Bir cenaze… Bir taziye evi, 6 kişi ve Türkiye’nin 66 yıllık makus talihi
- Pazartesi günü görüntüler önümden geçiyor
- Dört ayrı yerden gelen görüntüler… Önce Diyarbakır Belediyesi önünde bir tören… Siyaset ve seçimle gelen belediye başkanları… Sonra bir cenaze namazı
Pazartesi günü görüntüler önümden geçiyor.
Önce Diyarbakır Belediyesi önünde bir tören…
Siyaset ve seçimle gelen belediye başkanları…
Son yolculukta herkesi birleştiren bir cami.
Adını 1970’lerin sonlarından beri biliyoruz…
“Zamanın Ruhu”, ondan bize 56 yıllık bir kırkyama bırakmış adeta…
56 yıl öncesine dönüp bakarsan, milyonlarca Türk için belki “Terörist”
Ama bugüne gelip bakarsan, “Meşakkatlı”, “Adanmış”, “Bedel ödenmiş” bir hayat.
56 yıl onunu Türkiye’ye bakışını, biz Türklerin ona bakışını değiştirmiş.
Türk siyasi tarihinin demokrasiden her sapışında Devlet onun hayatından bir şeyler götürmüş.
12 Mart 1971 ara rejiminde hapise girmiş.
1977 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Diyarbakır Belediye Başkanı seçilmiş…
12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra belediye başkanlığı sona erdirilmiş,
“Devletin birliğine karşı olmak, bölücülük ve yasadışı örgüt üyeliği…”
86 yıllık bir hayatın 16 yılı hapishanelerde geçmiş.
Türkiye’nin utanç tarihinin sayfaları arasında bir 16 yıl…
Şimdi Türkiye bütün siyasetçileri, devleti ve medyası ile ona “Güle güle” diyor.
Oradan Diyarbakır Liceliler Yas Evi’ne geçiyorum.
Orta yerde siyah matem elbiseleri giymiş bir kadın otruyor.
Siyah matem elbiseleri içinde hepimizin tanıdığı o mücadeleci kadın.
Onu 1991’de milletvekili seçilip Meclis’e girmesiyle tanıdı bizim nesiller.
TBMM’de, Türkçe’den sonra Kürtçe yemin etmeye “Cüret etmesiyle” tanıdı çoğumuz.
Sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinin hepimizin içine oturan o günü geldi.
Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Ahmet Türk, Sırrı Sakık…
İlk oturumda Hatip Dicle ve Orhan Doğan’ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
Seçilmiş iki milletvekili, Meclis’in kapısında bekleyen sivil polislere teslim edildi.
Polisin, seçilmiş milletvekili Orhan Doğan’ın başını bastırarak araca bindirirken çekilmiş fotoğrafları hala gözümün önünde.
Leyla Zana ve arkadaşları o geceyi Meclis’te geçirdiler ve iki gün sonra gözaltına alındılar.
Türk demokrasisinin en acılı günlerinden biridir. Ne o dokunulmazlıkların kaldırılması için el kaldıranlar, ne de Türkiye Büyük Millet Meclisi için gurur verici bir gün olmuştur.
Leyla Zana, 8 Aralık 1994 günü Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından, 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2001 yılında Zana ve arkadaşlarının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
O günlerde Anayasa’da AİHM kararlarına uymak zorunludur maddesi yoktu.
Buna rağmen yeniden yargılama süreci başladı.
Parlamento, o ünlü AİHM Kararlarına uyma maddesini TC Anayasasına koydu.
Ondan bir ay sonra, 9 Haziran 2004 günü, Yargıtay’ın tahliye kararı alındı.
Taziye evine gelenleri seyretmeye devam ediyorum.
Birazdan DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan geliyor…
Cenazeye katılanlardan biri daha gözüme ilişiyor.
2014 yılında Diyarbakır Belediyesi eş başkanı iken tutuklanmış.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Diyarbakır
Yayın: 02 Eylül 2026 03:02 · Kaynak: 10haber.net