‘Türkiye ile umut tohumları ekmeye hazırız’
- ‘Değişim ve Çıkış Yolu: Dört Küresel İnisiyatif Perspektifinden Orta Doğu Durumu’ başlıklı konferansta, bölgedeki krizler ve çözüm yolları ele alındı
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) tarafından Ankara’da “Değişim ve Çıkış Yolu: Dört Küresel İnisiyatif Perspektifinden Orta Doğu Durumu” başlıklı konferans düzenlendi. Intercontinental Otel’de düzenlenen konferansın açış konuşmalarını Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ile Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yaptı.
Konferansta bir araya gelen siyasetçiler, diplomatlar ve akademisyenler, Orta Doğu’daki gelişmeleri ve yeni güvenlik mimarisinin gerekliliğini tartıştı. Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu’nun yeniden şekillenme sürecinde olduğunu, eski güvenlik yapıları sarsılırken bölgenin bağımsız hareket etme gücünün geliştiğini kaydetti.
Büyükelçi, Türkiye ve bölge ülkeleriyle değişimde çıkış yolları aramaya hazır olduklarının mesajını verdi. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de Küresel Yönetişim Girişimi’nin, yükselen Avrasya medeniyetinin millî bağımsızlığa, üretime, paylaşmaya, halkçılığa, kamuculuğa, özgürlüğe, demokrasiye ve barışa katkılarını içerdiğini söyledi.‘ORTA DOĞU YENİDEN ŞEKİLLENME SÜRECİNDE’Büyükelçi Jiang Xuebin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:“Sayın Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Sayın Türkiye Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi Başkanı Semih Koray, değerli konuklar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
DÜNYA-MER ile birlikte ‘Değişim ve Çıkış Yolu: Dört Küresel Girişim Perspektifinden Orta Doğu Durumu’ başlıklı sempozyumu düzenlemekten büyük memnuniyet duyuyorum. Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği adına hepinize içtenlikle ‘hoş geldiniz’ diyorum.“Doğu ile Batı medeniyetlerini buluşturan, sayısız tarihî dönüm noktasına tanıklık eden Türkiye’de bugün ‘değişim ve çıkış yolu’nu ele almamız özel bir sembolik anlam taşımaktadır.
Orta Doğu, derin bir çalkantı ve yeniden şekillenme sürecindedir. Gazze’nin yaraları sarılmadan İran krizi tırmanmakta, Kızıldeniz’de çatışmalar alevlenmektedir. Eski çatışmalar sürerken yeni riskler birikmektedir.‘DİYALOG KÖPRÜLERİ KURULUYOR’“Ancak Orta Doğu krizlerden ibaret değildir.
Eski kalkınma modelleri zorlanırken dönüşüm dinamikleri güçlenmektedir. Eski güvenlik yapıları sarsılırken bölgenin bağımsız hareket etme gücü gelişmektedir. Medeniyetler arası ayrılık söylemleri zayıflarken diyalog ve karşılıklı öğrenme köprüleri kurulmaktadır.
Dış yönlendirmeler gerilerken bölge ülkelerinin kendi kaderini belirleme iradesi güçlenmektedir. Değişim, sancılarla birlikte yeni başlangıçlar da getirmektedir. Çin Devlet Başkanı Sn. Xi Jinping’in son yıllarda ortaya koyduğu dört küresel girişim, kalkınma, güvenlik, medeniyet ve yönetişimi bütünleştiren bir çerçeve sunarak Orta Doğu’nun çıkmazları aşmasına ve dönüşümüne somut yollar göstermektedir.‘FIRSATLARI PAYLAŞARAK REFAHA ULAŞABİLİRİZ’“Kalkınma köktür, sağlam kökler ağacı gürleştirir.
Orta Doğu’da kalkınma hâlâ önceliklidir. Genç işsizliği, ekonomik çeşitlilik eksikliği ve dönüşüm güçlükleri gibi sorunlar zaman zaman istikrarsızlığa zemin hazırlamaktadır. Ancak bölgenin potansiyeli de büyüktür. Ekonomik çeşitlenme hızlanmakta, bölgesel bağlantı projeleri ilerlemekte, büyük nüfus kalkınma fırsatları sunmaktadır.
Küresel Kalkınma Girişimi, kalkınmaya öncelik veren, insanı odaklı, kapsayıcı, herkesin yararını gözeten ve eyleme dayalı yaklaşımıyla bu potansiyeli kendi gücüne dayalı kalkınma kapasitesine dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Çin-Türkiye işbirliğinin somut örneği Kumport Limanı’dır.
Çinli konsorsiyumun yatırımı ve işletmesiyle elleçleme hacmi istikrarlı biçimde artan liman, bölgesel bağlantıların önemli bir merkezi olmuştur. Fırsatları paylaşarak birlikte kalkınarak ortak refaha ulaşabiliriz.‘ORTA DOĞU’NUN İHTİYACI’“Güvenlik kalkandır, sağlam kalkan halkın huzurunu korur.
Orta Doğu’da güvenlik sorunları ve açıkları yaygındır. Şiddete şiddetle karşılık verilmesi, askerî yöntemlerin kalıcı güvenlik sağlayamayacağını defalarca göstermiştir. Küresel Güvenlik Girişimi, ortak, kapsamlı, işbirliğine dayalı ve sürdürülebilir güvenliği, diyalogla çözümü ve ülkelerin meşru güvenlik kaygılarının gözetilmesini savunmaktadır.
Çin’in Suudi Arabistan ile İran arasında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasını sağlaması, köklü mezhep ayrılıklarına rağmen diyalog ve uzlaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Orta Doğu’nun ihtiyacı, dışarıdan dayatılan ‘güvenlik düzenlemeleri’ değil, bölge ülkelerinin katılımına dayanan ve tüm tarafların kaygılarını gözeten bir güvenlik mimarisidir.‘KÖKLÜ BİR BULUŞMA COĞRAFYASI’“Medeniyet köprüdür, köprüler gönülleri yakınlaştırır.
Orta Doğu, medeniyetlerin yükselişine, çöküşüne ve çatışmasına sahne olmuştur. ‘Medeniyetler çatışması’ tezi, bölünme ve çatışmaya bahane olarak defalarca kullanılmıştır. Ancak bölge, İslam, Hristiyan ve Yahudi medeniyetlerinin binlerce yıldır iç içe yaşadığı köklü bir buluşma coğrafyasıdır.
Küresel Medeniyet Girişimi, medeniyetlerin çeşitliliğine saygıyı, insanlığın ortak değerlerini, iletişimle ayrılıkları ve karşılıklı öğrenmeyle çatışmaları aşmayı savunmaktadır. Bölge ülkeleri, birlikte yaşama ve ortak refaha ilişkin tarihî birikimlerini yeniden benimserse medeniyetler arası diyalog, çatışmaları gidermede en kalıcı manevi güç olabilir.‘DIŞ GÜÇLER BÖLGE ÜLKELERİNİN ROLÜNE SAYGI DUYMALI’“Yönetişim esastır, sağlam temelleri her alana düzen getirir.
Orta Doğu’da yönetişim ve bölgesel mekanizmalar hâlâ geliştirilmeyi beklerken tek taraflı dış müdahaleler dengesizlikleri derinleştirmektedir. Küresel Yönetişim Girişimi, egemen eşitliği, uluslararası hukukun üstünlüğünü ve çok taraflılığı ve insan odaklılığı esas alır, gelişmekte olan ülkelerin küresel yönetişimde temsilini ve söz hakkını artırmayı savunur.
Bu, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi bölgesel rolünü güçlendirmek demektir. Dış güçler, bölge ülkelerinin öncü rolüne saygı duymalı, Orta Doğu’yu büyük güç rekabetinin satranç tahtasına dönüştürmemelidir.‘ÇİN ORTAK KALKINMAYI DESTEKLİYOR’“Değerli Dostlar, dört küresel girişim bir bütündür: Kalkınma temelleri sağlamlaştırır, güvenlik barışı korur, medeniyet ortak anlayışı güçlendirir, yönetişim güvence sağlar.
Ortak hedefi, Orta Doğu halklarının kendi kaderlerini belirlemesi ve bölgesel düzenin güç dayatmasına değil, uzlaşıya dayanmasıdır. Toplantımızın beş alt başlığı bu mantık zincirini yansıtmaktadır. Uzman ve akademisyenlerimizin değerli görüşlerini, farklı bakış açılarının buluşmasını dört gözle bekliyorum.
Çin, Orta Doğu’da barışı, ortak kalkınmayı, medeniyetler arası karşılıklı öğrenmeyi ve bölgesel yönetişimi daima desteklemektedir. Türkiye ve bölge ülkeleriyle değişimde çıkış yolları aramaya, çalkantılar içinde umut tohumları ekmeye hazırız.”‘BÜYÜK SAVAŞI ÖNLEYECEK FORMÜL’Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de şu konuşmayı yaptı:“DÜNYA-MER’in değerli başkanı ve yöneticileri, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sayın Büyükelçisi ve sayın diplomatlar, değerli siyasal parti, sendika ve kitle örgütleri yöneticilerimiz, değerli konuklar, sizleri insanlığın geleceğini kurma görevlerini paylaşarak selamlıyorum.
‘İnsanlığın Ortak Kader Toplumu’nun inşasında, tarihî kararların eşiğindeyiz. Atlantik Çağı’nın sonuna geldik ve Asya’dan yükselen yeni medeniyetin ışıklarını görüyoruz. Yeni medeniyet ve yeni çağ, her zaman devrim demektir.“Günümüz dünyasının uluslararası çelişmelerine ve sınıfsal çelişmelerine bakıyoruz: Emperyalist çıkar ve özel kâr sistemi, insana ve doğaya yıkım getiren bir felâket sistemi olmuştur.
Bu nedenle Özel Çıkar sistemi, bencillik ve bireycilik, artık insanlığın geçmişinde kalmaya mahkûmdur. Toplumculuk, paylaşma ve elseverlik (alturism), insanlığın yükselen değerleridir ve yeni medeniyetin habercileridir. Devletlerin bağımsızlık, milletlerin kurtuluş ve halkların devrim mücadelesi yükseliyor.
Bu küresel mücadele, aynı zamanda savaş tehlikesini önleyecek ve barışı kazanacak biricik çözümdür.“Medeniyetin birikim ve değerlerini tehdit eden savaşın kaynağında ABD emperyalizmini ve İsrail Siyonizmini görüyoruz. Ancak insanlığın bu tehdidi yerle bir edecek gücü var, kaleleri var, kahramanlık ve medeniyet birikimi var.
DÜNYA-MER’in kuruluşuna çok önemli katkıları olan Çin Halk Cumhuriyeti, bir insanlık kalesidir. Bütün dünyanın mucize diye adlandırdığı Çin Devriminin kazanımları, bugün yedi iklimde küresel kalkınmanın, küresel güvenlik ve barışın, küresel medeniyet mücadelesinin ve küresel yönetişim girişiminin itici güçlerinin başında geliyor.“İnsanlığın ortak kaderini inşa edecek olan yeni medeniyetimiz, elbette millî devletlerin bağımsızlık mücadelesiyle, milletlerin kurtuluş mücadelesiyle ve halkların devrim mücadelesiyle kuruluyor.
Şu anda insanlığın geleceğini kurmada ön cephede savaşan devletleri ve milletleri, Ankara’dan kardeşlik ve dayanışma duygularıyla selamlıyoruz. Çin ile birlikte kadim medeniyetlerin toprağı olan Batı Asya, bugün insanlığın ön cephesidir.
Yemen Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Lübnan’da Hizbullah ve Rusya Federasyonu, Küresel Güvenlik Girişimi’nin ön cephesinde kahramanlık destanları yazarak savaşıyorlar. İran, ABD ve İsrail saldırganlığına direniyor. Hepimiz, ön cephemizde savaşan ve direnenlerle birlikteyiz.
Türkiye Doğu Akdeniz’de ve Çin Halk Cumhuriyeti ile Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ise Pasifik Okyanusu kıyılarında tetikte bekliyorlar.“Bugün savaşı önleyecek belirleyici güç, Türkiye+Rusya+Çin+İran İttifakı’ndadır. Yeni medeniyetin kılıcı da kalkanı da bu ittifaktır.
Neoliberalizmin emperyalist sermaye ile entegrasyon girişimi iflas etmiştir. Gelişen dünya ülkeleri, Küresel Kalkınma Girişimi’nde tarihî başarılara imza atıyorlar. Üç beş yıl sonra Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin dünya üretiminde ilk sıraları paylaşacağı görülüyor.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda izlediği ‘paylaşarak gelişme’ çizgisi, insanlığın ortak geleceğinin inşasında çok önemli bir rol oynuyor. Tarih boyunca medeniyetler devrimlerle kuruldu. Bunun istisnası yoktur.
Zulme boyun eğerek kurulmuş bir medeniyet yoktur. Bugün Küresel Medeniyet Girişimi sayesinde aynı tecrübeyi bir kez daha yaşıyoruz. Medeniyetler, devletlerin eseridir, insan yaratıcılığının eseridir, zorlukları yenmenin eseridir, kahramanlık ve fedakârlığın eseridir.
Dolayısıyla her medeniyetin bir elinde kalem varsa, öbür elinde kılıç vardır. İnsanlığın medeniyet mirasını paylaşırken, aynı zamanda bu bilinci paylaşıyoruz.“Medeniyet, insanlığın serüvenine devletlerin kuruluşuyla birlikte geldi.
Bu nedenle medeniyet, aynı zamanda yönetmektir, yönetmekte yenileşmedir (innovation) ve bugün Küresel Yönetişim Girişimi’dir. Küresel Yönetişim Girişimi, Yükselen Avrasya Medeniyetinin millî bağımsızlığa, üretime, paylaşmaya, halkçılığa, kamuculuğa, özgürlüğe, demokrasiye ve barışa katkılarını içermektedir.
Türk milletinin barış ve kültürünün unutulmaz ermişlerinin kucağında hem arslan hem de ceylan vardır. Bizler, arslan ile ceylanın aynı pınardan su içtiği büyük kültürün mirasçılarıyız. Pınardan hep birlikte su içmenin güvencesi, barışı sağlayan kuvvet ve otoritedir.
Asya medeniyeti, pınarları yırtıcı canavarların zulmünden kurtaracaktır. Dünyanın içine girdiği belirsizlikleri, kargaşalıkları ve zorlukları aşacak güç, insanlığın ellerindedir. Gelecek ellerimizdedir. Görevlerimiz zorludur, ancak insanlığın önündeki üretim atağı, aydınlanma ve insancıl (hümanist) kültür, o zorluklara karşı omuz omuza, yürek yüreğe mücadelenin eseri olacaktır.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 30 Ekim 2026 21:03 · Kaynak: aydinlik.com.tr