Alman gençler fişi çekiyor:'Ukrayna'ya yardımı kesin!'... Avrupa'da köhne Atlantik operasının sonu
- Başta Fransa olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde haftalardır süren eylemler Almanya'ya da sıçradı
- Sokağa çıkan gençler, Ukrayna Savaşı'nın yaşamları üzerinde yarattığı yıkıcı etkiyi protesto ediyor
Ukrayna Savaşı'nın yol açtığı ekonomik ve sosyal bozulma Avrupa'yı patlama noktasına getirdi. Batı Avrupa haftalardır protestolarla kasıp kavrulurken etkilenen ülkelerin tamamında NATO ve AB yanlısı yönetimler görevde bulunuyor.
Bu hükümetlerin hepsinin bir diğer ortak noktası anketlere göre gelecek seçimlerde yerle bir olacak olmaları. Buna rağmen Batı Avrupa başkentleri, gerilemenin ana kaynağı olan Ukrayna Savaşı'nı körükleyecek hamleleri sürdürüyor.
Geçen haftalarda Fransa'da yüz binlerce kişinin sokağa çıkmasıyla zirveye çıkan olaylar cumartesi günü itibarıyla Almanya'ya da sıçradı. Ülkenin çeşitli kentlerinde yaklaşık 160 bin protestocu sokağa çıktı. “Z Kuşağı halleder!” (Gen Z regelt!) mottosuyla meydanlara inen gençlerin temsilcilerinden Lina Friedrich, Şansölye Friedrich Merz'in istifasının da istendiği protestoların amacını şöyle açıkladı:"Bugün burada savaş ve baskı için değil, barış ve özgürlük için mücadele etmek üzere bulunuyoruz.
Bizim için en önemli şey sağlık ve eğitim sistemlerine daha fazla destek sağlanmasıdır. Zorunlu askerlik hizmetine karşıyız ve yükün daha adil dağıtılmasından yanayız."'MERZ İSTİFA!'Eylemciler “Ukrayna'yı finanse etmeyi durdurun!” ve “Merz istifa!” gibi Almanya'daki bozulmanın kaynağını işaret eden sloganlar attı, pankartlar taşıdı.
Ayrıca bazı protestocuların Filistin bayrakları taşıması, direniş lehine sloganlar atması dikkat çekti. Alman Hükümeti olayları bastırmak için 30 bin polis görevlendirdi. Organizatörlerin protestoların barışçıl biçimde yürütülmesi yönündeki ısrarlı çağrıları gündüz saatlerinde karşılık bulurken karanlık çöktükten sonra halkın öfkesi aynı Fransa'da olduğu gibi şiddet olaylarına dönüştü.
30'a yakın polis memuru yaralandı ve yaklaşık 200 eylemci gözaltına alındı. Frankfurt, Hamburg, Berlin ve Köln başta olmak üzere Almanya'nın büyük kentlerinde sokaklar savaş alanına döndü. Frankfurt'ta işletmelerin camları kırıldı, sokaklar tahrip edildi, yangınlar çıkarıldı.
Şiddet dozunun artmasıyla özel müdahale birlikleri (SEK) devreye sokuldu. Hamburg'da barikatlar ateşe verildi, polise havai fişek, taş ve şişelerle saldırıldı. Berlin'de özellikle Merz ve Ukrayna'ya askeri yardımları hedef alan gösteriler akşam saatlerinde polisle çatışmaya dönüştü.
Köln'de ise havai fişekler ve sokak olayları nedeniyle yürüyüş iptal edildi. Polis birçok kentte tazyikli su, biber gazı ve göz yaşartıcı gaz kullanarak göstericilere müdahale etti. BerlinAFD DEĞİL, SÖYLEMLERİ SAHADAAlman göstericilerin talepleri ortak olsa da sokaklarda homojen bir yapı bulunmuyor.
Liberal sol, sosyalist sol, anarşist sol ve vatansever sol hepsi sahada. Organizatörler hareketi “partiler üstü” olarak tanımlıyor, sağ ve sol kesimden herkesi eylemlere katılmaya davet ediyor. Eylemler, özellikle Ukrayna Savaşı ile gündeme gelen zorunlu askerlik, silahlanma, hayat pahalılığı, eğitim sistemindeki çöküş ve gençlerin gelecek kaygıları öfkenin ana hatlarını oluşturuyor.
Tam da bu noktada, AfD Eş Başkanı Alice Weidel'in “Sol, sol siyaseti protesto ediyor” tespiti çarpıcı bir gerçeği gözler önüne seriyor: AfD eylemlerde sahada olmasa da sokaktan yükselen çığlık doğrudan partinin yıllardır savunduğu tezlerin yankısı. Sokağa inen kitleler, AfD'nin NATO ve silahlanma karşıtlığı, Ukrayna yardımlarına son verilmesi yönündeki ana muhalefet söylemlerini meydanlara taşıyor.
Meseleyi daha da ilginç kılan ise AfD, ana akım siyaset tarafından “yabancı düşmanlığı” ile suçlanırken iktidardaki CDU'nun Genel Sekreteri Franziska Hoppermann ve Federal Hükümet'in İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in olaylardan yabancıları sorumlu tutması oldu. İki yetkili, göçmen gruplarının içindeki kaotik unsurların sorun yarattığını ve şiddet uyguladığını iddia etti.
Tüm bunlar Almanya'da yaklaşan köklü değişimin somut göstergeleri. Ülkedeki öfke ideolojik bariyerleri aşarak genelleşmiş ve gün geçtikçe artan bir memnuniyetsizliğin ifadesi olarak öne çıkıyor. SİSTEM PARTİLERİ ERİDİBatman de hayat pahalılığından şikayetçi, FrankfurtGerek eylül ayında yapılan eyalet seçimleri gerekse güncel anketler de Almanya'da sadece ultra-atlantikçi Merz Hükümeti'nin değil, Merz zihniyetinin de sonunun geldiğini gösteriyor.
Üç eyalette yapılan seçimlerde AfD doğuda iki eyaleti kazanmış, Berlin'de ise üçüncü parti olmuştu. AfD seçimlerde oy oranını ikiye katlarken Merz'in CDU'su ve iktidar ortağı Sosyal Demokratlar (SPD) sandığa gömülmüştü. INSA'nın 27 Ekim'de açıkladığı anket sonuçlarına göre AfD yüzde 29,5 oy oranıyla açık ara birinci parti durumunda.
Şansölye Merz'in Hristiyan Demokrat koalisyonu (CDU/CSU) yüzde 19 ile ikinci sırada. SPD ise yüzde 14'te kalıyor. ŞANSÖLYE'DAHA KÖTÜ BİR ALMANYA MÜMKÜN' DİYORBu tabloya rağmen Şansölye Merz istifa sinyali vermemekle kalmıyor, adeta “Daha kötü bir Almanya” mümkün diyerek Ukrayna'daki savaşı kışkırtacak hamleleri sürdürüyor, silahlanma uğruna ülkeyi ağır borç yükü altına sokuyor, ülkenin lokomotifi sanayiyi silah endüstrisine yönlendiriyor.
Avrupa geçen yıla göre doğal gaza beş kat daha fazla ödeme yaparken, Almanya'da fabrikalar kapanıyor, işten çıkarmalar artıyor, Merz ise “Avrupa'nın en güçlü ordusunu” kurma hayalleriyle yaşıyor. Batılı hükümetlerin Rusya'ya uyguladıkları baskının yarattığı basınç, sadece Avrupa halklarını sokağa dökmüyor, aynı zamanda “sistem dışı” siyasi hareketlere iktidarın yolunu açarak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Atlantik düzenini sarsıyor.
Tüm yollar Ukrayna'ya çıkarRomaAvrupa'da bugün yaşanan ekonomik ve sosyal bozulma, birbirinden bağımsız krizlerin toplamı değil. KOVİD sonrasında Ukrayna kriziyle derinleşen ve Avrupa yönetimlerinin Rusya'ya yönelik tercihleriyle kalıcılaşan büyük kırılmanın farklı yansımaları.
Enerji maliyetleri, enflasyon, sanayide rekabet gücü kaybı, kamu kaynaklarının silahlanmaya ve Ukrayna'ya aktarılması, sosyal harcamaların baskılanması, gençlerin gelecek kaygısı bu zincirin parçaları. FRANSA VE İTALYA'DA YÜZ BİNLER MEYDANLARDAAlmanya'da olaylar yeni yeni alevlenirken Fransızlar haftalardır sokaklarda.
Cumartesi günkü protestolar kısmen daha barışçıl geçse de yine 300 bini aşkın eylemci meydanlardaydı ve Paris, Marsilya gibi büyük kentlerde bir kez daha çatışmalar çıktı. Polis, kalabalıkları dağıtmak için cop, göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullandı.
565 kişinin gözaltına alındığı protestolarda Paris'te dört polis memuru ve bir jandarma yaralandı. İtalya'da da meydanlar haftalardır hareketli. Ülke genelinde cuma günü, kamu sektörünün düzenlediği genel grevle birlikte yüz binler sokaklara döküldü.
Sendikalar bir milyonu aşkın protestocunun sokağa çıktığını söylerken, İçişleri Bakanlığı katılımcı sayısının 260 bin olduğunu iddia etti. Eylemlerde yaşam maliyeti, gıda ve akaryakıt fiyatlarının yanı sıra özellikle yüksek kiralar ve öğrencilerin barınma sorunları protesto edildi.
Başkent Roma'da konut hakları hareketinin önde gelen isimlerinden Luca Fagiano, "Burada ücretler durgunlaşırken, özellikle mevcut fonlar askeri harcamalara ve Ukrayna'daki savaşa yönlendirildiği için kiralar ve yaşam maliyeti artmaya devam ediyor" dedi. TÜM AVRUPA YANIYORYine Portekiz ve İspanya'da başta yaşam maliyetleri ve barınma sorunları olmak üzere kitleler, protesto amacıyla cumartesi gecesi de sokaktaydı.
Arnavutluk'un başkenti Tiran'da ise hükümet karşıtı gösteriler ara vermeden devam ediyor. Sık sık şiddet olaylarının yaşandığı protestolarda Başbakan Edi Rama'nın istifası, hayat ve eğitim şartlarının iyileştirilmesi ile yolsuzlukların önüne geçilmesi gibi talepler öne çıkıyor.
Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in Arnavutluk'ta yürüttüğü turizm projeleri de protestocuların gündemindeki bir diğer konu. Eylemler bu ülkelerle sınırlı değil. Son dönemde Belçika, Hollanda, İsviçre, Çekya, Avusturya, Yunanistan, Sırbistan ve Kosova'da da gençler kıtadaki yaşıtlarının taleplerini kendi ülkelerinde meydanlara taşıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 01 Kasım 2026 21:07 · Kaynak: aydinlik.com.tr