Fon vurgununda milyarlık zarar: Türkiye Sigorta’nın kârı yüzde 44 eridi
- Fon vurgunu tartışmalarının odağındaki Türkiye Sigorta, üçüncü çeyrekte 5,42 milyar lira zarar açıkladı
- Ekonomi yazarı Cahit Uyanık, Tera bağlantılı işlemlerde 12,4 milyar liralık kaynak riski bulunduğunu ve şirketin 14 milyar liralık potansiyel kârdan mahrum kaldığını öne sürdü
Fon vurgunu tartışmalarının odağındaki Türkiye Sigorta, üçüncü çeyrekte 5,42 milyar lira zarar açıkladı. Ekonomi yazarı Cahit Uyanık, Tera bağlantılı işlemlerde 12,4 milyar liralık kaynak riski bulunduğunu ve şirketin 14 milyar liralık potansiyel kârdan mahrum kaldığını öne sürdü.
Türkiye Sigorta’nın 2026 yılı üçüncü çeyrek bilançosu, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasının mali boyutuna ilişkin tartışmaları büyüttü. Şirket, aracı kurumlarda bulunan yaklaşık 9 milyar liralık finansal varlığını vadesinde geri alamadığını açıkladı.
Bunun üzerine ekonomi yazarı Cahit Uyanık, Türkiye Hayat ve Emeklilik’e ilişkin iddiaları da gündeme taşıdı.
Türkiye Sigorta, 4 Kasım’da Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) 2026 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını bildirdi. Şirket, temmuz-eylül döneminde 5 milyar 420 milyon 792 bin lira net zarar açıkladı.
Oysa Türkiye Sigorta, 2025 yılının aynı döneminde yaklaşık 5 milyar 20 milyon lira net kâr elde etmişti. Böylece şirketin çeyreklik finansal sonucunda yaklaşık 10,4 milyar liralık olumsuz değişim yaşandı.
Finansal tablolar, Türkiye Sigorta’nın dokuz aylık net kârının bir yılda yaklaşık yüzde 44 azaldığını ortaya koydu.
Türkiye Sigorta’nın bilançosundaki en önemli gelişmelerden biri, aracı kurumlardan tahsil edilemeyen finansal varlıklar oldu. Şirketin 30 Eylül 2026 itibarıyla şüpheli alacakları 8 milyar 963 milyon 261 bin 741 liraya ulaştı.
Finansal tablo dipnotlarına göre şirket, bir aracı kurumda emanet olarak tuttuğu devlet iç borçlanma senetlerini işlem vadesinde geri alamadı.
Türkiye Sigorta, tahsilatın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin belirsizlik nedeniyle söz konusu tutarın tamamı için karşılık ayırdı. Ayrıca şirket, alacağın tahsili amacıyla hukuki süreç başlattığını ve ilgili kurumlara başvurduğunu bildirdi.
Bu işlem, şirketin yaklaşık 9 milyar liralık riski finansal tablolarına yansıtması anlamına geliyor. Ancak karşılık ayrılması, alacağın tamamının kesin olarak tahsil edilemeyeceğini göstermiyor.
Ekonomi yazarı Cahit Uyanık, Türkiye Sigorta’nın son üç yıldaki kârlılığını karşılaştırarak fon vurgunu tartışmalarının mali sonuçlarına dikkat çekti.
Uyanık’ın paylaştığı verilere göre şirket, 2024 yılının ilk dokuz ayında yaklaşık 9,6 milyar lira net kâr elde etti. Türkiye Sigorta, 2025’in aynı döneminde ise kârını yaklaşık 14,5 milyar liraya yükseltti.
Bu artışın yaklaşık yüzde 50 olduğunu hatırlatan Uyanık, aynı büyüme oranının 2026 yılında da korunması halinde şirketin dokuz aylık kârının 22 milyar liraya yaklaşabileceğini savundu.
Ancak Türkiye Sigorta’nın açıkladığı gerçek kâr 8,1 milyar lira seviyesinde kaldı. Uyanık, varsayımsal 22 milyar liralık kâr ile gerçekleşen sonuç arasındaki farkı yaklaşık 14 milyar lira olarak hesapladı.
Ekonomist, bu tutarın yaklaşık 300 milyon dolara karşılık geldiğini belirterek kamu kaynakları üzerindeki olası etkiye dikkat çekti.
Uyanık’ın hesabı, önceki yılın kâr artışının 2026’da da devam edeceği varsayımına dayanıyor. Dolayısıyla 14 milyar lira, şirketin bilançosunda kesinleşmiş bir zarar kalemi değil.
Türkiye Sigorta’nın kârının yalnızca geçen yılın değil, 2024 yılının da gerisinde kaldığını vurgulayan Uyanık, şirketin finansal performansındaki bozulmayı eleştirdi.
Ekonomist, 2024’te yaklaşık 9,6 milyar lira olan dokuz aylık kârın 2025’te 14,5 milyar liraya yükseldiğini hatırlattı. Buna karşılık şirket, 2026’nın aynı döneminde yaklaşık 8,1 milyar lira kâr açıkladı.
Uyanık, bu tabloyu fon soruşturmasındaki işlemlerle ilişkilendirerek şirketin daha yüksek kârlılığa ulaşma imkânını kaybettiğini savundu.
Cahit Uyanık, Türkiye Sigorta’nın yanı sıra Türkiye Hayat ve Emeklilik’in de Tera grubuyla bağlantılı finansal işlemlerden etkilenmiş olabileceğini belirtti.
Gazeteci Burak Doğan’ın haberine atıfta bulunan Uyanık, Türkiye Hayat ve Emeklilik’e ait 3,4 milyar lira nominal değerindeki devlet tahvilinin Tera’ya teminatsız biçimde ödünç verildiğini ileri sürdü.
Uyanık, söz konusu tahvillerin geri alınamadığını da iddia etti.
Ekonomist, Türkiye Sigorta’nın yaklaşık 9 milyar liralık alacağıyla Türkiye Hayat ve Emeklilik’e ilişkin 3,4 milyar liralık iddiayı birlikte değerlendirdi.
Böylece Uyanık, Tera bağlantılı işlemlerde geri alınamadığını öne sürdüğü toplam kaynağı yaklaşık 12,4 milyar lira olarak hesapladı.
Türkiye Hayat ve Emeklilik’e ilişkin 3,4 milyar liralık tutar, aktarılan soruşturma ifadelerine dayanan bir iddia niteliği taşıyor.
Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer’in savcılık ifadesinde, Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat ve Emeklilik’in Tera grubuna verdiği devlet tahvillerinin toplam nominal değerinin 12,7 milyar liraya ulaştığını söylediği aktarıldı.
Özer’in, tahvillerin teminat alınmadan ödünç verildiğini ve Tera grubunda yaşanan temerrüt nedeniyle geri alınamadığını ileri sürdüğü belirtildi.
Ayrıca işlemlerin eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak’ın talimatıyla gerçekleştirildiği de iddialar arasında yer aldı.
Bu açıklamalar, soruşturma kapsamında aktarılan ifadeler niteliğinde bulunuyor. İşlemlerde kimin hangi hukuki sorumluluğu taşıdığına ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Uyanık’ın yaklaşık değerlerle hesapladığı 12,4 milyar lira ile savcılık ifadesinde geçtiği belirtilen 12,7 milyar liralık nominal tutar, ayrı kaynaklara dayanıyor. Bu nedenle iki rakamın aynı kesinlikte muhasebeleştirilmiş zarar olarak değerlendirilmesi mümkün değil.
Ekonomist, Burak Doğan’ın haberinde kayıp paranın 21 milyar liraya ulaşmış olabileceği yönünde bilgi bulunduğunu aktardı.
Uyanık, bu iddiayı oldukça ciddi bulduğunu ifade etti. Ancak söz konusu 21 milyar liralık tutarın hangi işlemlerden oluştuğu ve diğer açıklanan rakamlarla nasıl ilişkilendiği henüz netleşmiş değil.
Bu nedenle 21 milyar liralık iddia, Türkiye Sigorta’nın doğrulanmış bilanço zararıyla aynı kapsamda değerlendirilemiyor.
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik’in kamu bağlantılı şirketler olduğuna dikkat çeken Uyanık, finansal risklerin ilerleyen dönemde vatandaşlara dolaylı maliyet getirebileceğini savundu.
Uyanık ayrıca sermaye desteği yerine tahvil ihracı yoluyla borçlanma seçeneğinin kullanılabileceğini ifade etti.
Böyle bir senaryonun kamu borcu ve dolayısıyla vatandaşların üzerindeki mali yük açısından sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Ancak şirketlere yönelik yeni bir sermaye desteği kararı veya bu işlemler nedeniyle vatandaşlara yansıtılmış kesin bir mali yük açıklanmış değil.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Çanakkale
Yayın: 05 Kasım 2026 14:29 · Kaynak: kronos41.news