Tarık Akan ölümünün 10'uncu yılında törenlerle anıldı
Sanatçı Tarık Akan için ölümünün 10’uncu yılında kurucusu olduğu Özel Taş İlkokulu'nda anma töreni gerçekleştirildi. Törene Akan’ın ailesi, sanatçı dostları, sevenleri ile okulun öğrencileri, öğretmenleri, mezunları ve yöneticileri katıldı. Akan’ın okulu anlattığı röportajın yer aldığı kısa film gösterimiyle başlayan anmada ilk konuşmayı Tarık Akan’ın kızı ve Özel Taş İlkokulu Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Üregül gerçekleştirdi.
AKAN'IN KIZI ÜREGÜL: TAŞ GİBİ DİMDİK DURDUN HEP HAYATINDA
“Taşa geldiğimden beri sen de farklı bir baba daha gördüm. Sen sevdiğin herkesin canı, dostu, gerektiğinde babasıydın” diyen Üregül şöyle konuştu:
“Gölgen hala omzumda, sesin hala rüzgarımda, sen hala burada okulun bahçesinde, taşında toprağına. Işığın sınıflarda. Sevgin, çocukların gülüşünde. İzin çok sevdiğin öğretmenlerin ve çalışanların emeğinde, yaşıyorsun, yaşatılıyorsun.
Taş gibi dimdik durdun hep hayatında. Sonra fark ettim; sevdiklerin, ideallerin, insanlık, adalet ve emek içinde taş gibi dimdik durduğun hayatta. Şimdi Atatürk'le atan kalbin bizimle; bize bıraktığın bu sağlam taşın üzerinde aynı umutla, aynı cesaretle, aynı aydınlık yarınlara yürüyoruz. Her adımında sen varsın, her nefeste senin umudun, her bakışımda senin sevgin. Taş ve sen, ikisi de bir; benim kalbimde, bu okulun yüreğinde, sonsuza dek.”
AYBAT: O ÇOCUKLARA İNANDI; İYİ BİR EĞİTİMİN BİR ÇOCUĞUN HAYATINI, O ÇOCUKLARIHN DA BU ÜLKENİN GELECEĞİNİ DEĞİŞTİREBİLECEĞİNE İNANDI
Üregül’ün ardından okul müdürü Burcu Aybat konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında öğrencilere seslenen Aybat, "Siz onu tanımadınız belki ama yıllar önce size o inandı; çocuklara inandı. İyi bir eğitimin, bir çocuğun hayatını, o çocukların da bu ülkenin geleceğini değiştirebileceğine inandı. Ve bu inancını yalnızca sözlerle ifade etmedi. Onun için bir şey yaptı, Taş okulu kurdu. Bir insanın geleceğe duyduğu inancın en güzel göstergelerinden biri budur. Sonucunu kendisinin göremeyeceğini bilse bile hiç tanıyamayacağı çocuklar için bir şey bırakmak" ifadelerini kullandı.
Aybat şöyle konuştu:
“Tarık Akan, Türkiye'nin ortak hafızasında pek çok yüzde yaşamaya devam ediyor. Hayatı boyunca çok farklı karakterlere hayat verdi. Bizi güldürdü, düşündürdü, bazen de görmek istemediğimiz gerçeklerle yüzleştirdi. Ama bana kalırsa hayatındaki en önemli rollerden birini hiçbir filmde oynamadı. O rolün bir senaryosu yoktu. Kameraları, seti, alkışı da yoktu. O, çocuklara ve eğitime inanan bir insanın rolüydü. Ve o rolü oynamadı, yaşadı.
“ÇOCUKLAR KENDİLERİNE GERÇEKTEN DEĞER VEREN YETİŞKİNLERİ UNUTMAZLAR”
Tarık Akan'a dair anıları dinlediğimde beni en çok etkileyen de bu oluyor. Anlatılanların çoğunda büyük sözler, büyük törenler yok. Tarık Akan okulun bahçesinde çocukların futbol oynamasını izliyor, karidorlarda öğrencilerle karşılaşıyor, yemekhanede elinde tepsisiyle bir çocuğun yanına oturup onunla birlikte yemek yiyor. Kalkarken yanağını okşuyor ve yoluna devam ediyor. Belki onun için sıradan bir okul günü. Ama o gün yanında oturduğu küçük çocuk akşam eve gidip bunu annesine ve babasına anlatmak için sabırsızlanıyor. Yıllar sonra da o anı hala aynı heyecanla hatırlıyor. Çünkü çocuklar kendilerine gerçekten değer veren yetişkinleri unutmazlar.
Bugün burada bu konuşmayı dinleyen sevgili öğrencilerimiz, çoğunuz Tarık Hakan'ı hiç tanımadınız. Siz onu tanımadınız belki ama yıllar önce size o inandı. Henüz isimlerinizi bilmiyorken, yüzlerinizi hiç görmemişken, hatta birçoğunuz dünyaya bile gelmemişken çocuklara inandı. İyi bir eğitimin, bir çocuğun hayatını, o çocukların da bu ülkenin geleceğini değiştirebileceğine inandı. Ve bu inancını yalnızca sözlerle ifade etmedi. Onun için bir şey yaptı. Taş okulu kurdu. Bir insanın geleceğe duyduğu inancın en güzel göstergelerinden biri budur. Sonucunu kendisinin göremeyeceğini bilse bile hiç tanıyamayacağı çocuklar için bir şey bırakmak.
“BUGÜN TARIK AKAN’IN MİRASINA BAKTIĞIMDA BİR İNSANIN İNANDIĞI DEĞERLERİN KENDİSİNDEN ÇOK DAHA UZUN YAŞAYABİLECEĞİNİ GÖRÜYORUM”
Bugün aradan 10 yıl geçtikten sonra Tarık Akan'ın mirasına baktığımda bu nedenle yalnızca geçmişi görmüyorum. Bu sabah bu bahçede duran sizleri görüyorum. Sınıflarında çocukları için emek veren öğretmenlerimizi görüyorum. Yıllar önce bu okuldan mezun olup bugün hala kendisini Taş Okullu hissedenleri görüyorum. Ve bir insanın inandığı değerlerin kendisinden çok daha uzun yaşayabileceğini görüyorum. İyi ki bu çocuklara inandınız Tarık Akan. İyi ki bize bu emaneti bıraktınız. Ruhunuz şad olsun. Çok teşekkür ederim.”
AKTEMUR: TARIK ABİNİN HAYATI HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN MÜCADELE ETMEKLE GEÇTİ; İLK MÜCADELESİ DE İLKOKULDA YAŞADIĞI KONUŞMA GÜÇLÜĞÜYDÜ
Anne Kafamda Bit Var kitabını sahneye uyarlayan oyun yazarı Gökhan Aktemur ise törende yaptığı konuşmada Akan’ın hayallleri ve mücadelelerine değindi. “Tarık abinin hayatı hayallerini gerçekleştirmek için mücadele etmekle geçti.” diyen Aktemur şöyle devam etti:
“İlk mücadelesi de, sizin yaşlarınızdayken ilkokulda bir dönem konuşma güçlüğü çekiyor. Düşünsenize, sayısız filmde oynamış hatta son dönem belgesellerini kendisinin seslendirdiği Tarık Akan’ın eminim çocukken de anlatacak, konuşacak, paylaşacak çok şey vardır. Böyle bir çocuğun konuşma güçlüğü çekmesi sıkıntılı bir durum olsa gerek. Üstelik Kayseri gibi dönemin küçük Anadolu şehirlerinden birinde. Sevgili hocası Aliye öğretmen ona büyük sevgiyle, üstüne titreyerek birlikte çalışıyorlar ve ‘hele’ sözcüğün ardında tek tek diğer sözcükleri, cümleleri kuruyorlar ve birlikte bu sorunu hallediyorlar.
Tarık abi yıllar sonra o öğretmenine ulaşmak istiyor. Ki bizim hayatımızın büyük bir dönemi internet olmadan, telefon olmadan geçti. O dönemde insanlara ulaşmak bu kadar kolay değildi. Fakat Tarık abi bunu başarıyor. Yıllar sonra öğretmeniyle bir araya geliyor. Bu da hayallerinden biriydi...
Sizler de onun gibi, tıpkı Mustafa Kemal gibi, hayallerinizi, sözlerinizi, fikirlerinizi saklamayın. Onları büyütün, çoğaltın. Tabii ki karşınıza engeller çıkacaktır. O durumda da öğretmenlerinizin, bu çatı altında size verilenlerin ve bizlerin de her zaman size destek olacağını bilin. Ve o hayaller gerçek olduğunda size destek olanları tıpkı Tarık abinin Aliye öğretmeni hatırladığı, bir araya geldiği gibi, onları unutmayın.”
AKAN MEZARI BAŞINDA ANILDI
Kurduğu okulda gerçekleştirilen törenin ardından Akan, Bakırköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı. Ailesi ve yakınları Akan'ı mezarı başında duygularını aktardıkları kısa konuşmalarla andı.
ESKİ DOSTU GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Anma sırasında duygusal anlar yaşandı. Akan’ın yakın arkadaşı Zeki İrfanoğlu konuşması sırasında gözyaşlarını tutamadı.
Taş İlkokulu'nun öğretmenlerinin de katılım gösterdiği anmaya katılan öğrenciler Akan'ın mezarına karanfiller bıraktı.
Kategori: Genel · Bölge: İstanbul/Bakırköy
Yayın: 16 Eylül 2026 09:48 · Kaynak: aydinpost.com