tartışması aynı soruyu önümüze getirecek. Şimdi bir çok OSB’de halen bir çok parsel boş olarak yatırımcı beklerken, Bakan Kacır’ın Ankara’da ‘Endüstri Bölgesi’ diye tutturması nedir? Bakan Kacır bir Sakaryalı değil… Hangi yatırımcıyı getirecek ise daha önce Endüstri Bölgesi ilan edilen Karasu’daki araziler sonradan Endüstri Bölge statüsünden çıkarıldı. Yapılması gereken yatırımlar yapılmadı. Bakan Kacır’a, öncelikle yatırımların neden gerçekleşip gerçekleşmediği sorulmalı bilmiyorsa anlatılmalı… Biz Sakaryalılar olarak mevcut OSB’ler dururken tarım arazileri üzerine fabrikalar kurulmasını istemiyoruz… Bu kadar net ve açık söylüyoruz. Bunun ötesi var mı yok…
Kategori: Siyaset · Bölge: Sakarya/Kaynarca
Yayın: 08 Ekim 2026 09:36 · Kaynak: sakaryayenihaber.com