Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 08:32
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Brexit referandumunun 10. yılında İngiltere'nin AB'ye dönüşü yeniden gündemde

Brexit referandumunun 10. yılında İngiltere'nin AB'ye dönüşü yeniden gündemde
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • ANALİZ İsrail’in Gazze saldırıları CANLI 42
  • İSEDAK Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu EDITION Türkçe English BHSC Pусский Français العربية Kurdî کوردی Shqip فارسی македонски Bahasa Indonesia Español Dosya haber Brexit'ten Breturn'e Brexit referandumunun 10
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

ANALİZ İsrail’in Gazze saldırıları CANLI 42. İSEDAK Bakanlar Toplantısı Açılış Oturumu

EDITION Türkçe English BHSC Pусский Français العربية Kurdî کوردی Shqip فارسی македонски Bahasa Indonesia Español Dosya haber Brexit'ten Breturn'e Brexit referandumunun 10. yılında İngiltere'nin AB'ye dönüşü yeniden gündemde İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı aldığı referandumun 10. yılında Başbakan Andy Burnham'ın ilişkilerin geleceğine yönelik açıklamaları yeniden üyelik tartışmasını canlandırdı. Selen Valente Rasquinho 02 Kasım 2026 • Güncelleme: 02 Kasım 2026 Fotoğraf: Zeynep Demir / AA BRÜKSEL Anadolu Ajansının "Brexit'ten Breturn'e" başlıklı dosya haberinin ilk bölümünde, İngiltere'nin AB üyeliğinden Brexit'e uzanan süreç, ayrılık sonrasında ilişkilerin seyri ve yeniden üyelik tartışmaları uzman görüşleriyle ele alındı.

İngiltere'nin Avrupa bütünleşmesiyle ilişkisi, üyelik öncesinden itibaren egemenlik, ekonomik çıkarlar ve siyasi yönelim tartışmaları etrafında şekillendi. Londra, 1960'lardaki girişimlerinin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle tarafından engellenmesinin ardından Başbakan Edward Heath döneminde 1 Ocak 1973'te İrlanda ve Danimarka ile Avrupa Ekonomik Topluluğuna katıldı.

İngiltere, sonraki yıllarda tek pazarın gelişmesinde etkili olurken Avrupa bütünleşmesinin bazı alanlarına mesafeli kaldı. Ulusal egemenlik, bütçe katkıları ve serbest dolaşım tartışmaları, AB ile ilişkilerin İngiliz siyasetindeki ayrıştırıcı başlıkları arasında yer aldı.

Dönemin Başbakanı David Cameron, 2013'te Muhafazakarların yeniden iktidara gelmesi halinde AB ile reform müzakerelerinin ardından üyelik referandumu düzenleme sözü verdi. Yetkilerin Brüksel’den ulusal düzeye aktarılması, düzenlemelerin azaltılması ve serbest dolaşımın etkileri, gündemdeki konular arasındaydı.

23 Haziran 2016'daki referandumda seçmenlerin yüzde 51,9'u ayrılma, yüzde 48,1'i kalma yönünde oy kullandı. Sonuç, İngiltere'nin yanı sıra Avrupa bütünleşmesi açısından da tarihi bir kırılma oluşturdu.

AB liderleri, karardan üzüntü duyduklarını ancak seçmenlerin iradesine saygı gösterdiklerini açıkladı.

Londra, 29 Mart 2017'de ayrılma niyetini resmen bildirdi. Uzun müzakereler ve İngiliz siyasetindeki anlaşmazlıkların ardından ülke, 31 Ocak 2020'de AB'den ayrıldı.

Taraflar, Aralık 2020'de Ticaret ve İşbirliği Anlaşması üzerinde uzlaştı. Ocak 2021'de geçici uygulanmaya başlayan anlaşma; ticaret, ulaştırma, balıkçılık ve güvenlik dahil çeşitli alanlarda yeni ilişkinin temelini oluşturdu.

2024'te göreve gelen İşçi Partisi hükümeti, ilişkileri yeniden canlandırma süreci başlattı. Londra’da 19 Mayıs 2025'te yapılan, ayrılık sonrasındaki ilk AB-İngiltere zirvesinde stratejik ortaklık ile güvenlik ve savunma ortaklığı üzerinde uzlaşıldı.

Ukrayna'daki savaşın ortaya çıkardığı güvenlik ihtiyaçları ve ekonomik ilişkilerdeki engelleri azaltma arayışı, yakınlaşmanın başlıca gerekçeleri arasında öne çıktı. Gıda ve tarım standartları, emisyon ticaret sistemlerinin bağlantılandırılması, enerji ve gençlerin hareketliliği müzakerelerin gündemine girdi.

Aralık 2025'te İngiltere’nin Erasmus+ programına katılım koşullarında anlaşma sağlandığı duyuruldu. İkinci AB-İngiltere zirvesinin ise 20 Kasım 2026’da Brüksel’de yapılacağı açıklandı.

Temmuzda başbakanlık görevini üstlenen Burnham'ın 29 Eylül'deki İşçi Partisi konferansında yaptığı konuşma, tartışmayı yeni aşamaya taşıdı.

Burnham, "Brexit'in faydasından çok zararı oldu." diyerek Avrupa ile uzun vadeli ilişki seçeneklerini kamuoyuna sunacağını ve bunlardan biri etrafında uzlaşı arayacağını bildirdi.

Ertesi günkü açıklamalarında gümrük birliği, tek pazara katılım ve yeniden üyeliğe kadar uzanan seçeneklere işaret eden Burnham, hemen referandum düzenlenmesini ise uygun görmediğini belirtti.

Başbakan, 28 Ekim'de parlamentodaki Başbakana Sorular oturumunda ise Brexit anlaşmasının ekonomik büyüme ve göç kontrolü açısından beklentileri karşılamadığını söyledi. Ancak yeniden üyelik referandumuna ilişkin sorular karşısında AB’ye, gümrük birliğine ve serbest dolaşıma dönüşü dışlayan İşçi Partisi manifestosuna işaret etti.

"Manifestodaki kırmızı çizgilerimiz, seyahat özgürlüğü de dahil olmak üzere bu parlamentonun görev süresi boyunca güçlü şekilde yerini koruyacak." diyen Burnham, kasımdaki İngiltere-AB Zirvesi kapsamında yürütülecek müzakerelerle ülkesi için daha iyi bir anlaşma elde etmeyi hedeflediğini vurguladı.

değerlendirmelerde bulunan üç uzman, yeniden üyeliğin mümkün olduğu konusunda kapıyı açık bırakırken zamanlama ve AB ülkelerinin yaklaşımına ilişkin farklı görüşler dile getirdi.

Wilfried Martens Avrupa Araştırmaları Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Eoin Drea, İngiltere'nin AB ile ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "İngiltere'nin kısa ve orta vadede AB’ye katılacağını düşünmüyorum. Ancak İngiliz hükümetinin kısa vadede belirli sektörlerde AB ile daha yakın bir ilişki arayışına girmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum." dedi.

"Bunun, yeni İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın son 10 yıldır İngiltere'de kimsenin pek konuşmak istemediği Brexit'le ilgili bütün meseleleri tartışmaya açık olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bir siyasi liderin İngiltere'de ilk kez Brexit'in ülke üzerinde olumsuz ekonomik etkileri olduğunu kamuoyu önünde kabul etmesi söz konusu.

Büyük ölçüde İngiliz iş dünyası örgütleri veya özel sektör şirketlerinin etkisiyle geliştiğini düşündüğüm bu farkındalığın, başbakana bu konuları yeniden kamuoyu önünde tartışmaya başlama konusunda güven verdiğini düşünüyorum."

Drea, Brüksel’de Kanada, Avustralya ve İngiltere gibi benzer görüşleri paylaşan ülkelerle işbirliğini artırma konusunda belirgin bir mutabakat bulunduğunu ancak bunun İngiltere açısından somut olarak ne anlama geleceğinin henüz netleşmediğini belirtti.

İngiltere’nin yeniden katılmak istediğini bildirmesini oldukça düşük ihtimal olarak değerlendiren Drea, böyle bir durumda Fransa’nın yaklaşımının başlıca güçlüklerden biri olabileceğini savundu. Fransa’nın AB ekonomisinin nasıl şekillenmesi gerektiğine ilişkin görüşünün İngiltere’nin serbest piyasaya dayalı Anglo-Sakson modelinden oldukça farklı olduğunu belirten Drea, diğer üye ülkelerden ise çok güçlü destek beklediğini söyledi.

Somut işbirliği alanlarına ilişkin Drea, güvenlik ve savunmada hemen ilerleme sağlanabileceğini, Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik verilmesine yönelik düzenlemeler bakımından da bu işbirliğinin önemli olacağını ifade etti.

Drea, “Belirli ölçüde Rus etkisi olduğunu kimsenin reddettiğini düşünmüyorum. Ancak bunun, gerçekleşen oylama sonucunda çok büyük bir fark yaratmaya yetecek boyutta olmadığı kanaatindeyim.” dedi.

İngiltere’de kamuoyu araştırmalarının yeniden üyeliğe çoğunluk desteği gösterdiği yönündeki değerlendirmelerin meseleyi bütünüyle açıklamadığını vurgulayan Drea, daha yakın ilişkiye yönelik ciddi görüşmelerin ülkede yeni bir tartışma dalgası başlatacağını söyledi. Drea, böyle bir tartışmada mevcut kamuoyu desteğinin korunup korunamayacağının son derece belirsiz olduğunu kaydetti.

İngiliz siyasetindeki istikrarsızlığın AB’nin yaklaşımını da etkileyebileceğini belirten Drea, bir sonraki seçimden sonra ne olacağının bilinmemesinin Birliği kapsamlı ve uzun vadeli anlaşmalara girme konusunda isteksiz kılabileceğini ifade etti.

Olası üyelik tartışmalarında İngiltere’nin avroya geçmesinin gerekip gerekmeyeceği ve geçmişte sahip olduğu bütçe katkısı indiriminin yeniden uygulanıp uygulanmayacağı gibi soruların da gündeme geleceğini belirten Drea, Fransa’da Marine Le Pen’in cumhurbaşkanı olması ihtimalini de siyasi belirsizliklere örnek gösterdi. Drea, bütün bu unsurlar nedeniyle yeniden üyelik ihtimalinin hala uzak olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Politika Merkezi (EPC) İcra Kurulu Başkanı ve Başekonomisti Fabian Zuleeg, İngiltere’nin AB’ye yeniden katılmasının mümkün olduğunu ancak bunun yakın zamanda gerçekleşmesini beklemediğini söyledi.

"Bu tamamen gerçekçi. İngiltere’nin izleyebileceği bir süreç de var. Aynı ilkeleri benimseyen herhangi bir Avrupa ülkesi, AB'ye katılmak için başvurabilir. Gerçekçi olmayan, bunun çok hızlı gerçekleşmesini beklemek... Ancak bu yalnızca Avrupa Birliği’nden değil, İngiltere’den de kaynaklanıyor.

Yakın zamanda bir referandum yapılacak gibi görünmüyor ve bütün bu süreci yeniden başlatabilmek için gerçekten bir referandum gerekecektir. Dolayısıyla bunun gelecekte gerçekleşebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum ancak şu an için böyle bir olasılık yok."

"Ortak üyelik diye bir statü aslında yok. Bu, AB'ye üye olamayacak Kanada ile çok daha bütünleşmiş bir ortaklık kurulmasının arzu edildiğini anlatmak için kullanılan bir tanımlama. İngiltere için durum böyle değil. Bir tür ara statü de anlamlı değil.

Çünkü İngiltere’nin yeniden katılmasının temel nedenlerinden biri, dışarıda kalmak yerine karar alma süreçlerini etkilemek üzere yeniden masada yer almak olur. Bunu da ancak tam üyelikle elde edebilirsiniz."

Üye ülkelerin olası bir başvuruyu engellemesini beklemediğini belirten Zuleeg, İngiltere'nin dönüşünün bütün üyelerin çıkarına olacağını savundu. Zuleeg, Birlikten ayrılan tek ülkenin yeniden katılmak istemesinin Avrupa açısından önemli bir başarı olarak görülebileceğini ifade etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: AA Güncel (demo)
Haber metni ve görseller AA Güncel (demo) sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 08:32 · Kaynak: AA Güncel (demo)
Kaynağı Oku ↗