Bostanbaşı’ndaki yıkımda yürek yakan iddia: "Ölmüş kızının bisikletini bile götürdüler!
Busabah TV ekranlarında yayınlanan; moderatörlüğünü gazeteci Necdet Akboğa’nın üstlendiği, Malatya Flaş Haber İmtiyaz Sahibi Remzi Hayta, Malatya Olay Haber İmtiyaz Sahibi Ali Aladağ ve Busabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun katıldığı "Gündem Malatya" programına saha gözlemleri ve acı iddialar damga vurdu.
Bostanbaşı bölgesinde yürütülen yıkım çalışmalarını yerinde takip eden gazeteci Necdet Akboğa, canlı yayında adeta duygu boşalması yaşayarak yıkım firmalarının tutumunu ve vatandaşların çaresizliğini tek tek anlattı.
"Ev Sahibini Tehlike Var Diye Sokmuyorlar, İçeride Eşyaları Söküyorlar"
Bostanbaşı’nda henüz gıcır gıcır durumdaki binaların yıkımı sırasında ailelerin gözyaşları içinde süreci izlediğini belirten Necdet Akboğa, Ankara’dan gelen yıkım şirketlerinin uygulamalarını sert bir dille eleştirdi.
Saha çekimlerini kameramanı Hasan ile birlikte gerçekleştirdiğini aktaran Akboğa, tehlike gerekçesiyle ev sahiplerinin içeri alınmadığını ancak yıkım ekibinin içerideki eşyaları çıkardığını vurguladı:
"Biz de çekim yapıyoruz oradayız, o işler acısı... İçeriye kimseyi bırakmıyorlar,'giremezsin' diyorlar. Ama içeride kendi işçileri dangır dungur yıkıyorlar; buzdolaplarını, çamaşır makinelerini götürüyorlar.'Tehlike var' diye ev sahibini içeri sokmuyorlar. Peki, tehlike varsa söken kişi insan da içeri girmek isteyen insan değil mi? Burada mevzu çok farklı."
"Bahçedeki Jeneratöre ve Çocuk Bisikletine Bile El Koydular"
Mevzunun sadece bina içindeki eşyalarla sınırlı kalmadığını, binayla hiçbir teması olmayan açık alandaki eşyaların da toplandığını dile getiren Akboğa, tanık olduğu yürek burkan anları paylaştı:
"Binayla alakası olmayan dışarıdaki jeneratörü götürüyorlar. Bahçe kapısı, jeneratör, açık alanda çocukların bisikletleri var... Kadın orada ağlayarak yalvarıyor;'Kızımın bisikleti' diyor. Yıkım firması ise'Hayır, biz buranın ihalesini komple aldık, izin vermeyiz, götüreceğiz' diyor. O esnada yanımda vali yardımcısını arıyorlar, devlet büyüklerini, siyasileri, il başkanlarını arıyorlar. Feryat figan ediyorlar ama dinleyen yok."
Akboğa, sökülüp götürülen bisikletle ilgili yaşanan acı detayı gözyaşlarıyla tamamladı: "Ölmüş kızının çocuğunun bisikletini götürüp sattılar alçaklar! Neyi affedeceksiniz? Kimi affedeceksiniz? Af yok!"
"Dedemden Kalma Tabloya 2 Bin Lira İstediler"
Yıkım firması çalışanlarının vatandaşın duygusal hatıralarına yaklaşımını da eleştiren Akboğa, duvarda asılı aile yadigarı bir portre üzerinden gerçekleşen pazarlığı aktardı:
"Duvarda kıymetli bir portre var. Yıkımcı eleman tutmuş portreyi duvardan indiriyor. Kadın,'Ne olursun onu bana ver, onun bende hatırası var, dedemden kalma' diye rica etti. Ankara'dan gelen o şahıs ne söyledi biliyor musunuz?'Ver 2 bin lira vereyim' dedi. Benim duvarımdaki portreyi sökmüş, bana satmaya çalışıyor. Muhatap bulamıyorsunuz!"
"Kendi Yurdumuzda Öksüz ve Parya Kaldık"
Sahasız ve yalnız bırakılan vatandaşların sesini kimsenin duymadığını savunan Akboğa, adalet mensuplarına seslenerek bu mağduriyetlerin hesabının sorulmasını istedi. Kendi tozunda ve malında boğulan halkın çaresizliği üzerine Busabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu da "Asabileşme değil, duygu boşalması yaşıyoruz" diyerek destek verdi.
Yıkım sahalarında yaşanan bu tablo karşısında programdaki gazeteciler, depremin ilk günlerinde kamu kurumlarında vatandaşların karşılaştığı olumsuz tutumları hatırlatarak, "Kendi öz yurdumda garipsin, öz vatanında parya... Malatya o günlerden bugünlere geldi" ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara
Yayın: 16 Eylül 2026 14:48 · Kaynak: busabahmalatya.com