AİHM’den 947 dosyada yeni karar: Gülen cemaati yargılamaları bir daha çöktü
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Gülen Cemaati’ ne yönelik ByLock temelli yargılamalarda Yüksel Yalçınkaya kararıyla başlayan çizgiyi yüzlerce yeni dosyaya taşıdı. Mahkemeden yapılan açıklamaya göre 29 Eylül 2026 tarihli üç ayrı kararda toplam 947 başvurucu yönünden adil yargılanma hakkının ve/veya “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM 947 BAŞVURUDA YALÇINKAYA ÇİZGİSİNİ SÜRDÜRDÜ
Paylaşılan bilgilere göre Korkmaz ve Diğerleri dosyasında 11, Parun ve Diğerleri dosyasında 345, Ünal ve Diğerleri dosyasında ise 591 başvurucu hakkında karar verildi.
Toplam 947 kişiyi kapsayan dosyalarda AİHM’in, başvuruların içeriğine göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile 7’nci maddesindeki “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin ihlal edildiği sonucuna vardığı belirtildi.
MERKEZDE BYLOCK MAHKÛMİYETLERİ VAR
Yeni kararların temelinde, Gülen Cemaati’ne yönelik yargılamalarda ByLock kullanımına yüklenen anlam bulunuyor.
AİHM Büyük Dairesi, 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya kararında Türk mahkemelerinin ByLock kullanımını örgüt üyeliğinin belirleyici delili olarak değerlendirme biçimini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından incelemişti.
Mahkeme, ByLock kullanımına otomatik sonuç bağlanmasının bireysel cezai sorumluluk ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından sorun oluşturduğunu tespit etmişti. AİHM ayrıca ByLock verilerinin elde edilmesi ve bu verilere karşı etkili itiraz imkânı sağlanması konularını da adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirmişti.
YALÇINKAYA KARARI TEK DOSYAYLA SINIRLI KALMADI
AİHM daha sonraki toplu başvurularda da Yalçınkaya kararındaki yaklaşımını sürdürdü.
Mahkemenin resmi kararlarında, ByLock nedeniyle örgüt üyeliğinden mahkûm edilen başka kişiler bakımından da aynı hukuki sorunların ortaya çıkabileceği belirtildi. Böylece Yalçınkaya kararındaki tespitlerin yalnızca tek bir sanığın dosyasına özgü olmadığı ortaya çıktı.
BİNLERCE DOSYAYA AYNI HUKUKİ YAKLAŞIM UYGULANDI
Yalçınkaya kararının ardından AİHM, Demirhan, Bozyokuş, Karslı ve Seyhan gibi toplu başvurularda da aynı hukuki yaklaşımı uyguladı.
Paylaşılan verilere göre Demirhan kararında 239 başvurucu hakkında değerlendirme yapıldı. Aralık 2025’te açıklanan Bozyokuş, Karslı ve Seyhan gruplarında ise toplam 2 bin 420 başvurunun aynı hukuki çerçevede ele alındığı belirtildi.
AİHM’in Yalçınkaya sonrasındaki kararlarında, başvurucuların iç hukukta ceza yargılamalarının yeniden açılmasını talep edebileceklerine işaret edildi. Türk hukukunda bu süreç Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311’inci maddesi kapsamında yürütülebiliyor.
Ancak AİHM kararı, başvurucuların otomatik olarak beraat edeceği anlamına gelmiyor. Yeniden yargılama yapılması halinde yerel mahkemelerin dosyaları AİHM’in ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda yeniden değerlendirmesi gerekiyor.
Yeniden yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi halinde hukuki sonuçlar yalnızca adli sicil kayıtlarıyla sınırlı kalmayabilir.
AİHM KARARLARI TÜRKİYE AÇISINDAN BAĞLAYICI
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46’ncı maddesi uyarınca taraf devletler, kesinleşen AİHM kararlarına uymayı taahhüt ediyor. Kararların uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından izleniyor.
Bu nedenle yeni kararların ardından asıl tartışmanın, ihlal tespit edilen dosyalarda Türk mahkemelerinin yeniden yargılama taleplerine nasıl yaklaşacağı üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.
Kategori: Asayiş · Bölge: Çanakkale
Yayın: 29 Eylül 2026 09:52 · Kaynak: kronos41.news