Açık öğretimle eğitimini tamamlayan Osmaniyeli anne, enkazda kaybettiği yazılarının ardından ilk romanını 6 ayda tamamladı
Osmaniye’de, 6 Şubat depremlerinde 5 yaşındaki oğluyla birlikte 8 saat enkaz altında kalan 4 çocuk annesi Zahide Özbebek (31), depremde kaybettiği yazılarını yeniden kaleme alarak “Güneşi Yudumlarken” adlı ilk romanını yayımladı. Üç yıl konteynerde yaşayan, eşinin ve oğlunun sağlık sorunlarıyla mücadele ederken ev yemekleri yaparak ailesinin geçimini sağlayan Özbebek, kitabını 6 ayda tamamladı.
Osmaniye merkez Yunus Emre Mahallesi’nde deprem sırasında 3 katlı binanın 3’üncü katında yaşayan Zahide Özbebek’in evi, ilk sarsıntıda yıkıldı. Özbebek, 5 yaşındaki oğlu Yasin Taha ile enkaz altında kaldı. Yaklaşık 8 saat sonra enkazdan çıkarılan küçük çocuk, Gaziantep’te 8 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra Adana’da tedavisine devam edildi.
Depremde ‘çiçeklerim’ dediği yazılarını, kitaplarını kaybeden Özbebek, oğlunun hastanedeki tedavi sürecinin iyiye gitmesiyle birlikte yeniden yazmaya karar verdi. Depremden önce de kitap yazmaya başladığını belirten Özbebek, oğlunun tedavi sürecinde yaşama tutunmak ve hayalini gerçekleştirmek için yeniden kalemini eline aldı.
Hastane odasında ve konteynerde yazılarını sürdüren Özbebek, romanını 6 ayda tamamladı. El yazısıyla deftere geçirdiği metinleri daha sonra cep telefonundaki dosya uygulamasına aktaran Özbebek’in eseri, bir hocasının aracılığıyla yayınevine ulaştırıldı ve yayımlandı.
Depremin ardından yaşadıkları zorlu süreci anlatan Özbebek, “Evimiz depremin ilk sarsıntısında yıkıldı. Bir oğlumla enkazdan zor çıktık. Daha sonra konteynerlerde 6 kişi 3 yıl kaldık. Bu sürede oğlum ve eşim çok ciddi sağlık sorunları yaşadı.
Oğlumun tedavisi Adana Şehir Hastanesi’nde, eşimin tedavisi ise Ankara Bilkent Hastanesi’nde devam ediyordu. Bu zor günlerde evimin geçimini mantı, içli köfte, yaprak sarma gibi ev yemekleri yaparak sağladım” dedi. Kitap okuma ve yazma hayalinin çocukluğundan geldiğini belirten Özbebek, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayalinden vazgeçmediğini ifade ederek, “Yaşadığım tüm zorluklara rağmen 20 metrekarelik alanda gündüz çocuklarımla ilgilenip akşam yemek yapıp sattıktan sonra oturup kitabımı yazıyordum.
Sonrasında kitabımı bir hocamız vesilesiyle yayınevine gönderdik. Dosyamı kabul ettiler ve romanım basıldı” diye konuştu. KADINLARIN MÜCADELESİNİ ANLATIYOR“Güneşi Yudumlarken” adlı romanında, Doğu’da ağır şartlar altında yaşayan, sesi bastırılan, yaşam ve eğitim hakları elinden alınan bir kız çocuğunun hikâyesini anlattığını kaydeden Özbebek, romanın başkahramanının Havin olduğunu söyledi.
Havin isminin “yaz” anlamına geldiğini belirten Özbebek, karakterin yaşadığı hayatın ise kış gibi olduğunu dile getirdi. Havin’in tüm zorluklara rağmen mücadele ederek kendi kışını bahara ve yaza çevirmeye çalıştığını anlatan Özbebek, “Karakterimizin eğitim hakları elinden alınmış, istismara uğramış, başkalarının hatalarının bedeli kendisine ödetilmiş.
Tek suçu kız çocuğu olarak dünyaya gelmek. Buna rağmen Havin asla pes etmemiş, tüm zorluklara rağmen kendini geliştirmekten vazgeçmemiş. Bu, zorluklarla baş edebilen bir kadının hikâyesi. Sadece bir kadının değil, birçok kadının kendi hikâyesini bulabileceği bir roman” ifadelerini kullandı.‘BİR ANNE ASLA VAZGEÇMEMELİ’Deprem sonrasında eşinin ve oğlunun ciddi sağlık sorunları yaşadığını anlatan Özbebek, eşinin böbrek rahatsızlığı ve yüksek tansiyona bağlı sorunlarla mücadele ettiğini, oğlunun ise kafatasındaki kırığın ardından epilepsi nöbetleri geçirdiğini söyledi.
Uzun süre yoğun bakımda tedavi gören oğlunun boynundan aşağı felç kaldığını belirten Özbebek, fiziksel olarak toparlanmasına rağmen yaşadığı sağlık sorunlarının ve depremin etkilerinin devam ettiğini kaydetti. Oğlunun tedavisi sürerken eşinin de ciddi bir trafik kazası geçirdiğini ve uzun süre çalışamadığını belirten Özbebek, bütün bu zorluklara rağmen okumaktan ve yazmaktan vazgeçmediğini vurguladı.
Özbebek, “Bence bir kadın anneyse asla vazgeçmemelidir. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen çocukları için hayatı her zaman çiçek bahçesine döndürmelidir. Yaşadığım her zorluk, başarmam için beni biraz daha hırslandırdı. Çünkü anneyim ve çocuklarıma örnek olmam gerekiyor.
Bir çocuğun en güzel örneği anne ve babasıdır. Çocuklarıma hiçbir zorlukta pes etmemeleri gerektiğini, hayatın her zaman devam ettiğini ve umudun her zaman var olduğunu göstermek istedim” dedi. AÇIK ÖĞRETİMLE EĞİTİMİNİ TAMAMLADIOsmaniye doğumlu olduğunu ve ilkokul 3’üncü sınıfta eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını belirten Özbebek, evlenip 4 çocuk annesi olduktan sonra eğitimine yeniden devam ettiğini söyledi.
Açık öğretim yoluyla ilkokul, ortaokul ve liseyi bitirdiğini kaydeden Özbebek, çocuklarına örnek olmak istediğini ifade etti. Depremden önce yazdığı kitabının da enkaz altında kaldığını belirten Özbebek, el yazısıyla yazdığı defteri ise hayatının en zor günlerinde kendisine eşlik eden bir hatıra olarak sakladığını dile getirdi.
İlk romanından elde edeceği geliri çocuklarının eğitimi için kullanmayı hedefleyen Özbebek, yazmaya devam edeceğini belirterek, yaşadığı zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyen kadınlara umut olmak istediğini söyledi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 05 Kasım 2026 13:30 · Kaynak: basakgazetesi.com