Halk TV'ye Rüşvet Operasyonu: 17 Kişiye Gözaltı ve Kayyum Kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama soruşturması kapsamında, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü Halk TV'nin İstanbul Zeytinburnu'ndaki merkez binasına sabah saat 05.30 sularında operasyon düzenlendi. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği aramalar sırasında kanalın canlı yayınları durduruldu ve binada güvenlik önlemleri artırıldı. Soruşturma, özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı ihale süreçlerine odaklanıyor. İddialara göre, Cafer Mahiroğlu'nun BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'ni kurdurup yönetimine kendi belirlediği isimleri getirdiği ve bu şirket üzerinden belediye ihalelerinde usulsüzlük yaparak 14 milyon 464 bin liralık kayıt dışı rüşvet sağladığı öne sürülüyor. Ayrıca, ihale bedellerinin üzerinde yapılan ödemelerin Mahiroğlu ile ilişkili şirketlere aktarıldığı tespit edildi. MASAK verilerine göre, Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon lirayı aştığı belirlendi. Şahsi hesaplarında ise 1 milyar liranın üzerinde para girişi ve çıkışı saptanan Mahiroğlu'nun, birinci derece yakınlarıyla birlikte yüksek tutarlı uluslararası SWIFT işlemleri gerçekleştirdiği ve beyan edilen gelirleri ile malvarlığı arasında ciddi uyumsuzluklar olduğu raporlandı. Mahiroğlu'nun 10 Mart 2025 tarihinde yurt dışına çıktığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik ayrı bir ihale soruşturması nedeniyle de arandığı açıklandı. Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 kişiden 11'i yakalanırken; Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen gözaltına alınan isimler oldu. Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu, Fatih Yadoğlu'nun arandığı, Doruk Bulut'un ise halihazırda ceza infaz kurumunda bulunduğu bildirildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Cafer Mahiroğlu, suçlamaları reddederek kayyum kararının siyasi olduğunu savundu ve kanalı geri almak için mücadele edeceğini belirtti. Başsavcılık ise soruşturmanın MASAK raporları, gizli tanık beyanları ve finansal kayıtlar ışığında derinleştirilerek devam ettiğini, suçlamaların yargılama süreciyle kesinlik kazanacağını vurguladı.
Kategori: Asayiş
Yayın: 14 Ekim 2026 13:18 · Kaynak: kiliskenthaber.com