Habermetrik
← Ana Sayfa
Ankara/Elmadağ 02 Kasım 2026 08:25 · Güncelleme 08:27
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Klima ustası Ersoy Abut’un ellerinde bakır sanata dönüşüyor! Tamamlamak 7 yıl sürüyor

Klima ustası Ersoy Abut’un ellerinde bakır sanata dönüşüyor! Tamamlamak 7 yıl sürüyor
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 9 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Klima teknisyeni Ersoy Abut, işinden artan bakır malzemelerle başladığı maket çalışmalarını 17 yıldır sürdürüyor
  • Ayasofya’dan Selimiye’ye tarihî yapıları yeniden yorumlayan ustanın bazı eserleri yedi yılda tamamlanıyor

Klima tamirinde kullanılan bakır borular, bir ustanın ellerinde tarihî yapıların minyatürlerine dönüşüyor. Yıllardır klima teknisyenliği yapan Ersoy Abut, yaz sezonunun ardından kalan boş zamanlarını değerlendirmek için 2009 yılında başladığı bakır maket çalışmalarını 17 yıldır sürdürüyor.

Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Selimiye Camii ve Galata Kulesi gibi Türkiye’nin tanınan yapılarının maketlerini hazırlayan Abut, bugüne kadar 17–18 eser ortaya çıkardığını belirtiyor. İlk başta tamamen hobi olarak başladığı bu uğraş, zamanla uluslararası sergilere uzanan bir sanat yolculuğuna dönüştü.

Umman’da düzenlenen uluslararası bir el sanatları yarışmasında birincilik elde eden Abut’un eserleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da hediye edildi. Klima ustası Ersoy Abut, mesleğiyle sanatını nasıl bir araya getirdiği, yıllarını alan çalışmaları ve bakır maket üretiminin geleceğine ilişkin düşünceleri hakkında Yeni Ankara’ya özel açıklamalarda bulundu.2009’DA BOŞ ZAMANLARINI DEĞERLENDİRMEK İSTERKEN BAŞLADI1975 yılında Kastamonu’da doğduğunu söyleyen Ersoy Abut, 1992 yılında liseden mezun olduktan sonra hem üniversite eğitimine açık öğretim üzerinden devam ettiğini hem de klima teknisyenliği mesleğine başladığını anlattı.

İlk yıllarda yalnızca klima tamiriyle değil, merkezî sistemler, havalandırma ve ısıtma işleriyle de ilgilendiğini belirten Abut, bakırdan maket yapma fikrinin ise işlerin sakinleştiği dönemlerde ortaya çıktığını söyledi. Abut, bu süreci şu sözlerle anlattı:“2009 yılına kadar yalnızca klima işleriyle uğraşıyordum.

Yaz sezonu bittikten sonra aylarca boş vaktim oluyordu. Ben boş kalmayı çok seven biri değilim. Ne yapabilirim, neyle meşgul olabilirim diye düşünüyordum. Aslında ortaokul ve lise yıllarımda da teknik derslerde metalden, ağaçtan çeşitli objeler yapmayı severdim.

Elimle bir şeyler üretmek her zaman hoşuma giderdi.”Maket fikrinin ortaya çıkışında 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti hazırlıklarının da etkili olduğunu belirten Abut, o dönemde arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerden birinin kendisine yeni bir fikir verdiğini söyledi.“2010 yılında İstanbul Dünya Kültür Başkenti olacak diye konuşuluyordu. Arkadaşlarla, turistler Türkiye’ye geldiğinde ülkelerine dönerken buraya ait ne götürebilirler diye düşünüyorduk.

Galata Kulesi’nin, Kız Kulesi’nin küçük bir maketi olsa, insanlar bunları hatıra olarak götürse güzel olmaz mı, dedim. Bir taraftan da klima işlerinden artan bakır malzemeleri değerlendirmek istiyordum. Böylece ufak tefek çalışmalarla başladım.”İLK BÜYÜK ESERİ SELİMİYE CAMİİ OLDUAbut’un ilk büyük çalışması Edirne’deki Selimiye Camii’nin maketi oldu.

İlk eserini profesyonel ölçüler ve belirlenmiş ölçeklerle hazırlamadığını, tamamen hobi amacıyla yaptığını belirten usta, sergilere katıldıkça çalışmalarını geliştirdiğini ifade etti. İlk çalışmalarını İstanbul’daki yerel etkinliklerde sergilemeye başlayan Abut, Feshane, Eyüp ve Sultanahmet’te düzenlenen organizasyonlarda beklediğinden daha fazla ilgiyle karşılaştı.

Bu ilginin kendisini daha ayrıntılı ve gerçek yapılarla daha uyumlu maketler hazırlamaya yönelttiğini anlatan Abut, Kastamonu Saat Kulesi maketinin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Feshane’de düzenlenen Kastamonu Günleri etkinliği için hazırladığı Kastamonu Saat Kulesi maketi, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye edilmek üzere kendisinden alındı.

Abut, bu gelişmenin kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlattı:“Benim için çok güzel bir gelişmeydi. Eserimin böyle bir hediye olarak uygun görülmesi beni çok motive etti, onore etti. Açıkçası o dönemden sonra bu işe daha fazla önem vermeye ve devam etmeye karar verdim.”UMMAN’DAKİ ULUSLARARASI YARIŞMADA BİRİNCİ OLDUYerel sergilerde gördüğü ilgiyi uluslararası organizasyonlara taşımak isteyen Abut, 2012 yılında Umman’da düzenlenen el sanatları organizasyonuna katıldı.

Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın, yurt dışındaki sergiye katılma isteğini öğrendikten sonra kendisine destek verdiğini belirten Abut, Umman’da düzenlenen yarışmada el sanatları ve işleme alanında birincilik elde ettiğini söyledi. Bu başarı, Abut’un çalışmalarına daha geniş bir çevreden ilgi gösterilmesini sağladı.

2012–2019 yılları arasında Türkiye’de ve yurt dışında düzenlenen çok sayıda fuar ve sergiye katıldığını anlatan usta, eserlerinin iş insanları ve siyasetçiler tarafından da beğenildiğini ifade etti. Abut, “2012’den 2019’a kadar hemen hemen her sergiyi takip ediyordum.

Hem tanıtım hem de sanat açısından çok güzel gelişmeler yaşadım. Yaptığım eserler üst düzey siyasetçiler ve iş insanları tarafından da beğenilip satın alınıyordu. Şu anda Cumhurbaşkanımızda da bana ait 3 eser bulunuyor” dedi.

AYASOFYA VE SULTANAHMET MAKETLERİ YILLARINI ALDIErsoy Abut’un çalışmalarında en çok dikkat çeken noktalardan biri, tarihî yapıların mimari ayrıntılarını bakır malzemelerle yeniden oluşturması. Ancak bu eserler kısa sürede tamamlanmıyor.

Abut, özellikle büyük ölçekli çalışmaların yıllarını aldığını belirterek Sultanahmet Camii ve Ayasofya maketlerini örnek gösterdi.“Selimiye Camii’nden sonra Kastamonu Saat Kulesi’ni yaptım. Daha sonra Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii gibi büyük çalışmalara yöneldim.

Bunlar benim yıllarımı alan eserler. İki, üç yıl süren de oldu, beş yıl, yedi yıl süren de oldu. Bir yapıyı tanınır şekilde ortaya çıkarmak için ayrıntılarla çok uğraşmak gerekiyor.”Abut’a göre sergilerde insanların ilgisini çeken en önemli unsurlardan biri, maketin hangi tarihî yapıyı temsil ettiğinin kolayca anlaşılması.

Bu nedenle bilinen tarihî ve doğal yapıların maketlerini yapmayı tercih ettiğini söyleyen Abut, “Bilindik eserleri yapmak daha mantıklı oluyor. İnsanlar tanıdıkları bir yapıyı gördüklerinde maketle hemen bağlantı kurabiliyor.

Farklı bir şey yaptığımda ise insanlar ne olduğunu tanımayabiliyor. Ticari açıdan da bu durum daha zor oluyor. Ama ben zaten yalnızca satmak için eser yapmıyorum” ifadelerini kullandı. ESKİ BAKIRLAR YETMEYİNCE YENİ MALZEME ALMAYA BAŞLADIAbut’un çalışmalarını farklı kılan özelliklerden biri de ilk eserlerini klima sektöründe kullanılan artık bakır malzemelerle hazırlaması.

Ancak çalışmalar büyüyüp ayrıntılar arttıkça elindeki atık malzemeler yeterli gelmemeye başladı. Büyük eserlerde kullanılacak bakır boru, bakır kablo ve levhaları artık satın alması gerektiğini belirten Abut, geri dönüşüm fikriyle başlayan üretimin zamanla daha fazla malzeme gerektiren bir uğraşa dönüştüğünü anlattı.

Kendi mesleğinde kullandığı kaynak ve lehim ekipmanları, pense ve çekiç gibi araçların maket yapımında da işine yaradığını söyleyen Abut, bu açıdan yeni bir meslek öğrenmek zorunda kalmadığını ifade etti.“Benim için en kolay tarafı, asıl mesleğimde kullandığım malzemelerle çalışıyor olmam. Kaynak yapıyorum, lehim yapıyorum.

Pensesi, çekici, kullandığım diğer aletler zaten elimde var. Neredeyse farklı bir alet almadım. Bir tek bakır malzeme bittiğinde yenisini temin ediyorum.”EN BÜYÜK ZORLUK: HER ŞEYİ TEK BAŞINA YAPMAKMaket üretiminde malzeme kadar zaman ve işçilik de önemli.

Abut, bir eserin ortaya çıkması için yalnızca bakır parçaları birleştirmenin yeterli olmadığını, öncesinde ciddi bir hazırlık süreci bulunduğunu vurguladı. Ölçülerin çıkarılması, ölçeklerin belirlenmesi, parçaların hazırlanması, birleştirilmesi ve son temizlik işlemlerinin tamamının kendisi tarafından yapıldığını belirten usta, aynı zamanda geçimini sağlamak için klima teknisyenliği işini de sürdürmek zorunda olduğunu söyledi.“İşin en zor tarafı, her yönüyle kendim uğraşıyor olmam.

Bir taraftan geçimimi sağlamak için ticari işlerime devam etmem gerekiyor. Diğer taraftan bir Ayasofya yapacaksam bütün ölçülerini çıkarmam, parçalarını hazırlamam, birleştirmem ve zamanla tamamlamam gerekiyor. Temizliği de var.

Baştan sona gerçekten çok emek isteyen bir iş.”PANDEMİ SONRASI SERGİLER AZALDI, ÜRETİMİ BIRAKMADI2019’un sonlarında ortaya çıkan pandemi sürecinin sanat etkinliklerini de etkilediğini anlatan Abut, fuarların, sergilerin ve yarışmaların büyük ölçüde durduğunu söyledi. Buna rağmen maket yapmayı bırakmayı hiçbir zaman düşünmediğini belirten usta, bu uğraşın kendisi için yalnızca para kazanma yöntemi olmadığının altını çizdi.“Ben bu işe başlarken de devam ederken de yalnızca sanatı sevdiğim için yaptım.

Maddi yönü zor olsa da uğraşması çok zaman alsa da ilk fırsatta mutlaka bir esere başlamayı ve onu bitirmeyi seviyorum. Hiçbir şekilde bırakmayı düşünmüyorum.”Bugüne kadar 17–18 eser hazırladığını söyleyen Abut, çalışmalarının yarıdan fazlasının satıldığını, elinde bulunan eserlerle yıl içerisinde çeşitli sergilere katılmaya devam ettiğini kaydetti.

ESERLERİNİ YURT DIŞINDA TANITMAK İSTİYORAbut’un sergilerde sık sık karşılaştığı önerilerden biri de eserlerini yurt dışındaki sanat organizasyonlarına ve daha geniş pazarlara taşıması. Dubai başta olmak üzere Almanya ve Fransa gibi yerlerde eserlerini sergilemesi ve satışa sunması yönünde tavsiyeler aldığını belirten Abut, bunun için profesyonel bir ekip ve pazarlama desteğine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.“Bu eserlerin yurt dışında, sanatın maddi karşılığının daha fazla olduğu yerlerde sergilenmesi gerektiğini söyleyenler oluyor.

Ben de isterim. Ama bunun için profesyonel bir çalışma gerekiyor. İnternet üzerinden tanıtım, canlı sergiler, pazarlama… Bir eserin ölçeklendirilmesinden yapımına ve satışına kadar destek olacak birkaç kişinin bulunması lazım.”Abut, bu tür bir organizasyona geçebilmek için üretimin ve satışın belirli ölçüde güvence altına alınması gerektiğini düşünüyor.“Bir esere başladığım zaman ne zaman biteceği belli değil.

Ne kadar masraf çıkacağı da belli değil. Satış garantisi yok. Böyle bir durumda ben de imkânım ve vaktim oldukça tek başıma devam ediyorum.”“BENİMLE BAŞLAYIP BENİMLE BİTECEK”Ersoy Abut’un en dikkat çekici açıklamalarından biri ise yaptığı sanatı gelecek kuşaklara aktarmanın önündeki engellerle ilgili oldu.

Sergilerde ziyaretçilerin kendisine sık sık bu işi çocuklarına veya bir çırağa öğretip öğretmediğini sorduklarını belirten Abut, bakır maket üretiminin hem maliyetli hem de ciddi bir ustalık gerektiren bir uğraş olduğunu söyledi. Bakırın yanı sıra oksijen kaynağı ve lehim işlemlerinin de ciddi maliyet oluşturduğunu belirten Abut, yanına bir çırak alıp yetiştirmenin de ayrı bir ekonomik yük getireceğini ifade etti.

Bu sanatın kendisinden sonra devam edip etmeyeceği konusunda ise oldukça açık konuştu:“Ben bu işe başlarken daha önce gördüğüm bir eğitim veya yanında yetiştiğim bir usta yoktu. Tamamen kendim başladım. Şimdi de birine öğretmek kolay değil.

Hem malzemeler çok pahalı hem de bu işi öğretmek için ayrı bir imkân gerekiyor. Açıkçası şu anda bu iş geleceğe doğru devam eden bir iş değil. Benimle başlayıp benimle bitecek gibi görünüyor. Yapacak bir şey yok.”Ersoy Abut’un 2009 yılında boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla başladığı bakır maket çalışmaları, bugün Türkiye’nin tanınan tarihî yapılarını farklı bir malzemeyle yeniden yorumlayan kişisel bir üretim hikâyesine dönüşmüş durumda.

Klima teknisyenliği mesleğinin yanında eser üretmeye devam eden Abut, maddi kazançtan önce bu işi severek yapmayı önemsediğini söylüyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Spor · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 02 Kasım 2026 08:25 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗