Filistin Atölyesi üyeleri Farha filmini izledi
- Çorum’da, Filistin halkının sesini daha gür bir şekilde daha çok kişiye ulaştırmak amacıyla kurulan Filistin Atölyesi, çalışmalarını büyük bir hızla devam ettiriyor
Bu kez, film günleri kapsamında Farha adlı film izlendi ve sonrasında kritiği yapıldı. Çorum Belediyesi Buhara Kültür Merkezi’ndeki gösterime Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Filistin Atölyesi kurucularından Prof.
Dr. Metin Uçar, Çorum Barosu Başkanı Tuğrul Damar ve çok sayıda gönüllü katıldı. Sunuculuğunu avukat Burak Karaca’nın üstlendiği etkinlik, açılış konuşmalarıyla başladı. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Prof. Dr. Metin Uçar ve Salih Karslıoğlu, program sonunda değerlendirmelerde bulundu.
Filistin'de yaşanan tarihi sürece, sinemanın ve sanatın haklı davaları duyurmadaki gücüne dikkat çeken önemli açıklamalarda bulunan konuşmacılar Filistin Atölyesi'nin yürüttüğü çalışmaların ve bu tür kültürel etkinliklerin farkındalık oluşturmadaki önemine değindiler.
Aşgın: “Filistin konusunda farkındalığı daha da artırmalıyız”
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Filistin atölyesi çalışmalarını takdir ettiğini, Filistin ile ilgili yapılan tüm çalışmaları değerli ve kıymetli bulduğunu ifade ederek programın yapılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
“Farha filmini izlerken orada yaşanan acıyı hissedemiyorsak insanlığımızdan, Müslümanlığımızdan şüphe duymamız gerekiyor.” diyen Başkan Aşgın, “Filistin Atölyesi, sadece Türkiye’de değil, dünyada bu meseleyi gündemde tutmaya çalışan çok güzel insanların olduğu bir grup. Konferans, panel, film gösterimi gibi çok farklı etkinlikler yapıyorlar.
Çorum Belediyesi olarak her zaman yanlarındayız. Filistin Atölyesi ile ortak çalışmalara bundan sonra da açığız. Farklı projeleri hayata geçirmek için birlikte çalışacağız.” dedi.
Siyonistlere yönelik boykottan asla vazgeçmeyeceklerinin de altını çizen Aşgın, “Her yerde boykotun olması lazım. Sadece Çorum’da değil, nereye gidersek gidelim oralarda da boykota devam etmemiz lazım. İşimizi çok iyi yapmamız lazım.
Maalesef sadece haklı olmanın yetmediği bir coğrafyada, dünyada yaşıyoruz. Haklı olanların aynı zamanda güçlü de olması gerektiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu tür etkinliklerin devamını diliyoruz. Filistin davasının yanında olmaya ve bu davayı güdenlerin de yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Uçar: “Filistin’e yardım etmek, aslında kendimize yardım etmektir”
Filistin Atölyesi kurucularından, Hitit Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Uçar, Farha filminin Filistin’de yaşanan acıları, tarihsel yaşanmışlıklar çerçevesinde kendilerine anlattığını vurguladı. Film olarak izledikleri bu kısacık videoda yaşananların, dramın, acının Filistin topraklarında her gün gerçek hayatta yaşandığına dikkat çeken Uçar, “On binlerce çocuk filmde gördüğümüz yeni doğmuş Muhammed gibi katledildi.
İnsani bir sorumluluk olarak Filistin’e yardım etmek, onların mücadelesine el vermek bizim görevlerimizden biridir. Ancak Filistin’ yardım etmek istiyorsanız, önce kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Yabancı dil öğrenmeniz, bilgisayar bilmeniz, yapay zekâ konusunda bilgi sahibi olmanız, kitap okumanız kısacası kendinizi geliştirmek için yapacağınız her şey Filistin için yapacağınız yararlı şeyleri büyütecektir.
Dünyadan haberdar olmanız, dünyada olup bitenleri bilmeniz ona göre stratejiler geliştirmeniz, dünya çapında yayılan dayanışma ağlarından bir şeyler öğrenmeniz çok önemli. Tam da bu noktada, “Filistin’e yardım etmek” dediğimiz duruma daha yakından baktığımızda aslında konunun kendimize toplumumuza da yardım etmek anlamına geldiğini görürüz.” dedi.
Siyonizm’in sadece askeri bir işgal hareketi değil; aynı zamanda kavramları, tarihi, hukuku, dili, piyasayı da ele geçirmeyi hedefleyen bir sömürü projesi olduğunun altını çizen Metin Uçar, “Yalnızca Filistin ile yetinmemekte dünyayı her yönüyle esir almaya çalışmaktadır. Bu projeye karşı durabilmek için, önce doğru bilgiye sahip olmanız gerekir.
Filistin Atölyesinin de kuruluş amacı da tam olarak budur. Sizler de bunu merkeze alarak, kendinizi geliştirmeyi önceleyerek Atölye çalışmalarına dahil olabilirsiniz. Atölye, kendi projelerinizi de uygulayacağınız bir mekandır.
Eğer bu perspektifle hareket etmek istiyorsanız, önce kendi alanınızda derinleşmeli, okumalı, öğrenmeli ve üretmelisiniz. Önce kendinizi geliştirin. Okuyun, öğrenin, sorgulayın. Hangi alanda çalışıyorsanız, o alanda bilgi üretin.
Mühendis olun, tarihçi olun, yazar olun, doktor olun; ama her ne olursanız olun, Filistin davasını kendi uzmanlık alanınızın diliyle anlatın. Sonra harekete geçin. Filistin'e yardım etmek, sadece slogan atmak değildir. Bir kitap yazmak, bir çeviri yapmak, bir belgesel çekmek, bir akademik makale kaleme almak, bir aplikasyon üretmek, bir farkındalık kampanyası düzenlemek.
Ve unutmayın: Filistin'e yardım etmek, kendimize yardım etmektir. Çünkü siyonizmin kuşatması altında olan sadece Filistin değil; hepimiziz.” ifadelerini kullandı.
“Her platformda Filistin’in haklı mücadelesini haykırmalıyız”
Filistin Atölyesi’nin yaptığı çalışmaları çok kıymetli bulduğunu ve herkesin gücü yettiğince atölyeye destek vermesi gerektiğine inandığını vurgulayan sinema araştırmaları yapan iletişimci Salih Karslıoğlu da yaptığı konuşmada sinemanın yalnızca hikaye anlatan bir sanat olmadığını, aynı zamanda toplumların geçmişi nasıl hatırladığını, hangi olaylara önem verdiğini ve dünyayı nasıl gördüklerini etkileyen güçlü bir iletişim aracı olduğunu kaydetti.
Filmle ilgili teknik bilgiler de veren Karslıoğlu, senaryo, oyuncu, yönetmen, ses, ışık ve efektlerin mükemmele yakın bir teknikle filme yansıdığını ve filmin izleyiciler tarafından oldukça etkileyici bulunmasında yönetmenin başarısına değindi. Filmde çokça öznel kamera açılarına yer verilmesinin, seyirciyi filme dahil etme başarısını da beraberinde getirdiğini söyleyen Salih Karslıoğlu, “Belirli bir tarihsel olay sürekli tek bir anlatımla sunuluyorsa farklı deneyimler görünmez hâle gelebiliyor.
Tam da bu noktada sinema sürekli haber bültenlerine konu olan olaylar silsilesini farklı yöntemde bizlere aktarmaya çalışmış. Eminim ki burada bulunan herkes, evlerinde haber bültenlerinde izlediği duygunun çok daha fazlasını yaşadılar.
Tarihsel bir süreci güçlü siyasi bir figürden, liderden, ordulardan değil; sıradan bir insanın, küçük bir kız olan Farha’nın bakış açısından öğrenmemizi sağlıyor. Filistin’in haklı mücadelesini her platformda haykırmalıyız. Sesimizi en güçlü şekilde duyuracağımız alanlardan biri de sinema” diye konuştu.
Program sunucusu avukat Burak Karaca, “Filistin Atölyesi kürsüsünün, farklı düşünce ve meslek gruplarından herkesin kendi Filistin’ini anlatabilmesine imkân tanıyacak şekilde herkese açık olduğunu” ifade ederek programı sonlandırdı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 26 Ekim 2026 15:17 · Kaynak: yaylahaber.com.tr