“Sigortayı dijitalleştirdik şimdi akıllı hâle getirelim”
- Yapay zekânın sigortacılıkta müşteri ihtiyaçlarını anlamaktan satışa, yenilemelerden hasar yönetimine kadar geniş bir alanda kullanılabileceğini belirten Venhancer CEO’su Erdem Çalışkan, Türkiye’nin veri birikiminin dönüşüm için güçlü bir zemin sunduğunu söyledi
Yapay zekânın sigortacılıkta müşteri ihtiyaçlarını anlamaktan satışa, yenilemelerden hasar yönetimine kadar geniş bir alanda kullanılabileceğini belirten Venhancer CEO’su Erdem Çalışkan, Türkiye’nin veri birikiminin dönüşüm için güçlü bir zemin sunduğunu söyledi. Çalışkan, “Gelecekte müşteri sigortacılığı öğrenmeyecek. Sigortacılık sistemleri müşteriyi anlayacak” diyerek yeni dönemin yönünü tarif etti.
SİGORTAMEDYA ÖZEL
Sigortacılıkta dijitalleşmeyle hızlanan teklif, poliçe ve hasar süreçlerinde şimdi yapay zekânın sağlayabileceği katkılar öne çıkıyor. Müşterinin değişen ihtiyaçlarını anlayan, poliçeler arasındaki farkları açıklayan, yenilemeleri takip eden ve hasar dosyalarındaki iş akışına destek veren sistemler, sektörün teknoloji gündemini genişletiyor.
Şirketler ve dağıtım kanalları açısından bu dönüşüm; operasyonel yükü azaltmanın yanında, müşteriye daha uygun ürünler sunma ve yeni iş alanlarına ulaşma fırsatı taşıyor. Sigorta teknolojilerini ana odağına alan Venhancer da çalışmalarını verimlilik ve satış kabiliyetlerini geliştirme hedefleri etrafında şekillendiriyor.
Venhancer AI ile yapay zekâ uygulamaları geliştiren şirket, Regor Pro ile acente ve brokerlere dijital satış ve müşteri yönetimi altyapısı sunuyor. Yazılım, entegrasyon, altyapı ve siber güvenliği birlikte ele alarak bu çözümleri iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak biçimde konumlandırıyor.
Sigorta Ekranı’nda Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar’ın konuğu olan Venhancer CEO’su Erdem Çalışkan, Türkiye sigorta sektörünün teknolojik altyapısı, yapay zekânın satış ve hasar süreçlerinde kullanımı, acente ve brokerlerin dönüşümü ile veri güvenliği konusunda açıklamalarda bulundu. Teknoloji yatırımlarının ölçülebilir iş sonuçlarına dayanması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, yapay zekâyla açığa çıkan zaman ve kaynakların yeni yatırımlara ve işin büyütülmesine yönlendirilmesini önerdi.
“İş süreçlerine doğrudan etki eden bir teknoloji gücü olmak istiyoruz”
Yaklaşık 30 yıldır çeşitli sektörlerde çalıştığını ve teknolojiyle yoğun etkileşim içinde olduğunu belirten Çalışkan, Venhabcer’ı beş yıl önce kurduğunu ve şirketin bugün 400’e yakın mühendisle sigorta teknolojileri, finansal teknolojiler ve yapay zekâ alanlarında çalıştığını; altyapı ve siber güvenlik projeleri de yürüttüğünü aktardı.
Şirketi orta üst büyüklükte bir teknoloji üreticisi olarak tanımlayan Çalışkan, “Müşterilerimizin verimliliğini ve iş hacmini artıracak araçlar ve hizmetler geliştirmeyi hedefliyoruz. İş süreçlerine doğrudan etki eden bir teknoloji gücü olmak istiyoruz. Bütün mühendisliğimizi ve iş bilgimizi bu anlamda konumlandırıyoruz” dedi.
“Yapay zekâyla verimliliği ve satış kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefliyoruz”
Sigorta sektöründeki teknolojik dönüşüm için üçayaklı bir yapıyla çalıştıklarını anlatan Çalışkan, Venhancer’ın teknoloji ve mühendislik faaliyetlerinin yanında Venhancer AI bölümü ve Regor Pro ürünüyle hizmet sunduğunu söyledi. Venhancer AI bünyesinde iki temel hedef üzerinden yapay zekâ kullanım senaryoları oluşturduklarını belirten Çalışkan, bunları şirketlerin verimliliğini artırmak ve satış kabiliyetlerini geliştirmek olarak sıraladı.
Regor Pro ile de acente ve broker kanalına yeni nesil dijital satış altyapısı sağladıklarını ifade etti. Entegrasyon, yazılım, altyapı ve siber güvenliği bütünleşik biçimde ele aldıklarını vurgulayan Çalışkan, “Bu yapıyla sigorta sektörünün teknolojik dönüşümüne katkı sunmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
“Ana odağımız şu anda sigorta”
Sigorta dışında hizmet verdikleri sektörleri de anlatan Çalışkan, bankacılıkta müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümleri, bireysel müşterilere yönelik mobil ve dijital bankacılık süreçleri ile kartlı ödeme sistemlerinin yazılım altyapıları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Perakende, otomotiv ve holdinglere de hizmet verdiklerini, sağlık sektörüne yönelik yazılımlarının bulunduğunu belirten Çalışkan, “Ancak ana odağımız, ana amiral gemimiz şu anda sigorta” dedi.
Sigorta şirketlerinin faaliyetlerini çekirdek sistemler üzerinden dijitalleştirmeye ve Türkiye’de dijital dağıtım kanalını zenginleştirip güçlendirmeye odaklandıklarını ifade eden Çalışkan, bu süreçleri yapay zekâyla daha ileriye taşıyacak teknolojik altyapıyı oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.
“Dijital yatırımlar verimliliğe ve satış hacmine katkı sağladı”
Sigorta şirketlerinin son iki yılda teknolojik altyapılarını iyileştirme çabalarının arttığını belirten Çalışkan, satış hacmini büyütmek, dijital kanallardan müşteriye ulaşmak ve operasyonel verimlilik kazanmak amacıyla yatırımlarını hızlandırdıklarını söyledi. Bu eğilimi sektör genelinde gözlemlediğini ifade eden Çalışkan, yatırımların olumlu sonuçlarını da gördüğünü dile getirdi.
Bu katkıların başında iş sürekliliğinin geldiğini belirten Çalışkan, yazılım altyapılarının şirketlerin büyüyen işlem hacmini taşıyabilmesinin ve kesintisiz çalışmasının önemine dikkat çekti. Altyapı yatırımlarının hem düzenleyici kurum hem de müşteriler açısından hizmet sürekliliğine ilişkin riskleri azalttığını söyledi.
“Yapay zekâyla dönüşüm projeleri daha cesur adımlarla devam edecek”
Yapay zekânın ortaya çıkmasıyla teknolojik dönüşümün hızlandığını belirten Çalışkan, etkilerinin henüz tam olarak görülmediğini söyledi. Yapay zekânın yazılım geliştirme sürecini ciddi ölçüde kolaylaştırdığını ifade ederek şirketlerin yatırım ve dönüşüm projelerine daha cesur yaklaşacağını düşündüğünü dile getirdi.
Önümüzdeki üç ila beş yılda sigorta şirketlerinin müşteri verisini işleme, müşteriyle iletişim kurma ve raporlama becerilerinin gelişmesini beklediğini belirten Çalışkan, çekirdek sistemlerin de daha esnek hâle geleceğini söyledi. Teknolojinin, şirketlerin ihtiyaçlarına özel çözümleri daha hızlı ve kolay geliştirmeye imkân tanıdığını vurguladı.
“SBM’nin olgunluğu dünya çapında”
Türkiye’de sigorta sektörünün teknolojik altyapısını uluslararası örneklerle karşılaştıran Çalışkan, “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin (SBM) ulaştığı olgunluk dünya çapında değerlendiriliyor. SBM ile sigorta şirketleri arasındaki veri akışı, raporlama ve verinin tutulmasına ilişkin yapı güçlü” ifadelerini kullandı.
Yakın zamanda Balkanlar üzerine yapılan bir karşılaştırmada Türkiye’nin çok ileride olduğunun görüldüğünü aktaran Çalışkan, içinde yer aldıkları projelerden Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosunu da örnek gösterdi. Büronun diğer ülkelerdeki benzer yapılarla karşılaştırılmasında, tamamlanan ve planlanan çalışmalar açısından ileri bir noktada bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bankacılık teknolojilerindeki başarısının yaygın biçimde kabul gördüğünü belirten Çalışkan, sigortacılığın da önemli bir seviyeye ulaştığını söyledi. Son 20 yılda düzenlemelerin gerekliliklerini karşılayan bir yapı oluştuğunu ifade ederek “Genel olgunluğumuzun dünya çapında belki bankacılık seviyesinde olmadığını ama ona yakın olduğunu düşünüyorum. İçinde olduğum projelerde bunu gözlemliyorum” dedi.
“Bundan sonrası çok daha hareketli ve şaşırtıcı olacak”
Mevcut altyapıların modernizasyonunun ve yenilenmesinin öncelikli ihtiyaç olduğunu belirten Çalışkan, sigorta şirketlerinin bunun farkında olarak sistemlerini ve süreçlerini geliştirmeye çalıştığını söyledi. Yapay zekânın bu çalışmaların önünü daha da açtığını ifade ederek eldeki imkânların daha fazla kullanılması gerektiğini dile getirdi.
Önümüzdeki beş ila on yılda farklı teknolojik araçların ve uygulamaların hayatlarına gireceğini öngören Çalışkan, dönüşümün önemli bir bölümünün beş-altı yıl içinde de tamamlanabileceğini düşündüğünü belirtti. Yeni dönemde teknolojinin bireylerin ihtiyaçlarına daha fazla dokunacağını söyledi.
Çalışkan, “Bugüne kadar güzel geldik ama bundan sonrası çok daha hareketli, şaşırtıcı, daha ileri teknolojinin kullanıldığı, bireye ve kişiye daha çok dokunan bir dönem olacak. ‘Ben bunu böyle yapamıyordum’ dediğimiz şeyleri yapacağımız yeni bir evreye geldik” diye konuştu.
Sektörün teknolojik gelişmelerin getireceği sürprizlere açık olması gerektiğini ifade etti.
“Modernizasyonu parça parça yapmak daha akıllıca”
Sigorta şirketlerinin teknolojik dönüşümünde modüler yaklaşımın daha uygun olduğunu belirten Çalışkan, faaliyetler sürerken çekirdek sistemin bir anda tamamen değiştirilmesinin kolay olmadığını söyledi. Bu durumu hareket hâlindeki bir tırın durdurulup yenisiyle değiştirilememesine benzetti.
Çekirdek sistem ile çevresindeki modüllerin belirlenen bir strateji doğrultusunda aşamalı olarak yenilenebildiğini anlatan Çalışkan, sigortacılık süreçlerinin de bu yaklaşıma uygun olduğunu ifade etti. Hasar, rücu, risk ve poliçe oluşturma süreçlerinin ayrı ayrı ele alınabileceğini; dönüşümün sonunda çekirdek sistemin, verinin ve veri tabanının yenilenmesine uzandığını belirtti.
“Yapay zekâ kullanımı için müthiş bir zemin var”
Türkiye’de elementer, hayat, emeklilik ve sağlık alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin veri açısından belirli bir seviyenin üzerinde olduğunu belirten Çalışkan, içinde yer aldığı projelerde bunu gözlemlediğini söyledi. SBM’nin varlığı ve düzenlemelerin getirdiği kurallar sayesinde sektörün zengin bir veriye sahip olduğunu ifade ederek “Sigortada yapay zekâ kullanımının temeline bakarsak Türkiye’nin bu noktada bir-sıfır önde olduğunu düşünüyorum” dedi.
Sigortacılığın sözleşme, poliçe, evrak ve mevzuata dayanan yapısının da avantaj sağladığını belirten Çalışkan, dilin işlenmesi ve anlamlandırılması üzerinden çalışan yapay zekâ modelleri için bu dokümanların önemli bir kaynak oluşturduğunu söyledi. “Bir modelin işleyebileceği bir hazine var.
Bir de verimiz iyi. Bunları topladığımızda yapay zekânın kullanımı için müthiş bir ortam sağlandığını görüyorum” diye konuştu.
“Sigortacılık sistemleri müşteriyi anlayacak”
Türkiye’de sigorta penetrasyonunu artırmak ve pazarı büyütmek için şirketlerin, acentelerin ve diğer dağıtım kanallarının yıllardır çalıştığını hatırlatan Çalışkan, yeni kanallar oluşturma çabasının sürdüğünü söyledi. Sektörün büyüme potansiyeline inandığını belirten Çalışkan, müşteriye ulaşma yaklaşımında köklü bir değişim yaşanacağını ifade etti.
Bugüne kadar toplumun sigorta ürünlerini ve bu ürünlerin hangi riskleri karşıladığını öğrenmesine odaklanıldığını anlatan Çalışkan, gelecekte sistemlerin müşteriyi tanımasına ağırlık verileceğini söyledi. “Gelecekte müşteri sigorta poliçelerini, sigorta türlerini ya da sigortacılığı öğrenmeyecek.
Sigortacılık sistemleri müşteriyi anlayacak” dedi. Hiç poliçe almamış kişilerin, mevcut poliçesine ek bir ürüne ihtiyaç duyabilecek müşterilerin, yenileme dönemi gelenlerin ve yaşam koşulları değişenlerin ihtiyaçlarının anlaşılması gerektiğini belirten Çalışkan, sistemlerin bu bilgiler üzerinden uygun öneriler sunabileceğini ifade etti.
Bu yaklaşımın, yapay zekâ asistanlarının müşterinin ihtiyacını anlayıp öneri geliştirmesi ve satışı sonuçlandırabilmesi anlamına geldiğini söyledi.
“Hasar sürecinin içine de asistan sokabiliriz”
Yapay zekâ asistanlarının şirket içi operasyonlarda da kullanılabileceğini belirten Çalışkan, hasar yönetimini örnek gösterdi. Hasar süreçlerinin şirketler açısından yoğun ve zorlu bir iş yükü oluşturabildiğini, müşteriye sunulan hizmette ve müşteri deneyiminde de sorunlara yol açabildiğini söyledi.
Süreçteki iş akışının, tıkanan noktaların, karar mekanizmalarının ve farklı seçenekler arasındaki dengenin hesaplanmasının çeşitli asistanlarla yönetilebileceğini ifade eden Çalışkan, uygulamaların somut ihtiyaçlara göre kurulması gerektiğini vurguladı.
Çalışkan, “Yapay zekâyı kendi işimizin, sürecimizin ya da müşterimizin lehine kullanabileceğimiz bir hâle getirip buna uygun biçimde kurmamız gerekiyor. Bu hem iç süreçlerde hem de satış süreçlerinde geçerli” dedi.
“Yapay zekâ acentenin elinde önemli bir silah”
Regor Pro ile acentelere web servis tabanlı hızlı teklif alma ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümleri sunduklarını belirten Çalışkan, brokerler için daha gelişmiş versiyonlarının bulunduğunu söyledi. Regor ürün ailesinde banka sigortacılığına yönelik bir modülün de yer aldığını aktardı.
Yapay zekânın dağıtım kanallarının faaliyetlerini güçlendirebileceğini ifade eden Çalışkan, “Yapay zekâ aslında acentenin elinde önemli bir silah” dedi. Acentelerin yenileme ve CRM süreçlerine yapay zekâ araçları ekleyerek, internet sitelerinde sesli ve etkileşimli çalışan ajanlar kullanarak makul maliyetlerle kapasitelerini artırabileceğini belirtti.
Yenilemeleri takip eden, çapraz satış önerileri geliştiren ve WhatsApp yazışmalarında bazı soruları yanıtlayan farklı ajanların kullanılabileceğini anlatan Çalışkan, bu uygulamaların acentelere hem maliyetlerini optimize etme hem de iş geliştirmeye daha fazla zaman ayırma imkânı sağlayacağını söyledi. Operasyonel iş yükü azalan acentelerin müşteri ağlarını genişletmeye ve sigorta şirketleriyle yeni iş fırsatları geliştirmeye odaklanabileceğini ifade etti.
“Açığa çıkan kaynakları işinizi büyütmek için kullanın”
Yapay zekâ yatırımlarının çoğunlukla tasarruf ve operasyonel iyileştirme üzerinden değerlendirildiğini belirten Çalışkan, açığa çıkan zamanın, emeğin ve maddi kaynağın büyüme amacıyla kullanılmasını önerdi. “Girmediğin sektörlere, alanlara veya bölgelere gir.
Yeni bir sigorta şirketiyle anlaş, yeni poliçeler satmaya çalış” dedi. Yapay zekâyla hafifleyen iş yükünün, daha önce planlandığı hâlde yapılamayan yatırımlara alan açabileceğini söyleyen Çalışkan, “Yapay zekâyı kullanarak boşa çıkardığın eforu, gücü veya maddi kaynağı işinin başka bir tarafta büyümesi için kullanmanın çok doğru olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
“Acenteler maliyetten korkmasın”
Çalışkan, yapay zekâ destekli yazılımların geliştirilmesinin geçmişe kıyasla çok daha düşük maliyetlerle mümkün hale geldiğini belirterek, acente ve brokerlerin teknoloji yatırımlarından çekinmemesi gerektiğini söyledi. Yapay zekânın yazılım geliştirme süreçlerini hızlandırdığını vurgulayan Çalışkan, doğru yatırımlarla verimlilik artışının kısa sürede elde edilebileceğine dikkat çekti.
Teknoloji yatırımlarında maliyetin artık tek belirleyici unsur olmadığını ifade eden Çalışkan, “2026 itibarıyla teknoloji üretmek gerçekten ucuzladı. Yapay zekâ, yazılımın kendisini üretme konusunda önümüzü çok açtı. Burada konu maliyet değil; bir işi hangi yöntemle yaptığımızı yeniden düşünmek.
Fayda-maliyet dengesine baktığımızda, eskiden geri dönüşünü 10 yılda beklediğimiz yatırımların faydasını çok daha kısa sürede almaya başlayabileceğimizi düşünüyorum” dedi.
“Siber güvenlik yapay zekâ yatırımlarının temelinde yer almalı”
Yapay zekâ destekli yazılımların yaygınlaşmasıyla siber güvenlik ve veri güvenliğinin daha kritik hale geldiğini belirten Çalışkan, “Siber güvenlik, veri ve bilgi güvenliği şu anda bir numaralı gündem. Bir yazılım teknolojisini mükemmel geliştirebilir, müşteriye çok fazla fayda sağlayabilirsiniz.
Ancak bunun bir siber güvenlik açığı varsa bütün o fayda sıfırlanır” diye konuştu. Şirketlerin büyüklüğünden bağımsız olarak siber güvenlik risklerine karşı önlem alması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, geliştirdikleri ürünlerde yüksek güvenlik standartlarını esas aldıklarını ve sistemleri 7/24 izlediklerini ifade etti.
Şirket bünyesinde ayrı bir siber güvenlik yapılanması bulunduğunu belirten Çalışkan, tehditlerin tespiti ve olaylara müdahalede SIEM ve SOAR çözümleri ile siber tehdit istihbaratından yararlandıklarını aktardı. Sigorta sektöründe kullanılan yazılımların güvenli kodlama ilkelerine uygun geliştirilmesi, veri sızıntılarına karşı korunması ve ilgili mevzuata uygun şekilde yönetilmesi gerektiğine dikkat çeken Çalışkan, KVKK kapsamındaki yükümlülüklerin yanı sıra ticari verilerin gizliliğinin de korunmasının önem taşıdığını söyledi.
Yapay zekâ ajanlarının erişimleri de izlenmeli
Siber güvenliğin yeni uzmanlık alanlarından biri haline gelen yapay zekâ güvenliğine de değinen Çalışkan, şirketlerin yalnızca çalışanlarının değil, yapay zekâ ajanlarının da hangi verilere eriştiğini takip etmesi gerektiğini belirtti.
Yapay zekâ ajanlarının erişim yetkilerinin sınırlandırılması ve veri hareketlerinin denetlenmesinin önemini vurgulayan Çalışkan, hassas verilerin dışarı aktarılıp aktarılmadığının, hangi veri sınıflarının işlendiğinin ve kullanılan yapay zekâ modellerinin KVKK’ya uygunluğunun kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sigortayı dijitalleştirdik, şimdi sistemlerimizi akıllı hale getirelim”
Sigorta teknolojilerinde yeni dönemin yapay zekâ ile şekilleneceğini belirten Çalışkan, sektör paydaşlarına dijitalleşmenin ötesine geçerek akıllı sigortacılık sistemlerine yatırım yapma çağrısında bulundu. Yapay zekânın acenteler ve brokerler için bir tehdit değil, güçlü bir çalışma arkadaşı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, önümüzdeki beş yılın sigorta sektörü açısından önemli bir dönüşüm dönemi olacağını söyledi.
Türkiye’nin sigorta teknolojilerinde belirli ölçüde dijitalleştiğini ancak artık sistemlerin akıllı hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Çalışkan, “Sigortayı dijitalleştirdik. Şimdi hep beraber ötesine geçelim ve sigortacılık sistemlerimizi akıllı hale getirelim.
Türkiye’nin bu alanda kullanabileceği verisi var. Sigorta sektörü, dokümantasyon yoğunluğu nedeniyle yapay zekâya oldukça uygun. Sektör olarak gücümüzü sigorta sistemlerini akıllı hale getirmek için kullanalım” dedi.
Yapay zekâ ile müşteri ilişkileri ve satışlar güçlenecek
Yapay zekâ destekli satış ve müşteri yönetim sistemlerinin yaygınlaşmasının önemine dikkat çeken Çalışkan, sigorta şirketleri ve aracılık kanallarının müşterilerini daha iyi tanıyarak kişiselleştirilmiş hizmetler sunabileceğini belirtti. CRM sistemleri aracılığıyla müşteri ihtiyaçlarının analiz edilmesi, kişiye özel poliçe önerilerinin geliştirilmesi ve sigorta penetrasyonunun artırılmasının mümkün olabileceğini kaydetti.
Yapay zekânın acenteler açısından bir rakip olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Acente ve dağıtım kanalındaki dostlarımıza sesleniyorum: Yapay zekâ onların rakibi değil; en iyi dostu, arkadaşı, hatta personeli. Bunu ofisinizdeki en yetkin çalışma arkadaşlarından biri gibi düşünün” değerlendirmesinde bulundu.
“Yapay zekâ projesi yapmak için proje yapmayalım”
Sigorta sektöründe hem temel sistemlerde hem de dağıtım kanallarında teknolojik dönüşümün hızlanacağını öngören Çalışkan, önümüzdeki beş yılda modernizasyon ve yenileme çalışmalarının öne çıkacağını belirtti. Teknoloji yatırımlarında ölçülebilir iş sonuçlarının esas alınması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Yapay zekâlı bir sistem kurmaya başladığımızda bunun ölçülebilir iş sonuçları olmalı.
En küçük acenteden en büyük sigorta şirketine kadar, ölçülebilir sonuçlara dayalı çözümler sunmaya çalışıyoruz. Yapmış olmak için bir yapay zekâ projesi yapmayalım. Öyle bir proje yapalım ki maliyeti belli olsun ve bize ne kadar sürede geri dönüş sağlayacağı görülebilsin” dedi.
Çalışkan, Venhancer’ın yapay zekâ, kurumsal iş çözümleri ve Regor ürün ailesi kapsamında geliştirdiği ve test ettiği çözümleri sektör paydaşlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
“Önümüzdeki beş yılın tadını çıkaracağız”
Programda yapay zekânın gazetecilik ve yayıncılık gibi alanlarda da mesleklerin iş yapış biçimlerini değiştirmeye başladığına ilişkin değerlendirmeler üzerine konuşan Çalışkan, kendi hazırladığı bir kitapta da yapay zekâdan yararlanıldığını anlattı. Röportajların, anekdotların ve geçmişe ilişkin hatıraların bir araya getirilerek kitabın ana omurgasının oluşturulmasında yapay zekânın kullanıldığını belirten Çalışkan, dönüşümün yakın gelecekte çok daha görünür olacağını ifade etti.
Çalışkan, “Bunlar çok yakın gelecek. Önümüzdeki beş yıl hakikaten çok hareketli geçecek. Çok önemli gelişmeler yaşanacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Yapay zekâ yatırımları toplumsal refahı artırmalı”
Çalışkan, yapay zekâ alanında küresel ölçekte hızlanan yatırımları ve teknoloji yarışını değerlendirerek, bu dönüşümün insanlığın ve ekonominin yararına kullanılması gerektiğini söyledi. Sağlık, kanser araştırmaları ve sigortacılık gibi alanlarda teknolojik gelişmelerin hızlanmasının önemli faydalar sağlayacağını belirten Çalışkan, olası kötüye kullanım durumlarında ise yasal düzenlemelerin ve uluslararası mutabakatların devreye girmesi gerektiğini ifade etti.
Yapay zekâ hasar tespitinde eksperlere destek olacak
Programda sigorta eksperlerinin de yapay zekâ dönüşümünün bir parçası olup olmayacağı gündeme geldi. Hasar tespiti ve dosyaların sonuçlandırılması süreçlerinde teknolojinin sağlayabileceği katkılara değinen Çalışkan, özellikle hafif hasarlı araçlarda görsel işleme teknolojileri üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Yapay zekâ destekli görsel işleme sistemlerinin hasarın niteliğini, kapsamını, etkilenen parçaları ve tahmini maliyetini belirlemeye yardımcı olabileceğini ifade eden Çalışkan, bu çalışmaların eksperlerin iş süreçlerini kolaylaştıracağını ve hasar değerlendirme süreçlerini hızlandıracağını kaydetti. Çalışkan, “Görsel işleme teknolojileriyle hasarın ne olduğunu, ne kadar olduğunu ve hangi parçaları etkilediğini belirlemeye yönelik çalışmalarımız var.
Bu teknolojiler eksperlerin hayatını çok kolaylaştıracak ve süreçleri hızlandıracak. Bu alandaki çalışmalarımızı ilgili paydaşlarla paylaşmaya ve değerlendirmeye hazırız” diye konuştu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Teknoloji · Bölge: Ordu
Yayın: 02 Kasım 2026 07:39 · Kaynak: sigortamedya.com.tr