Habermetrik
← Ana Sayfa
Çankırı/Bayramören 15 Eylül 2026 22:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Sosyal medya gerçekten çocukları zarar veriyor mu? Haidt'in'Kaygılı Nesil' tezine karşı çıkan bilimsel itirazlar

Sosyal medya gerçekten çocukları zarar veriyor mu? Haidt'in'Kaygılı Nesil' tezine karşı çıkan bilimsel itirazlar
Görsel kaynağı: habergo.com.tr

Jonathan Haidt'in'Kaygılı Nesil' kitabı sosyal medya yasağlarına ilham verdi ama uzmanlar neden-sonuç ilişkisini sorguluyor: Depresyon artışı 2010'dan önce başladı, pandemi etkisi hesaba katılmıyor.

Linki kopyala · 3 dk 1 okunma Google News'te Takip Et Sosyal medya gerçekten çocukları zarar veriyor mu? Haidt'in'Kaygılı Nesil' tezine karşı çıkan bilimsel itirazlar Gözden Kaçırmayın Gözden Kaçırmayın Microsoft, 7 Ekim'de Windows ve Surface Etkinliği Düzenliyor: Yapay Zeka Odaklı Yeni Dönem Sinyali Habere git New York Times en çok satanlar listesinde haftalarca kalan Jonathan Haidt'in "Kaygılı Nesil" (The Anxious Generation) kitabı, 2024'te Australienin 16 yaş altı sosyal medya yasağının arkasındaki fكري motor olarak gösterildi. Kitap, 2010 yılından itibaren gençlerdeki anksiyete ve depresyon artışının sebebinin akıllı telefon ve sosyal medya yaygınlaşması olduğunu öne sürüyor. Ancak akademik çevrelerde bu tez, "moral panik" eleştirisiyle karşılaşan tek bir açıklama olmadığı vurgulanıyor.

Haidt ve ortak yazar Zach Rausch, 2010 sonrası gençlik ruh sağlığı verileri ile sosyal medya kullanım grafiklerinin paralellik gösterdiğini sunuyor. ABD'de 12-17 yaş arası kızlarda ciddi depresif bozukluk oranının 2010-2021 arasında%145 arttığı (CDC verileri) işaret ediliyor. Erkeklerde artış%161. Bu rakamlar korkutucu ama Oxford Internet Institute'nin Andrew Przybylski ve Amy Orben gibi araştırmacıları, aynı verilerin "etkinlik düzeyinde çok küçük" bir ilişki gösterdiğini, ekran süresinin ruh sağlığını%0.4 oranında açıkladığını belirtiyor. Yani istatistiksel anlamlı olsa bile klinik olarak belirleyici değil.

Columbia Üniversitesi psikiatri profesörü Mark Olfson'un JAMA Psychiatry'de yayımlanan analizine göre, ABD gençlik intihar oranları 2007'den beri artıyor — yani Instagram (2010) ve Snapchat (2011) yaygınlaşmasından 3-4 yıl önce. Benzer eğilimlerKanada ve UK verilerinde de gözleniyor. Ayrıca 2020-2021 pandemi dönemindeki keskin artış, okul kapanmaları, sosyal izolasyon ve ekonomik belirsizlikle açıklanabiliyor; Haidt'in modeli bu değişkeni yeterince izole etmiyor eleştirisi alıyor.

Haidt, kızlarda beden imajı ve sosyal karşılaştırma üzerinden Instagram etkisini vurguluyor. Erkeklerde ise oyun bağımlılığı ve çevrimiçi radikalizme odaklanıyor. Ancak Nature Human Behaviour'de 2023'te yayımlanan çok ülkeli çalışma (N≈130.000), sosyal medyanın etkisinin "kullanım türüne" göre değiştiğini buldu: Pasif kaydırma (scrolling) negatif korelasyon gösterirken, aktif mesajlaşma ve grup etkileşimi pozitif veya nötr sonuç veriyor. Bu ayrım, "sosyal medya tek bir şeydir" varsayımını zayıflatıyor.

ABD'de 40'tan fazla eyalet, Meta ve TikTok'a karşı "bağımlılık tasarımı" iddialarıyla dava açtı. Australienin yasağı 2025 sonrası yürürlüğe girecek. Ancak Amerikan Psikoloji Derneği (APA) 2023 raporunda, "sosyal medyanın doğası gerektiği gibi iyi ya da kötü olmadığını, kullanım bağlamının belirleyici olduğunu" kaydetti. İngiltere'nin Ofcom regulatörü de "yaş doğrulama teknolojilerinin henüz güvenilir değil" uyarısı yaptı. Bilim insanları, kanıt tabanlı politika yerine sembolik yasakların, gençleri daha az denetlenen platformlara (Discord, Telegram) itebileceğini endişe ediyor.

Haidt "14 yaş öncesi sosyal medya yok, 16 yaş öncesi akıllı telefon yok" diyor. APA ve Britanya Kraliyet Psikiyatri Koleji ise: Yasak yerine mentörlük. Ortak öneriler: Gece odalarında telefon yok, yemek masasında ekran yok, 13 yaş altı COPPA uyumlu platformlar, dijital okuryazarlık dersleri. Çocukların "dijital yerliler" olduğu, riskleri yönetmeyi öğrenmeleri gerektiği vurgulanıyor — araba kullanmayı yasaklamak yerine ehliyet vermek benzetmesiyle.

Haidt'in tezi toplumsal bir uyanış yarattı, tartışmayı medyatikleştirdi. Ama meta-analizler (Orben & Przybylski, 2023; Vuorre et al., 2024) neden-sonuç yönünde "kesin kanıt" yok, çift yönlü ilişki (ruh sağlığı bozukluğu olan çocuklar daha fazla sosyal medya kullanıyor) ihtimalini güçlü buluyor. Bilim, longitudinal ve deneysel çalışmalarla bu düğümü çözmeye çalışırken, yasama organları oyları kaybetmemek için harekete geçiyor. Gerçek soru: "Sosyal medya zararlı mı?" değil, "Hangi çocuklar, hangi koşullarda, hangi platformlarda zarar görüyor?" olmalı.

Kaynaklar: habergo.com.tr
Haber metni ve görseller habergo.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Çankırı/Bayramören
Yayın: 15 Eylül 2026 22:39 · Kaynak: habergo.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp