Kozinoğlu’nun Ölümünden Sonra Koğuşunda İlk İnceleme! Görevli O Güne Dair Detayları Anlattı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında hayatını kaybetmesinin ardından geride özel notları, ekose atkısı, günlük spor planları ve son hazırladığı kahvesi kaldı. Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma ise hayatını kaybettiği gün başlatıldı. İlgili mevzuat kapsamında cezaevlerinde meydana gelen her ölüm “şüpheli” kabul ediliyor. Bu nedenle ölümün doğal gerçekleşmiş olması durumunda dahi cenaze Adli Tıp Kurumu’na gönderiliyor ve otopsi yapılıyor. Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’deki ölümünün ardından da aynı prosedür uygulandı. KOZİNOĞLU’NUN ÖLÜMÜNDE İLK GÜNDE NELER YAŞANDI? Hürriyet Gazetesi'nden Musa Kesler'in haberine göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nda o gün nöbetçi olan savcı önce hastaneye giderek Kozinoğlu’nun cenazesini gördü ve “ölü muayene” işlemlerini tamamladı. Savcı, Kozinoğlu’na ilk müdahaleyi gerçekleştiren sağlık ekiplerinin ifadelerini aldıktan sonra cezaevine geçti. Savcı burada Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile emekli Yüzbaşı Hasan Ataman’ı ayrı ayrı dinledi. Ataman ve Uğur, olay günü sabahtan itibaren yaşananları bütün ayrıntılarıyla anlattı. Gardiyanların da ifadeleri alınırken, koğuştan gelen acil müdahale çağrısının ardından neler yaptıkları ya da yapmadıkları o gün itibarıyla araştırılmaya başlandı. KOĞUŞTA İLK DİKKATİ ÇEKEN GÜNLÜK PLANLARI OLDUSoruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun ölümünün ardından koğuşta ilk incelemeyi yapan görevliyle de görüşüldü. Görevlinin aktardığına göre, Kozinoğlu’nun kullandığı alanda ilk göze çarpanlar günlük planlarıydı. Kozinoğlu, gün içerisinde yapacaklarını spor, yürüyüş, kitap okuma, dinlenme ve uyku gibi başlıklar altında planlamıştı. Gününün büyük bölümünü ayrıntılı şekilde programladığı, özellikle sporun günlük hayatında ayrı bir yere sahip olduğu görüldü. Koğuşta günlük yaşamına ait özel eşyalarının yanı sıra kişisel notlarının bulunduğu kağıt tomarları da vardı. Adliyeye geldiği gün üzerinde bulunan ekose atkısı da kıyafetleri arasında yer alıyordu. Rahatsızlanmadan hemen önce hazırladığı kahvesi ise olduğu yerde duruyordu. Koğuşta bulunan özel eşyalar daha sonra ailesine teslim edildi. El yazısıyla kaleme aldığı notların bir bölümü kitaplaştırılırken, bazıları ise kayboldu. Bazı özel notlar da savcılığa teslim edilerek adli emanete alındı. SORUŞTURMA ÜÇ GÜN SONRA EL DEĞİŞTİRDİSilivri’de ölümün gerçekleştiği gün başlatılan soruşturmanın dosyası üç gün sonra değiştirildi. Dönemin Silivri Başsavcısı, dosyayı soruşturmayı başlatan savcıdan aldı ve kısa süre sonra başka bir savcıya devretti. Kozinoğlu’nun ölümünün şüpheli olduğu ve öldürülmüş olabileceğine ilişkin iddiaların da o günlerden itibaren gündeme geldiği belirtildi. Yaklaşık 6 ay süren soruşturma, Adli Tıp Kurumu’nun “kalp krizi sonucu doğal ölüm” raporunun da dikkate alınmasıyla 2012 yılında takipsizlik kararı verilerek sonlandırıldı. Daha sonraki dönemde başlayan FETÖ soruşturmaları kapsamında dönemin Silivri Başsavcısı ile takipsizlik kararını hazırlayan savcının ihraç edildiği kaydedildi. Soruşturmanın üçüncü gününde dosyanın devredildiği savcının ise görevine devam ettiği, daha sonra önemli FETÖ soruşturmalarında da görev aldığı ve halen aktif olarak görev yaptığı belirtildi. KOZİNOĞLU’NUN SPOR TUTKUSU TELEFON TAPELERİNE DE YANSIMIŞTIKozinoğlu’nun 2011’de tutuklandığı soruşturma dosyasında telefon görüşmelerine ilişkin tapeler de bulunuyordu. Telefonlarının bir süre dinlendiği ve bu görüşmelerin soruşturma dosyasına eklendiği belirtildi. Söz konusu tapelerin tamamını incelediğini aktaran kaynak, bazı görüşmelerde Kozinoğlu’nun spor yaptığı sırada bir yandan da günlük işleri hakkında telefonda konuştuğunu söyledi. Bu kayıtların, sporun Kozinoğlu’nun hayatındaki özel yerini gösterdiği ifade edildi. KURTLAR VADİSİ PUSU’YA FETÖ İNCELEMESİErgenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisi de inceleme kapsamına alındı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, elde edilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda dizide yer alan bazı unsurların bilirkişi heyeti tarafından incelenmesine karar verildi. Bu kapsamda dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde “FG” harf grubunu taşıyan araç plakalarının kullanılması ve belirli bölümlerde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu yönündeki iddialar mercek altına alındı. Başsavcılık, bilirkişi incelemesinin söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması amacı taşıdığını belirterek soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. SENARİSTLER BİLGİ SAHİBİ SIFATIYLA İFADE VERDİSoruşturma kapsamında “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade vermeye çağrıldı. Senaristler ise dizideki söz konusu benzerliklerin “tesadüf” olduğunu savundu.
Kategori: Asayiş · Bölge: İstanbul/Silivri
Yayın: 17 Eylül 2026 07:16 · Kaynak: gercekgundem.com