Habermetrik
← Ana Sayfa
23 Ekim 2026 14:52
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den MYK-MDK ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı'na ilişkin açıkl

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den MYK-MDK ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı'na ilişkin açıkl

Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ve Milletvekilleri Ortak Toplantısı sonrası yazılı açıklama yaptı.

MHP'nin 15. Olağan Kongre süreci için il ve ilçe kongrelerini büyük bir olgunluk, birlik ve kardeşlik iklimi içerisinde tamamladıklarını belirten Bahçeli, "22 Ekim'de gerçekleştirilen il başkanları toplantımızın ardından, bugün MYK ve MDK üyelerimizin ve milletvekillerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz toplantıda, ülkemizde ve bölgemizde meydana gelen siyasi, sosyal ve jeopolitik gelişmeler bütün yönleriyle ele alınmış, Türkiye'nin önündeki fırsatlar ve karşı karşıya bulunduğu meseleler kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir." açıklamasını yaptı.

Partisinin tarih boyunca taşıdığı milli sorumluluğun şuuruyla, dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin bekasını, milletin huzur ve refahını, devletin bağımsızlığı ile Türk dünyasının birlik ve dirliğini temel mesele olarak gördüğünü belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bizim yürüyüşümüz, aziz milletimizin iradesinden beslenen, Türk milletinin tarihinden güç alan ve Türkiye'nin geleceğine yönelen kutlu bir yürüyüştür. Milliyetçi Hareket Partisi, milleti tarafından kendisine tevdi edilen sorumluluğun gereğini yerine getirmekten hiçbir şart altında geri durmayacaktır. Türkiye'nin önündeki her türlü engelin aşılması, milli birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendirilmesi, ülkemizin bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması ve Türk dünyasının ortak geleceğinin inşası için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de milletinin emrinde, Türkiye'nin hizmetinde ve Türk milletinin istikbalinin yanındadır. Bu anlayış ve sorumlulukla Partimizin 15. Olağan Büyük Kurultayı'nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır."

Türkiye'nin Akdeniz havzasındaki komşuları ve yakın çevresi üzerinden çok yönlü bir stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak istendiğini dikkatle takip ettiklerini bildiren Bahçeli, "Doğu Akdeniz'den Kuzey Afrika'ya, Orta Doğu'dan Kafkasya'ya ve Türkistan'a uzanan geniş jeopolitik sahada yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin milli güvenliğini, egemenlik haklarını ve bölgesel sorumluluklarını doğrudan ilgilendirmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, güçlü devlet geleneği, kurumsal hafızası ve devlet tecrübesiyle karşı karşıya bulunduğu gelişmeleri bütün boyutlarıyla değerlendirmekte, ihtiyaç duyulan tedbirleri zamanında almakta, milli menfaatlerini koruma iradesini kararlılıkla ortaya koymaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemek, hareket alanını daraltmak ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmak isteyen hesapların devletin tarihi birikimini ve milletin iradesini hesaba katmak zorunda olduklarını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir. Son günlerde Mekke Antlaşması ile başlayan, Bedir Mutabakatı ile taçlanan tarihi yürüyüşümüz, inancımızın, dayanışma anlayışımızın ve medeniyet tasavvurumuzun gönül coğrafyamızdaki sorumluluğuna işaret etmektedir. Bu tarihi mirasın yüklediği vazife, milletimizin iradesinden alınan yetkiler ve devletimizin imkanları çerçevesinde, uluslararası hukukun ve meşruiyetin gerekleri gözetilerek yerine getirilmektedir. Türkiye, ihtiyaç duyulan her durumda kendi güvenliğini koruyacak, milli haklarını savunacak ve bölgesel istikrarın tesisine katkı sunacak güçlü bir iradeye sahiptir."

Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasının Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki meşru hakları ve bölgesel işbirliği bakımından önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Bu gelişmenin bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirmesi, Doğu Akdeniz'deki çıkar mücadelelerinin ve nüfuz hesaplarının mahiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, uluslararası hukuktan doğan haklarını korumakta, deniz yetki alanlarındaki meşru menfaatlerini savunmakta ve kendi geleceği hakkında başkalarının karar vermesine müsaade etmemektedir. Türkiye, gerektiğinde diplomatik imkanlarını kullanan, gerekli hukuki ve siyasi adımları atan, milli güvenliğini ilgilendiren meselelerde sorumluluğunu yerine getiren bir devlettir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'yi Türk dünyasından ayrı değerlendiren, Türkiye'siz bir Türk dünyası hesabını hayata geçirmeye çalışan yaklaşımlarını da dikkatle izlediklerini ifade eden Bahçeli, "Türk devletleri arasındaki ilişkiler, dışarıdan kurgulanacak siyasi projelere, jeopolitik hesaplara ve ayrıştırıcı tasarımlara indirgenemeyecek kadar derin bir tarihi zemine sahiptir. Türk dünyasının geleceği, bağımsız devletlerimizin egemenliğine, karşılıklı saygıya, eşit ortaklığa, güvene ve kardeşlik hukukuna dayanmaktadır. Önümüzdeki hafta Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, işte bu tarihi sorumluluğun ve ortak gelecek iradesinin önemli bir tezahürü olacaktır. Türk dünyasının gücünü karşılıklı güven ve dayanışma içerisinde bulması gerektiği açıktır. Bu birlikten rahatsızlık duyanların beklentileri, kardeş devletlerimizin ortak iradesi karşısında karşılık bulamayacaktır." açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye davet etmesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin taşıdığı tarihi ve stratejik değerin muhafazası bakımından önemli olduğunun altını çizen Bahçeli, "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar, günlük siyasi gelişmelerin ve geçici anlaşmazlıkların ötesinde ortak tarih, dil, kültür, karşılıklı güven ve milletimizin gönül birliği üzerinde yükselmektedir. Devletler arasında farklı değerlendirmeler ve çözüm bekleyen meseleler elbette ki ortaya çıkabilir. Asıl önemli olan, bu meseleleri kardeşlik hukukunu zedelemeden, karşılıklı anlayış ve doğrudan diyalog yoluyla çözüme kavuşturacak iradeyi gösterebilmektir. Türkiye ile Azerbaycan'ın birbirine duyduğu güvenin korunması, iki devlet arasındaki dayanışmanın sürdürülmesi ve Türk dünyasının müşterek geleceğinin güvence altına alınması bakımından vazgeçilmezdir." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümsüzlüğe mahkum olduğu düşüncesinin, Türkiye'nin sahip olduğu devlet tecrübesi, siyasi irade ve çözüm üretme kapasitesiyle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, "Türkiye'de son zamanlarda gündemde tutulmak istenen meselelerin, asıl gelişmeleri gölgelemek ve kamuoyunun dikkatini başka yönlere çevirmek amacıyla kullanıldığını da göz ardı etmiyoruz. Bu nedenle, ülkemizin önceliklerini gölgeleyebilecek her türlü gelişmeyi dikkatle değerlendirmek ve milli meseleler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket etmek büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar: habersbalikesir.com
Haber metni ve görseller habersbalikesir.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 23 Ekim 2026 14:52 · Kaynak: habersbalikesir.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp