AYM'nin 2022/49505 başvuru numaralı kararı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GAZMER PETROL ÜRÜNLERİ PLASTİK VE KAUÇUK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/49505)
Karar Tarihi: 20/5/2026
R.G. Tarih ve Sayı: 17/9/2026 - 33373
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
İrfan FİDAN
Üyeler
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Raportör
Volkan SEVTEKİN
Başvurucu
Gazmer Petrol Ürünleri Plastik ve Kauçuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili
Av. İrem İdil YARDIMCI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; icra müdürlüğünce yapılan ihalenin feshi için açılan davanın sonunda ihale bedelinin%10'u oranındaki para cezasının Hazineye irat kaydına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının, ihalenin feshi için açılan davanın eksik inceleme ve araştırma sonucu reddedilmesi nedeniyle de hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 1/4/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
3. Başvurucu Şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak icra dosyasına konu [A.] Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Sanayi Ticaret A.Ş. adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiştir. Başvurucu aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2019/10597 sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibi sonucunda söz konusu taşınmaz 28/9/2021 tarihinde yapılan ihale sonucu satılmıştır.
4. Başvurucu Şirket vekili, ihalenin feshi gerektiği iddiasıyla davalı banka aleyhine 4/10/2021 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; takip dosyasından ödeme emri ekinde takibe dayanak belge suretlerinin tarafına gönderilmediğini, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, gönderilen ödeme emrinde borç miktarının iki katı tutarında düzenlenerek tebliğ edildiğini, dolayısıyla icra müdürlüğü tarafından borç miktarının taraflarına doğru şekilde bildirilmediğinden takibin kesinleşmesinin ve satış işlemlerinin yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Diğer yandan hesap kat ihtarnamesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden satışın durdurulması ve takibin iptaline yönelik dava açtıklarını, açılan davanın istinaf aşamasında olduğunu, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 363. maddesi uyarınca derdest bir istinaf başvurusu olan ve üzerindeki ihtilaf kalkmamış bulunan bir icra takibinde ipotekli taşınmazın satışının yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca satış ilanında ve şartnamesinde taşınmazın önemli özelliklerinin de belirtilmediğini vurgulamıştır.
5. Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 2/12/2021 tarihinde davanın reddine ve ihale bedelinin%10'u oranında olmak üzere 560.000 TL para cezasının başvurucudan alınarak hazineye irat kaydına karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“… Takip dosyasından davacı borçlu şirket vekiline e-tebligat yolu ile çıkartılan örnek 6 icra emrinin davacı borçlu vekiline 16/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, vekil ile temsil edilen işlerde asile tebliğ zorunluluğu olmadığı, davacı tarafça takibe dayanak belgelerin tebliğ edilmediği iddia edilmiş ise de, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takiplerde takibe konu belgenin tebliğinin de zorunlu olmadığı, kaldı ki bu durumun ihalenin feshi davasının konusu olmadığı, kat ihtarnamesinin davacı şirkete tebliğ edildiği, icra dosyası içerisinde bulunan takip talebinde ve ıslak imzalı olan icra emrinde takip çıkışı borç miktarının 3.996,294,46-TL olduğu, uyap üzerinde yapılan incelemede ise takip dosyasında iki adet icra emrinin bulunduğu, bunlardan ilkinin 07/10/2019 tarihli ve uyap şablon editöründen hazırlandığı, borç miktarının 3.996,294,46 TL olduğu, ancak aynı kalemlerin iki kez girilmesi neticesinde üst kısımda 7.992.588,92-TL olarak belirtildiği, dosyada bulunan diğer icra emrinin ise takip dosyasında fiziki olarak bulunan icra emrinin 28/09/2021 tarihinde uyap sistemine taranarak kaydedildiği, bu durumda uyapta ve fiziki dosya içinde bulunan icra emirlerinin borç miktarlarının aynı olduğu, uyapta gözüken 07/10/2019 tarihli icra emrinin farklı olduğu kabul edilse bile bu durumun ihalenin feshini gerektirir nitelikte olmadığı, davacı tarafça satış ilanı ve şartnamesinde taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmadığı dava konusu edilmiş ise de, davacı vekiline satış ilanının 18/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 28/09/2021 tarihinde açıldığı, bu iddia yönünden davacının süresinde şikayette bulunmadığı, diğer yandan davacı tarafça ve dava dışı [A.] Tarım... Ltd Şti tarafından açılan Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/372 Esas 2021/342 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonunda davacıların şikayetlerinin 06/09/2021 tarihinde reddine karar verildiği ve istinaf aşamasından geçtikten sonra kararın kesinleştiği, şikayete konu ihale hazırlık işlemleri ve yapılan ihalenin yasaya uygun olarak yapıldığı, davacının iddialarının ihalenin feshini gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
6. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi (İstinaf Dairesi) 10/1/2022 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
I-Şikayet, 28.09.2021 tarihli 23208 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.
II- İstinaf sebeplerinin incelenmesinde;
İhalenin feshi nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında;
1-İhaleye fesat karıştırılmış olması,
2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
Dolayısıyla icra emri ve icra emrinin tebliğinde usulsüzlük olduğu iddiasının ihalenin feshi davasında incelenmesi mümkün değildir.
Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2021/372 E. sayılı dosyada şikayet süreden reddedilmiş ve Dairemizce de (ilk derece mahkemesinin) süreden ret kararı yerinde bulunarak istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla, İİK.nun 363. maddesi uyarınca satışın yapılamayacağına dair düzenlemenin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
Satış ilanı ve şartnamesindeki eksikliğin ancak satışa hazırlık aşamasında şikayet konusu yapılması halinde ihalenin feshi davasında inceleme konusu yapılabilir. Ancak, somut olayda, bu husus satışa hazırlık aşamasında şikayet konusu yapılmadığından ihalenin feshi davasında incelenmesi mümkün değildir.
Re'sen incelenecek sebepler bakımından ihalenin feshini gerektirir bir sebep bulunmadığı gibi ilk derece mahkemesince işin esasına yönelik olarak delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde bir hata yapılmadığı anlaşılmıştır.
Netice olarak, ilk derece mahkemesinin şikayetin (esastan) reddine ve şikayetçi aleyhine (7343 sk.nun 27. maddesi ile değişik İİK.nun 134. maddesi uyarınca, somut uyuşmazlıkta öne sürülen ihalenin feshi nedenleri, ihale konusu taşınmazın değeri ile ihale bedeli nazara alındığında) ihale bedelinin%10'u oranında para cezasına hükmedilmesine dair vermiş olduğu karar yerinde olduğu değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.”
7. Başvurucunun temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16/2/2022 tarihli kararıyla onanmıştır. Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra 2/3/2022 tarihinde başvurucu aleyhine verilen ve ihale bedelinin%10'u olan 560.000 TL para cezasının tahsili amacıyla ilgili vergi dairesine gönderilmek üzere harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiştir.
8. Başvurucu, nihai kararı 2/3/2022 tarihinde öğrenmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Kanun Hükümleri
9. Dava tarihinde yürürlükte olan 2004 sayılı Kanun'un “İhalenin neticesi ve feshi” başlıklı 134. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.
İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz.”
10. Yargılama aşamasında 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle yapılan değişiklikle yürürlükte olan 2004 sayılı Kanun'un 134. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:
“…(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder…”
B. Yargıtay Kararları
11. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10/1/2023 tarihli ve E.2022/12645, K.2023/66 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re' sen yapılan değerlendirmede;
İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa' nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
'İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.' hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re' sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK'na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
'134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte İlk Derece Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.' hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin%10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13.
Kategori: Genel
Yayın: 17 Eylül 2026 06:00 · Kaynak: hukukihaber.net