Erdoğan-Trump hattında kritik dönem ABD seçimleri Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
ABD'de gerçekleştirilen ara seçimler, yalnızca ülkenin iç siyasetinde değil, Türkiye-ABD ilişkilerinde de yeni bir dönemin kapısını araladı. Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesiyle Başkan Donald Trump'ın görev süresinin kalan bölümünde yasama ve denetim süreçlerinde daha güçlü bir muhalefetle karşılaşması bekleniyor.
Bu değişim, Ankara-Washington hattında uzun süredir çözüm bekleyen savunma ve güvenlik meselelerini de yeniden gündeme getirdi. Özellikle F-35 savaş uçağı programı, CAATSA yaptırımları, Türkiye'nin millî muharip uçağı KAAN için motor tedariki ve Suriye politikası önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Ancak Kongre'deki çoğunluk değişimi, Trump'ın başkanlık yetkilerini ortadan kaldırmıyor. Türkiye ile ilişkilerde atılacak adımların geleceği, Beyaz Saray'ın tercihleri kadar Kongre'nin yasal yetkilerine ve siyasi tutumuna da bağlı olacak.
Erdoğan-Trump ilişkileri yeni dengelerden nasıl etkilenecek?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki doğrudan temaslar, iki ülke ilişkilerinde önemli bir diplomatik kanal oluşturuyor. Ancak savunma sanayisi ve güvenlik alanındaki sorunların çözümü yalnızca iki lider arasındaki görüşmelere bağlı değil.
Özellikle Kongre'nin yasal düzenlemeler, silah satışları ve yaptırımlar üzerindeki yetkileri, Ankara'nın beklentileri açısından önem taşıyor.
Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesi, Türkiye'ye yönelik bazı savunma ve dış politika kararlarının daha yakından incelenmesine yol açabilir. Eski Beyaz Saray yetkilisi Mark Pfeifle'ın değerlendirmelerine göre Erdoğan ile Trump arasındaki yakın ilişki, Kongre'den kaynaklanabilecek siyasi ve hukuki engelleri tek başına aşmaya yetmeyebilir.
F-35 programına dönüş zorlaşacak mı?
Türkiye ile ABD arasındaki en önemli savunma anlaşmazlıklarından biri F-35 savaş uçağı programı. Ankara, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının ardından 2019 yılında programdan çıkarılmıştı. ABD ise 2020 yılında Türkiye'ye CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulamıştı.
ABD Kongresi Araştırma Servisinin 20 Ağustos 2026 tarihli Türkiye raporuna göre Ankara, en az 40 F-35 savaş uçağı satın almak ve yaptırımların kaldırılmasını sağlamak istiyor.
Ancak Türkiye'nin programa yeniden dahil olabilmesi için belirli yasal koşulların karşılanması gerekiyor. Bu kapsamda S-400 sistemlerine ilişkin şartların yerine getirildiğinin ABD yönetimi tarafından Kongreye bildirilmesi önem taşıyor.
Trump, Temmuz 2026'da Türkiye'ye F-35 satışının değerlendirilebileceğini ve yaptırımların kaldırılmasının mümkün olabileceğini söylemişti. Buna karşın mevcut yasal düzenlemeler ve Kongre'nin denetim yetkileri sürecin önündeki temel unsurlar arasında bulunuyor. Yeni Kongrenin Türkiye'nin programa dönüşüne nasıl yaklaşacağı ise henüz netleşmiş değil.
CAATSA yaptırımlarında gözler Washington'da
Türkiye'nin kaldırılmasını istediği CAATSA yaptırımları da yeni dönemin önemli gündem maddelerinden biri olacak. ABD, Aralık 2020'de Türkiye'nin S-400 alımı nedeniyle savunma tedarikinden sorumlu Türk kurumuna ve bazı yetkililere yaptırım uygulamıştı.
Yaptırımların kaldırılması için hem başkanlık makamının hem de Kongrenin yetkileri ve mevcut yasal koşullar belirleyici olacak.
Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesi, yaptırımların kesin olarak devam edeceği anlamına gelmediği gibi kaldırılacağı yönünde de bir garanti sunmuyor. Özellikle S-400 sistemlerinin Türkiye'nin envanterindeki durumuna ilişkin mesele, çözüm sürecinin önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
ABD Kongresi Araştırma Servisinin Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesine göre Trump yönetimi, Haziran 2026'da KAAN projesinde kullanılmak üzere yaklaşık 80 adet F110 motorunun Türkiye'ye olası satışını Kongreye bildirdi. Ancak bazı Kongre üyelerinin bu satışa itiraz ettiği ve denetim girişimlerinde bulunduğu belirtiliyor.
Yeni Kongre döneminde motor tedariki, savunma teknolojileri ve ihracat izinleriyle ilgili süreçlerin nasıl ilerleyeceği Türkiye'nin savunma sanayisi açısından önem taşıyor.
Suriye politikasında yeni Kongrenin tutumu önemli
Ankara ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarının yaşandığı alanlardan biri de Suriye. ABD Kongresi Araştırma Servisinin Ağustos 2026 tarihli raporunda, Türkiye ile ABD'nin geçmişte Suriye Demokratik Güçleri (SDG) konusunda farklı yaklaşımlar benimsediği hatırlatılıyor.
Suriye'deki siyasi koşulların değişmesinin ardından iki ülke arasında bazı alanlarda iş birliği imkânlarının geliştiği de değerlendiriliyor.
Demokratların Kongre'deki çoğunluğu kazanması, ABD'nin Suriye politikasının doğrudan değişeceği anlamına gelmiyor. Ancak bölgesel güvenlik ve dış politika kararları üzerindeki Kongre denetimi devam edecek. Bu nedenle Ankara ile Washington arasındaki Suriye görüşmelerinde hem Beyaz Saray'ın hem de Kongre'nin yaklaşımı takip edilecek.
NATO ve Rusya başlıkları da masada
Türkiye'nin NATO üyeliği ve Rusya ile ilişkileri, Washington'daki yeni siyasi dönemde de gündemde kalacak. ABD Kongresi içinde Türkiye ile savunma iş birliğinin geliştirilmesini destekleyen üyeler bulunurken S-400 alımı ve bölgesel politikalar nedeniyle daha sıkı koşullar uygulanmasını isteyen isimler de var.
Ankara'nın Rusya ile enerji ve ekonomik ilişkileri, Ukrayna'daki savaş ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler de iki ülke arasındaki diplomatik temasları etkileyen konular arasında yer alıyor. Kongre'deki yeni sandalye dağılımının bu görüş ayrılıklarını nasıl şekillendireceği henüz belli değil.
Trump'tan Demokratlarla çalışma mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim sonuçlarının ardından Demokratlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu açıkladı. New York Times'a verdiği demeçte seçim sonuçlarını kabul edebileceğini belirten Trump, Kongre'de uzlaşma sağlanabileceğini ifade etti. Bununla birlikte gerekli görmesi halinde veto yetkisini kullanabileceğini de söyledi.
ABD'de Kongrenin başkanlık vetosunu aşabilmesi için hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bu durum, Demokratların Kongre'deki çoğunluğuna rağmen Trump'ın yürütme ve veto yetkilerini koruduğunu gösteriyor.
Ankara-Washington hattında gözler yeni kararlarda
Erdoğan ile Trump arasındaki diplomatik temasların devam etmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Ancak savunma sanayisi ve yaptırımlarla ilgili süreçlerde Kongrenin yasal yetkileri de belirleyici olacak.
Washington'daki yeni siyasi dengelerin Ankara'nın beklentilerine nasıl yansıyacağı, Trump yönetiminin atacağı adımlar ve Kongre'de yürütülecek çalışmalarla netleşecek.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 07:23 · Kaynak: ekonomim.com