Habermetrik
← Ana Sayfa
Adana/Yumurtalık 07 Kasım 2026 13:50
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ailede kanser öyküsü olan erkekler dikkat: Prostat taraması için 50 yaşını beklemeyin!

Ailede kanser öyküsü olan erkekler dikkat: Prostat taraması için 50 yaşını beklemeyin!
Görsel kaynağı: babaocagi.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Prostat kanseri yalnızca ileri yaşlarda görülmüyor
  • Uzmanlar, ailesinde prostat, meme, yumurtalık veya pankreas kanseri bulunan erkeklerin 45 yaşından itibaren PSA testi yaptırması gerektiğini vurguluyor

Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanseri, genç yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından düzenlenen toplantıda uzmanlar, hastalıkta erken tanının önemine dikkat çekerek PSA testinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, prostat kanserinin geçmişte daha çok ileri yaş hastalığı olarak değerlendirildiğini ancak artık genç erkeklerde de görülebildiğini söyledi.

Eren, "Bu hastalığa eskiden sadece ileri yaş hastalığı gibi bakardık ama artık biliyoruz ki genç yaşlarda da karşımıza çıkabiliyor. Bu yüzden ‘ben gencim, bana bir şey olmaz’ dememek lâzım" uyarısında bulundu.

ERKEN EVREDE YAKALANABİLEN BİR HASTALIK

Prostat kanserinin erken evrede teşhis edilebildiğini belirten Eren, PSA adı verilen kan testiyle hastalığın erken dönemde tespit edilebildiğini ifade etti.

Erken tanı konulduğunda tedavi başarısının yüksek olduğunu vurgulayan Eren, cerrahi veya ışın tedavisiyle tam iyileşme sağlanabildiğini belirtti.

HERKES TARAMA YAPTIRMALI MI?

Prostat kanserinin ulusal tarama programında bulunmamasının tarama yapılmadığı anlamına gelmediğini belirten Eren, herkese değil, risk grubundaki kişilere tarama önerdiklerini söyledi.

Eren, 50 yaşından sonra idrara çıkmada zorlanma, gece sık idrara kalkma ve idrarda kan görme gibi belirtileri bulunan erkeklerin mutlaka doktora başvurarak PSA testi yaptırması gerektiğini kaydetti.

Eren, erken tanının önemini şu sözlerle anlattı:

"Dernek olarak bütün kanserlerde vatandaşları bilgilendirmeye çalışıyoruz. Prostat için verilecek en net mesaj şu: Erken tanı hayat kurtarır. PSA testi basit bir kan testi ama hayat kurtaran bir test. 50 yaşından sonra semptomu olan hastalarda ve 45 yaşından sonra yüksek riskli hastalarda mutlaka yapılmasını öneriyoruz. Erken teşhis edildiğinde cerrahiyle veya ışın tedavisiyle tam şifa sağlayabiliyoruz."

AİLESİNDE BU KANSERLER OLANLAR RİSK GRUBUNDA

Uzmanlara göre ailesinde özellikle birinci derece akrabasında prostat kanseri bulunan erkekler yüksek risk grubunda yer alıyor. Bunun yanı sıra ailesinde meme, yumurtalık veya pankreas kanseri öyküsü bulunanların da dikkatli olması gerekiyor.

Bu kanserlerin birbiriyle ilişkili olduğunu belirten Eren, BRCA1 ve BRCA2 gibi gen mutasyonlarının hem meme hem de prostat kanserine neden olabildiğini söyledi.

Bu nedenle ailesinde söz konusu kanserlerden biri bulunan kişilerin 45 yaşından itibaren üroloğa veya aile hekimine başvurarak tarama programına girmesi gerektiğini vurguladı.

Eren, idrarda kan görülmesi durumunda bunun önemsenmesi ve mutlaka doktor kontrolünden geçilmesi gerektiğini de hatırlattı.

PROSTAT KANSERİNDE TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL HALE GELDİ

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Gürler, prostat kanserinde artık her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını belirtti.

Hastalığı erken evre ve ileri evre olmak üzere iki ana gruba ayırdıklarını söyleyen Gürler, erken evrede cerrahi ve radyoterapi ağırlıklı tedavi uygulandığını, kararın hastanın yaşına ve tümörün derecesine göre verildiğini ifade etti.

İleri evrede ise kanser hücrelerinin genetik ve biyolojik özelliklerinin incelendiğini belirten Gürler, BRCA gen değişikliği tespit edilen hastalarda bu özelliği hedefleyen PARP inhibitörleri adı verilen akıllı ilaçların kullanılabildiğini kaydetti.

Gürler, tedavi yaklaşımını şöyle anlattı:

"Hastalığı iki ana gruba ayırıyoruz: Erken evre ve ileri evre. Erken evrede daha çok cerrahi ve radyoterapinin ağırlıklı olduğu bir tedavi yönetiyoruz. Hastanın yaşına, tümörün derecesine göre karar veriyoruz. Bugünkü amacımız doğru hastaya, doğru zamanda, doğru tedaviyi vermek.

İleri evrede artık kanser hücresinin genetik ve biyolojik özelliklerine bakıyoruz. Örneğin hastada BRCA gen değişikliği saptarsak, doğrudan bu biyolojik özelliği hedefleyen PARP inhibitörleri dediğimiz akıllı ilaçları kullanabiliyoruz. Yani tedavi tamamen kişiye özel hâle geldi."

“MUCİZE” DİYE SATILAN BİTKİSEL ÜRÜNLERE DİKKAT

Prostat kanseri hastalarının iyileşmek amacıyla farklı yöntemlere yönelebildiğini belirten Gürler, sosyal medyada “mucize tedavi”, “kemoterapi dışı tek çözüm” ve “bitkisel kür” gibi ifadelerle pazarlanan ürünlere karşı uyardı.

Bilimsel dayanağı bulunmayan bu ürünlerin kanser tedavisini geciktirebildiğini, uygulanan tedavinin etkisini azaltabildiğini ve ciddi karaciğer ile böbrek sorunlarına yol açabildiğini belirten Gürler, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak bu ürünlere karşı hukuki yoldan da mücadele ettiklerini söyledi.

Gürler, hasta ve hasta yakınlarının sosyal medyada karşılaştıkları her tedavi önerisine inanmamaları ve mutlaka tıbbi onkoloji uzmanına danışmaları gerektiğini vurguladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: babaocagi.com.tr
Haber metni ve görseller babaocagi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Adana/Yumurtalık
Yayın: 07 Kasım 2026 13:50 · Kaynak: babaocagi.com.tr
Kaynağı Oku ↗