Ömer Karadeniz’den Sarı Liste'ye sert eleştiriler
Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nın 3 Ekim’de yapılacak seçimleri öncesinde listeler arasındaki rekabet sürerken, Beyaz Liste cephesinden Ömer Karadeniz yeni bir video açıklaması yayımladı.
Daha önce yaptığı açıklamada Sarı Liste ve Ahmet Çetin’in seçim kampanyasını “algılar, hayaller ve kandırmaca” üzerine kurduğunu söylediğini hatırlatan Karadeniz, bu kez söz konusu ifadelerini detaylandırdı.
“BİR KAMPANYA ALGILAR ÜZERİNE KURULAMAZ”
Sarı Liste’nin kamuoyunda güçlü bir görüntü oluşturmaya çalıştığını savunan Karadeniz, Ahmet Çetin’in seçim çalışmalarındaki “sıkılı yumruk” görüntüsünü de eleştirdi.
Karadeniz, “Bir kampanya algılar üzerine kurulamaz. Algılardan önce olgular önemlidir. Kendi çalışanlarını, ekiplerini salonlara doldurarak kamuoyuna güçlü olduğu algısını oluşturmaya çalışıyor. Bir kampanya yumruk sıkılarak sürdürülemez. Ben hayatım boyunca yumruk sıkılarak bir kampanyanın yürütüldüğüne şahit olmadım” dedi.
Ahmet Çetin’e doğrudan seslenen Karadeniz şöyle devam etti:
“Bu yumruğu kime sıkıyorsunuz? Sizin bu sıkılı yumruğunuz kime karşı? Önce o yumruğunuzu açın. Herkes sizin şeffaf ve dürüst olduğunuzu görsün, avucunuzun içini gösterin. Sıkılı yumruk, ‘Ben bir şeyleri saklıyorum, gizli ve kapalı bir şekilde yöneteceğim, dört sene önce yönettiğim gibi yine kapalı kutu olacağım’ anlamına gelir. Lütfen yumruğunuzu açın, elinizin ve avucunuzun içini gösterin Sayın Çetin.”
“4 YIL ÖNCEKİ VAATLERİNİZİN HANGİSİNİ GERÇEKLEŞTİRDİNİZ?”
Karadeniz’in eleştirilerinin ikinci bölümünde Ahmet Çetin’in açıkladığı projeler vardı.
Çetin’in projelerinin önemli bir bölümünü “hayal” olarak nitelendiren Karadeniz, önceki seçim döneminde açıklanan vaatleri hatırlatarak, “Sayın Çetin, kurguladığı hayallerini proje diye kamuoyuna ve üyelere sunuyor. Dört sene önce yaklaşık 40-50 tane vaadiniz vardı. Bugün o vaat broşürü de yanımda. Tek tek bunlara girmek istemiyorum ancak bunların hangilerini gerçekleştirdiniz?” ifadelerini kullandı.
Projelerin oda bütçesiyle nasıl gerçekleştirileceğinin de açıklanması gerektiğini belirten Karadeniz, “Hayallerinizi üyelere vaat olarak sunamazsınız. Odanın böyle bir bütçesi de yok. Hangi bütçeyle bu vaatleri gerçekleştireceksiniz? Bunun üyelerimize anlatılması gerekiyor” dedi.
“İNSANLARI PERFORMANSA GÖRE DEĞERLENDİRMEK DOĞRU DEĞİL”
Karadeniz, Sarı Liste’nin meslek gruplarındaki aday belirleme süreciyle ilgili de dikkat çeken iddialarda bulundu.
Sarı Liste için çalışan bazı oda üyelerinden yetki belgesi toplamalarının istendiğini ileri süren Karadeniz, adayların toplanan belge ve gösterilen performansa göre değerlendirildiğini iddia etti.
Karadeniz şöyle konuştu:
“Şu anda gruplarınızda çalışan saygın insanlar, üyelerimiz ve iş insanlarımız var. Bu insanlara ‘Gidin yetki belgesini toplayın, getirin; sizi performansınıza göre değerlendireceğim’ denildiğini duyuyoruz. Bu insanlar kimsenin kapıkulu değil. Bunların her biri en az sizin kadar saygın insanlar. Bu insanlara böyle bir yarış yaşatmaya ne gerek var?”
Sarı Liste’de çalışan oda üyelerine de seslenen Karadeniz, herkesin istediği listeyi desteklemekte özgür olduğunu ifade ederek, Beyaz Liste’de meclis üyesi adaylarının eşitlik anlayışıyla belirlendiğini söyledi.
“Sevgili arkadaşlarım, kıymetli dostlarım, Sarı Liste’de çalışan meslektaşlarım ve üyelerimiz; elbette bir tercihte bulunup Sarı Liste’de çalışabilirsiniz. Bunda hiçbir sakınca görmüyorum. Ama biz diyoruz ki her meclis üyesi adayımız eşitler arasından seçilmeli. Herkes birbirine eşittir. Bir insanı performansına göre nasıl değerlendirebilirsiniz? Lütfen bunları tekrar gözden geçirin.”
“4. GRUPTA KİMİ ADAY YAZACAKSINIZ?”
Ömer Karadeniz, özellikle 4. Meslek Grubu üzerinden Sarı Liste’nin aday belirleme sürecini sorguladı.
Karadeniz, “Mesela 4. grupta kimi yazacaksınız? Sayın Süleyman Akım’ı mı, Aydın Özek’i mi, Yılmaz İlhan’ı mı, Mehmet Ali Yahşi’yi mi? Daha ismini sayamadığım birçok saygın arkadaşımız var. Bu insanları neden böyle peşinizde koşturuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Beyaz Liste’de adayların hangi görevlerde bulunacağının büyük ölçüde belli olduğunu savunan Karadeniz, “Bizde çalışan arkadaşlarımızın aşağı yukarı kimlerin mecliste, kimlerin komitede olacağı belli. Biz insanları kandırmadan, aldatmadan, şeffaf bir şekilde yolumuza devam ediyoruz” dedi.
BASIN KONUSUNDA DA AÇIKLAMA YAPTI
Karadeniz, açıklamasının önemli bir bölümünü basına ayırdı.
Hayatı boyunca basın mensuplarıyla iyi ilişkiler kurduğunu ifade eden Karadeniz, yerel ve ulusal basının demokratik toplum açısından önemli olduğunu söyledi.
“Ben kendimi bildim bileli basın mensuplarıyla iyi geçindim. Yerel basının da genel basının da yaşamasına katkı sunmaya çalıştım. Basının varlığına her zaman inandım. Eğer bir ülkede demokrasi varsa muhakkak basın olmalıdır. Basın lehimizde de olsa aleyhimizde de olsa var olmalıdır. Çünkü basın hem bizim hem toplumun aynasıdır. Ancak bu fotoğrafın doğru ve tarafsız çekilmesi gerekir.”
ALDOĞAN’IN SORULARINA TEK TEK CEVAP VERDİ
Gazeteci Mehmet Akif Aldoğan’ın kendisine yönelttiği sorulara da cevap veren Ömer Karadeniz, Aldoğan’ın eleştirilerine kızmadığını belirtti.
“Sayın Mehmet Akif Aldoğan bir köşe yazısı yazdı ve bana birtakım sorular sordu. Sayın Aldoğan, sizi sevdiğimi biliyorsunuz. Lehimde de aleyhimde de olsa size veya herhangi bir basın mensubuna gönül koymam, kızmam ve darılmam. Sorularınız benim için de zihin açıcı oldu. Bundan dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
“YURT DIŞI GEZİSİNE PASAPORTUM YETİŞMEDİĞİ İÇİN KATILMADIM”
Kendisine yöneltilen yurt dışı gezisine neden katılmadığı sorusuna da cevap veren Karadeniz, pasaportunun süresinin dolduğunu ve yenileme işleminin geziye yetişmediğini söyledi.
Karadeniz, yurt dışı programlarına karşı olmadığını ancak bu programların ticari amaç taşıması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yurt dışı gezilerinin olması gerektiğine inanıyorum ama bu geziler turistik amaçlı olmamalı. İş bağlantıları kurulmasına hizmet etmeli. Oda üyelerimizin, sanayicimizin, esnafımızın ve tüccarımızın dış bağlantılarını ve ticari hacimlerini büyütmeye yönelik olmalı. Böyleyse canım kurban. Ama turistik gezilere çok taraftar değilim.”
“4 YIL BOYUNCA SADECE BİR YEMEĞE KATILDIM”
Veda yemeğine katılmadığı yönündeki eleştiriye de değinen Karadeniz, dört yıllık görev döneminde oda tarafından düzenlenen yalnızca bir iftar yemeğine katıldığını söyledi.
“Dört sene boyunca sadece bir yemeğe katıldım, o da iftar yemeğiydi. Komite komite verildiği için meslektaşlarıma saygısızlık olmasın diye gittim, kendilerini karşıladım, ellerini sıktım. Benim söylediğim şuydu: Eğer bu tür yemeklere gidilecekse kendi paramı kendim ödemek kaydıyla gelirim. Arkadaşlarımız da bunu biliyor.”
“GEÇ YOLA ÇIKMAMIN SORUMLULUĞU BANA AİT”
Karadeniz, “Sizinle yola çıkanlar bugün neden yanınızda değil?” sorusuna da yanıt verdi.
Seçim çalışmalarına geç başladıklarını kabul eden Karadeniz, bunun sorumluluğunun kendisine ait olduğunu ifade etti.
“Evet, biz geç çıktığımızı söylüyoruz. Bunun bir suçu veya kusuru varsa bana aittir ve bunu kabul ediyorum. Ama bugün yanımda olmayan hiçbir arkadaşımı suçlamadım. Onlar benim arkadaşlarım, kardeşlerim. Onlara kızmıyorum. Altı ay önce yola çıksaydım o arkadaşlarımızın hepsinin benim yanımda olacağına inanıyorum.”
Karadeniz daha sonra Mehmet Akif Aldoğan’a da bir soru yönelterek, “Geçen dönem siz Mavi Liste’deydiniz, bugün neden Sarı Liste’ye geçtiniz? Sarı gömlek giyip bana bu soruyu soruyorsunuz. Hiç kendinize sordunuz mu? Size ne vaatlerde bulunuldu? Bunlar sizin kendi sorularınız mı, yoksa Sayın Çetin’in sizin üzerinizden yönelttiği sorular mı? Bunun da cevabını bekliyorum” dedi.
“4 YILDIR SUSMADIM”
“Dört yıldır neden sustunuz?” sorusuna da cevap veren Karadeniz, görev yaptığı süre boyunca meclis toplantılarında sürekli söz aldığını savundu.
Karadeniz, “Keşke meslektaşınız Sayın Şaban Kardeş’e sorsaydınız; ben dört sene boyunca sustum mu, konuştum mu? Yine bugün beraber olduğunuz Sayın Murat Narçın son olağanüstü toplantıda ‘Ömer Karadeniz, siz her toplantıda 5 dakika, 10 dakika, 15 dakika konuşuyorsunuz’ dedi. Demek ki susmamışım” ifadelerini kullandı.
Mecliste üyelerin ve bölgenin yararına gördüğü konularda konuşmaya devam ettiğini belirten Karadeniz, “Ben boş konuşmuyorum. Üyelerimizin ve bölgemizin faydasına bir şey varsa lehinde, yanlış gördüğüm bir şey varsa aleyhinde konuşurum. Ben oraya konuşmak için gittim” dedi.
Murat Narçın’a da tepki gösteren Karadeniz, “Sayın Narçın’ın anlayışına göre biz meclisi meşgul ediyoruz, işgal ediyoruz. Böyle bir anlayış olabilir mi? Esas meclisi meşgul eden bu anlayıştır” diye konuştu.
Karadeniz, “Oda size yol yapmaz, gölet yapmaz, su ıslahı gerçekleştirmez. Oda bunları planlar, koordine eder, ilgili bakanlıklarla ve kurumlarla koordinasyonu sağlar. Odanın yapacağı budur. Oda yol yapmaz, yol gösterir. Bölgemizi ve üyelerimizi ilgilendiren her konuda aktif rol alır, inisiyatif alır ve söz söyler” ifadelerini kullandı.
“ÇERKEZKÖY’ÜN İL OLMASI İÇİN ÖNCÜLÜK YAPACAĞIZ”
Çerkezköy’ün il olması gerektiğine inandıklarını belirten Karadeniz, bu konuda geçmiş dönemde oda bünyesinde çeşitli çalışmalar yapıldığını anlattı.
“Biz şunu söyledik: Çerkezköy il olacak. Biz buna inanıyoruz. Bunun çalışmasını Sayın Şaban Kardeş ile birlikte odada ciddi şekilde yürüttük. Çerkezköy inşallah il olacak ve biz de bunun öncülüğünü yapacağız.”
Bu doğrultuda daha önce çeşitli komisyonlar oluşturulduğunu söyleyen Karadeniz, “Sınırları belirleme, bölgedeki sanayi varlığını ortaya çıkarma, nüfus yapımızı, demografik gücümüzü, çalışan ve emekli sayımızı ortaya koyacak komisyonlar kuruldu. Oda olarak bu konuda rol alacağız ve öncülük yapacağız” dedi.
Karadeniz, Çerkezköy’ün il olması için yapılması gereken çalışmayı ise şöyle anlattı:
“Oda kamuoyu oluşturacak. Çerkezköy’ün il olmasının neden gerekli olduğunu, bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu ilgili makamlara verilerle anlatacak ve onları ikna etmeye çalışacak. Yapacağımız çalışma budur.”
Ömer Karadeniz açıklamasının sonunda Murat Narçın ve Sinan Sifil’e yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı.
Oda yönetiminde uzun yıllardır görev alan isimleri eleştiren Karadeniz, seçimi kazanmaları halinde esprili bir kararla kendilerine “koltuk göndereceklerini” söyledi.
Karadeniz, “Oda tarihi kadar eski olan arkadaşlarımız var. Bunlardan bir tanesi Sayın Murat Narçın, bir tanesi Sinan Sifil. Biz geldiğimizde bunların oturduğu koltukları meclis kararı alarak evlerine göndereceğiz. Kendi evlerinde otursunlar çünkü bu koltukları çok seviyorlar, hiç bırakma niyetleri yok. Seçimi kazandığımızda meclis kararıyla birer koltuklarını evlerine göndereceğiz, orada oturmaya devam etsinler” ifadelerini kullandı.
Karadeniz açıklamasını Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası üyelerine teşekkür ederek tamamladı.
Kategori: Siyaset · Bölge: Tekirdağ/çerkezköy
Yayın: 29 Eylül 2026 10:25 · Kaynak: kapakligazetesi.com.tr