Habermetrik
← Ana Sayfa
Ankara/Elmadağ 08 Kasım 2026 09:06
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ankara'nın haritadan silinen mahalleleri! İsimlerini duyanlar şaşırıyor

Ankara'nın haritadan silinen mahalleleri! İsimlerini duyanlar şaşırıyor
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Eski Ankara’da mahalleler yalnızca camilerin değil, esnafın da adını taşıyordu
  • Börekçiler’den Sabuni’ye uzanan isimlerin bugünkü kentteki izlerini araştırdık

Bugün Ankara’da bir adres tarif ederken Çankaya, Keçiören, Bahçelievler ya da Ulus gibi yer adları kullanılıyor. Ancak 19. yüzyılın sonundaki Ankara’da mahallenin adı, orada yaşayan insanların ne iş yaptığını da anlatabiliyordu.

Börekçiler, Leblebici, Sabuni, Debbağlar, Helvayi, Bostani, Baklacı, Kattanin…Bunlar bir Osmanlı çarşısındaki dükkân sıraları değil, Ankara’nın gerçek mahalle isimleriydi. Erman Tamur’un 1891 tarihli Ankara Vilayeti Salnamesi üzerinden yaptığı Ankara’da Mahal İsimlerine Yansıyan Tarih araştırması, başkentin henüz küçük bir Osmanlı şehriyken ekonomik hayatının kent haritasına nasıl işlendiğini ortaya koyuyor.

Salname kayıtlarında doğrudan bir meslek grubunun adını taşıyan 10 mahalle tespit ediliyor. Bunlara belirli bir zanaatkârın mesleği ve adıyla anılan mahalleler de eklendiğinde liste daha da uzuyor. Bu mahallelerin önemli bölümü bugün idari bir isim olarak yaşamıyor.

Ancak eski haritalar incelendiğinde bazılarının tam olarak hangi günümüz noktalarına denk geldiğini görmek mümkün. BÖREKÇİLER MAHALLESİ BUGÜNKÜ ROMA TİYATROSU'NUN YANINDAYDIListenin en çarpıcı isimlerinden biri Börekçiler Mahallesi.

Gökçe Günel ve Ali Kılcı’nın 1924 Ankara Haritası’nı günümüz kent dokusuyla karşılaştırdığı araştırmaya göre Börekçiler, Bentderesi kıyısında, Tabakhane Camii’nin kuzeyindeki bölgede bulunuyordu. Çalışmada eski mahallenin bulunduğu yer, bugünkü Roma Tiyatrosu’nun yanındaki alan olarak tarif ediliyor.

Daha ilginci, Börekçiler adı 1891’den Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar yaşamaya devam etti. Tamur’un araştırması, mahallenin 1924-25 döneminde de aynı adla kayıtlarda bulunduğunu gösteriyor. Yani Cumhuriyet ilan edildiğinde Ankara’da hâlâ resmen ya da fiilen “Börekçiler Mahallesi” diye bilinen bir kent parçası vardı.

DERİCİLERİN MAHALLESİ ROMA TİYATROSU ÇEVRESİNDEYDİEski Ankara’nın en güçlü üretim merkezlerinden biri Debbağlar, diğer adıyla Debbağhane Mahallesi’ydi.“Debbağ”, hayvan derisini işleyerek kullanılabilir hale getiren deri ustasına verilen addı. Mahalle, Bentderesi yani Hatip Çayı kenarında bulunuyordu.

Bunun tesadüf olmadığı açık; deri işleme, yoğun su kullanımına ihtiyaç duyan bir üretim biçimiydi.1924 haritası üzerine yapılan çalışmaya göre bölge Osmanlı döneminin sonuna kadar deri imalatının sürdüğü ve debbağ ailelerinin de yaşadığı bir üretim alanıydı. Antik Roma Tiyatrosu da daha sonra bu mahallenin bulunduğu alanın altından ortaya çıkarıldı.

Mahalleden günümüze Tabakhane Camii ile İsfahani Mescidi ulaştı.1891’de “Debbağlar” adı kullanılan mahalle, Cumhuriyet’in ilk dönemine gelindiğinde Debbağhane adıyla anılıyordu. Böylece bugünkü Roma Tiyatrosu çevresinin yalnızca antik Ankara’nın değil, Osmanlı Ankara’sının üretim tarihini de aynı yerde taşıdığı görülüyor.

LEBLEBİCİLER DENİZCİLER CADDESİ ÇEVRESİNDEYDİBir başka dikkat çekici isim Leblebici Mahallesi.1924 Ankara Haritası üzerine yapılan araştırmada mahallenin Denizciler Caddesi kenarında bulunduğu belirtiliyor. Adını da bölgede bulunan Leblebicioğlu Camii'nden alıyordu.

Burada eski Ankara mahalle sisteminin önemli bir özelliği ortaya çıkıyor. Mahallenin adının bir meslekten gelmesi yalnızca bölgede aynı işi yapan insanların oturmasıyla ilişkili değildi. Osmanlı kentlerinde mahalleler çoğu zaman bir cami veya mescit çevresinde gelişiyor, ibadethanenin adı da mahallenin adına dönüşüyordu.

Esnafın yaptırdığı veya adı esnaf grubuyla özdeşleşen mescitler bu meslek adlarının kalıcılaşmasını sağlıyordu. SABUNİ MAHALLESİ: SABUNCULARIN İZİ ULUCANLAR'IN GÜNEYİNDE1891 Salnamesi’ndeki bir başka isim Sabuni Mahallesi.“Sabuni” doğrudan sabuncular anlamına geliyor.

Mahalleye ilişkin kayıtların geçmişi 16. yüzyıla kadar uzanıyor.1924 haritasını inceleyen araştırmada Sabuni Mahallesi'nin Ulucanlar Caddesi’nin güneyinde bulunduğu belirtilirken, bölgenin önemli yapıları arasında Sabuni, diğer adıyla Karanlık Mescidi ile Zeynel Abidin Mescidi gösteriliyor. Dolayısıyla bugün Ankara’da “Sabuncular Mahallesi” tabelası bulunmasa da ismin tarihsel coğrafyası Ulucanlar çevresinde izlenebiliyor.

BAKLACI MAHALLESİ BUGÜNKÜ ULUS İŞHANI ÇEVRESİNDEYDİEski kayıtlardaki “Baklacı” kelimesi bugünkü anlamıyla yalnızca bakla satan kişiyi ifade etmiyordu. Tamur, kelimeyi yeşillik ve sebze satanlar, yani manavlar şeklinde açıklıyor.

Baklacı Mahallesi’nin yeri ise günümüz Ankara’sında oldukça merkezi bir noktaya denk geliyor.1924 haritası araştırmasına göre mahalle bugünkü Ulus İşhanı ve arkasındaki bölgede bulunuyordu. Mahalleye adını veren Baklacı Baba Camii Hayırlı Sokak'taydı.

Aynı bölgede Ali Bey Mescidi de bulunuyordu; bu yapı 1942’de yıkılarak yerine dükkân yapıldı. Bugün Ulus’ta her gün binlerce kişinin geçtiği bu bölgenin bir dönem manav ve yeşillik satıcılarıyla özdeşleşmiş bir mahalle adı taşıması, kentin ekonomik coğrafyasının ne kadar değiştiğini gösteriyor.

BOSTANCILAR ROMA HAMAMI'NIN DOĞUSUNDAYDIBostani Mahallesi, yani bostancılarla ilişkilendirilen mahalle ise Roma Hamamı’nın doğusunda bulunuyordu.1924 Ankara Haritası'nda küçük bir mahalle olarak işaretlenen Bostani, 1891 Salnamesi'ndeki meslek mahalleleri arasında da bulunuyor. Bu isim, günümüzde yoğun kent dokusuyla çevrili Ulus'un geçmişte tarımsal üretim ve gıda ticaretiyle nasıl iç içe olduğunu hatırlatan ayrıntılardan biri.

HASIRCILAR, HELVACILAR VE KETENCİLER DE AYRI MAHALLE İSMİYDİ1891 kayıtlarında yalnızca bugün kulağa tanıdık gelen meslekler bulunmuyor. Buryacı Mahallesi, hasırcılarla ilişkiliydi. Tamur, salnamenin yeni yazıya aktarılmış bir nüshasında bu ismin yanlışlıkla “Boyacı” olarak çevrildiğine özellikle dikkat çekiyor.

1924 haritasını inceleyen başka araştırmada ise Boryacı/Hasırcı Mahallesi’nin oldukça geniş bir alan kapladığı ve bölgenin daha sonra Hacettepe Üniversitesi kurulurken büyük ölçüde ortadan kalktığı belirtiliyor. Helvayi Mahallesi helvacıları, Kattanin Mahallesi ise keten veya pamuk ticaretiyle uğraşanları ifade ediyordu.

Ankara’nın 17. ve 18. yüzyıllardaki mahallelerini inceleyen araştırmalar da bu meslek temelli adların yalnızca 1891’e özgü olmadığını, çok daha eski sicillerde görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, isimlerin geçici bir moda değil, yüzyıllara yayılan kent örgütlenmesinin sonucu olduğunu düşündürüyor.

SARAÇLAR MAHALLESİNİN İZİ SELÇUKLU DÖNEMİNE KADAR GİDİYOR1891 Salnamesi’nde Saracan, yani Saraçlar olarak kaydedilen mahalle de zaman içinde isim değiştirenlerden biri. Saraçlar; at koşum takımları, eyer ve çeşitli deri ürünlerini yapan zanaatkârlardı.

Tamur’un karşılaştırmasına göre Saracan, 1924 haritasında Saraç Sinan Mahallesi adıyla gösterildi. Daha da önemlisi, Saraç Sinan Ankara’nın en eski mahalleleri arasında kabul ediliyor. Mahalleye adını veren Saraç Sinan Mescidi ve Medresesi Selçuklu dönemine kadar uzanıyor.

Bu örnek, Ankara’daki meslek mahallelerinin bir bölümünün yalnızca Osmanlı’nın son döneminin değil, çok daha eski bir şehir geleneğinin devamı olduğunu gösteriyor. MAHALLELER YALNIZCA MESLEĞİN DEĞİL, USTANIN ADINI DA TAŞIYORDUAnkara’nın eski haritasında ikinci bir kategori daha bulunuyor: Doğrudan meslek grubunu değil, mesleğiyle tanınan belirli bir kişinin adını taşıyan mahalleler.1891 Salnamesi’ne göre bunlar arasında: Boyacı AliDellal KaracaHallac MahmudKazur Ali, yani Çamaşırcı AliRüstem Naal, yani Nalbant RüstemYakub Harrat, yani Çıkrıkçı YakubYusuf Habbaz, yani Ekmekçi Yusufbulunuyordu.

Bugünün adres sisteminden bakıldığında oldukça sıra dışı görünen bu yapı, o dönemde bir ustanın kent hayatındaki önemini de gösteriyor. Örneğin Rüstem Naal Mahallesi, Ulucanlar Caddesi’nin güneyindeydi. Mahalleye adını veren Rüstem Nail/Dındın Mescidi'nin araştırmanın yayımlandığı dönemde hâlâ ayakta olduğu belirtiliyor.

PEKİ NEDEN ANKARA'DA BU KADAR ÇOK MESLEK MAHALLESİ VARDI?Araştırmaların verdiği cevap Ankara'nın ekonomik yapısında yatıyor. Eski Ankara’da üretim ve ticaret bugünkü gibi geniş sanayi bölgelerine ya da kent dışındaki organize alanlara dağılmamıştı.

Zanaatkârın evi, dükkânı, ibadet ettiği yapı ve ticaret yaptığı çarşı çoğu zaman birbirine çok yakın bir kent dokusunun parçasıydı. Aynı meslekten kişilerin belirli bölgelerde yoğunlaşması, zaman içinde o mesleğin mahallenin kimliğine dönüşmesini sağladı.

Tamur, Debbağlar, Börekçiler ve Kattanin gibi örneklerin bu şekilde oluştuğunu belirtiyor. Ankara'nın Ahilik geleneği de bu tabloyu destekliyor. Esnaf ve zanaatkârların ekonomik ve toplumsal yaşamda güçlü örgütlenmesi, yalnızca çarşı düzenine değil kentteki yer adlarına da yansıdı.

Başka bir araştırmada 1785-1840 dönemindeki Ankara mahalleleri incelendiğinde doğrudan meslekle bağlantılı 31 ayrı mahalle adı tespit ediliyor. Bunlar arasında pamukçulardan ölçücülere, ayakkabı çivisi yapanlardan çamaşırcılara kadar çok farklı üretim ve ticaret grupları bulunuyor.1916 YANGINI VE YENİ BAŞKENT ESKİ MAHALLE DÜZENİNİ DEĞİŞTİRDİBu mahalle adlarının ortadan kalkması bir gecede gerçekleşmedi.1916’da Ankara'nın önemli bir bölümünü etkileyen büyük yangın, Kale’nin batısındaki bazı eski mahalleleri tamamen yok etti.

1924 Ankara Şehir Haritası’nda yangında ortadan kalkan bölge doğrudan “harik mahalli”, yani yangın yeri olarak gösterildi. Cumhuriyet'in ilanı ve Ankara'nın başkent olmasıyla başlayan hızlı imar süreci ise ikinci büyük dönüşümü getirdi.

Yeni yollar açıldı, geniş kamu yapıları inşa edildi, mahalleler birleştirildi veya idari sınırları değiştirildi. Hacettepe Üniversitesi gibi büyük ölçekli kamusal yatırımlar da bazı eski mahalle dokularının fiziksel olarak tamamen ortadan kalkmasına yol açtı.

Buna rağmen pek çok meslek adı 1924 haritasına kadar ulaşmayı başardı. Baklacı, Bostani, Börekçiler, Leblebici, Helvayi ve Sabuni gibi isimlerin Cumhuriyet'in ilk yıllarında hâlâ kullanılması, Osmanlı Ankara'sının kent hafızasının yeni başkente bir süre daha taşındığını gösteriyor.

BUGÜN O MAHALLELERİN YERİNDE NE VAR?Eski mahalle sınırlarını bugünkü idari sınırlarla birebir eşleştirmek mümkün değil. Ancak 1924 haritasını güncel kent dokusuyla karşılaştıran araştırma yaklaşık konumları ortaya koyuyor: Börekçiler: Roma Tiyatrosu’nun yanındaki alanDebbağhane: Bentderesi-Roma Tiyatrosu çevresiBaklacı: Ulus İşhanı ve arkasındaki bölgeBostani: Roma Hamamı'nın doğusuLeblebici: Denizciler Caddesi çevresiSabuni: Ulucanlar Caddesi'nin güneyiSaraç Sinan: Kale'nin doğu-güneydoğu çevresindeki eski yerleşim dokusuBuryacı/Hasırcı: Hacettepe Üniversitesi çevresinde kalan eski mahalle alanıBu listeyi bugünkü anlamda kesin mahalle sınırı olarak değil, tarihî haritalardaki yerlerin günümüz kentindeki yaklaşık karşılığı olarak okumak gerekiyor.

Bugün bu isimlerin büyük bölümü adreslerden silinmiş durumda. Fakat camilerde, mescitlerde, sokak dokusunda, arkeolojik alanların çevresinde ve eski Ankara haritalarında yaşamaya devam ediyorlar. Ankara’nın kent tarihi böyle okunduğunda, bir mahalle adının bile şehrin hangi ürünü sattığını, hangi zanaatı yaptığını ve hangi ustayı hatırladığını anlatan küçük bir arşiv olduğu ortaya çıkıyor.

Börekçiler, Sabuncular, Leblebiciler ya da Debbağlar artık Ankara'nın resmî mahalle listesinde yok. Ama bugün Ulus, Bentderesi, Roma Tiyatrosu ve Ulucanlar çevresinde yürüyen biri, farkında olmadan Ankara'nın yüzyıllar önce mesleklere göre biçimlenen kent dokusunun içinden geçiyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 08 Kasım 2026 09:06 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗