Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 05:58
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Figen Şakacı’nın Tımbıllı’sında alınganlığın rengi ve büyümenin resmi | Günsu Şireci

Figen Şakacı’nın Tımbıllı’sında alınganlığın rengi ve büyümenin resmi | Günsu Şireci
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • En son neye alındınız
  • Bir kelimenin kenarına takılıp kaldığınız, bir bakışın anlamını eve kadar taşıdığınız son anı hatırlıyor musunuz

En son neye alındınız? Bir kelimenin kenarına takılıp kaldığınız, bir bakışın anlamını eve kadar taşıdığınız son anı hatırlıyor musunuz? Bazı kırgınlıklar toplu iğne başı kadar küçük, gökyüzü kadar ağırdır. Üstelik herkese de görünmezler, her birinin rengiyse bambaşkadır. Başta sorduğum soruyu biraz daha değiştireceğim şimdi. Siz en son hangi renkte alındınız?

Figen Şakacı, Tımbıllı’da bizi tam da bu sorunun peşinden çocukluğun renkli, çetrefilli, zaman zaman bulutlu ve kazanımlar kadar kayıplarla dolu dünyasına davet ediyor. Çağla’nın hikâyesinde kayıp, bir damla suya düştükten sonra genişleyen halkalar misali, çevresindeki her şeye dokunuyor.

Babaannesi Mamiş’in ölümüyle açılan boşluk, alışıldık günlerin arasına sızıyor ve yaşamın her bir katmanına rengini veriyor. Üstelik Çağla’yı yepyeni bir ayrılık gerçeği daha bekliyor: İstanbul’a taşınmak, arkadaşlarından, okulundan ve avucunun içi gibi bildiği sokaklardan ayrılacak olmak.

Çocukluk zamanı kendine göre bir hızda akar. Bir günün içine koca bir ömür sığabilir; önemsiz sayılan tüm ayrıntılar ise çocuğun dünyasında bir asra denk gelebilir. Kayıp da bu durumdan azad değildir. Kaybın küçüğü büyüğü yoktur; o, yaşamınızın hiç beklemediğiniz yerlerinde ve hiç beklemediğiniz ölçülerde karşınıza çıkıp sizinle konuşur.

Üstelik kayıp, büyümeyi çok iyi tanır; nitekim insanın büyümesi, biraz da kaybettikleriyle başlar.

Kayıplar bazen bir insanın yokluğunda, bazen de kendimize dair bildiklerimizin değişmesinde kendini gösterir. Bir çocuğa takılan ad, yetişkinlerin gözünde sevecen bir hitap ya da önemsiz bir şaka olabilir. Ancak alıngan anlamına gelen “Tımbıllı”, Çağla için bir takma isimden çok daha fazlasıdır; tımbıllı onun kimliğidir.

Nitekim onlara yakıştırılan sıfatlar, çocukların kendilerini nasıl göreceklerine dair ilk ipuçlarını taşır. Bir başkasının bize verdiği isimle kendi içimizde hissettiğimiz kişi her zaman örtüşmez. Peki, bir sözcük zamanla insanın kendine bakışına karışırsa ne olur?

Çağla’nın hikâyesi, alınganlığın yalnızca söylenen bir söze verilen tepki olmadığını; görülme, anlaşılma ve olduğumuz hâlimizle kabul edilme arzusuyla da ilişkili olabileceğini hatırlatıyor.

Kendimize verilen isimlerle hissettiklerimiz arasındaki mesafeyi anlamak da büyümenin bir parçası. “Alıngan” olmakla incinmek aynı şey değildir; tıpkı üzülmenin güçsüzlük, özlemenin de geçmişe takılıp kalmak anlamına gelmediği gibi.

Çocukların duyguları çoğu zaman yetişkinlerin ölçüleriyle değerlendirilir: Hep biraz daha sabırlı olmaları, her şeye çabucak alışmaları, kendilerine önemsiz görünen şeyleri onların da kafalarına takmamaları beklenir. Oysa bir duygunun dışarıdan küçük görünmesi, onu yaşayan kişi için de küçük olduğu anlamına gelmez; perspektif her şeydir.

Tımbıllı, bu ayrımı düşünmeye alan açarken, başta çocuklar olmak üzere tımbıllı gördüğümüz herkesin iç dünyasını hemen açıklama, sınıflandırma ya da düzeltme ihtiyacımızı da sorgulatıyor.

Çağla’nın resim yapma isteği, bu noktada ayrı bir anlam kazanıyor. Çağla bazı deneyimlerin sözcüklerle ifade edilemeyeceğini; ancak renklerle, çizgilerle ve biçimlerle kendine bir yer bulabileceğini çok iyi biliyor. Resim, burada olup biteni yalnızca kayda geçiren bir araç olmanın çok ötesinde.

Aksine, insanın henüz tam olarak anlayamadığı şeylerle karşılaşıp el sıkışabileceği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Bir rengin neden seçildiğini, bir çizginin neden eğrildiğini ya da bir boşluğun neden doldurulmadığını bazen sanatçının kendisi dahi açıklayamaz. Nitekim çizmek, bir duyguyu adlandırmadan da onunla ilişki kurmanın bir yoludur.

Büyümenin resmi de belki tam burada ortaya çıkıyor: Her şeyin anlaşılır, düzenli ve tamamlanmış olmadığı bir yerde. Çağla, yaşadığı kaybı bir anda geride bırakmak zorunda değildir; yeni bir hayata alışırken eski dünyasını da yanında taşıyabilir.

Sevinçle hüznün, merakla korkunun aynı resimde bulunması mümkündür. İnsan büyüdükçe duygularının birbirini dışlamak zorunda olmadığını, bir şeye alışmanın onu özlemeyi bitirmediğini, değişmenin de her zaman hazır olmak anlamına gelmediğini öğrenir.

Figen Şakacı’nın Tımbıllı’sı okuru kendi büyüme hikâyesine dönmeye çağırıyor. Çağla’nın deneyimi, insanın her duyguyu hemen yatıştırmak ya da her soruna bir çözüm bulmak zorunda olmadığını düşündürüyor.

Peki, büyümenin resmi hangi renktir? Belki özlemin mavisi, öfkenin kızılı, yeniden başlamanın sarısı… Belki de henüz adını bilmediğimiz, bir renkle bir diğer rengin arasında kalmış, keşfedilmeyi bekleyen bir ton. Şanslıyız ki bu resmin tek bir rengi, kusursuz bir kompozisyonu olmak zorunda değil.

Çünkü büyümek, bütün renkleri doğru yerlere yerleştirmekten çok, neden birbirlerine karıştıklarını anlamaya çalışmaktır. Ve bazen insanın kendini tanıması, hayatın önüne çıkardığı her şeyi açıklayabilmesinden değil, açıklayamadığı şeylere de yer açabilmesinden geçer.

Tımbıllı bize, çizmesi çok zor bir resmin yine de mümkün olduğunu hatırlatıyor: tamamlanmış olmak zorunda olmayan, değiştikçe güzelleşen, her bakışta başka bir ayrıntısı görünür hâle gelen bir resmin: büyümenin resminin.

Kategoriler Yazı Halk Kaynaklarından Beslenen Bir Dil ve Yazın Ustası: Osman Şahin | Hülya Soyşekerci OFF Günü romanı bağlamında AVM emekçilerinin bilinmeyen yüzü | Adnan Özveri Vişne Bahçelerine Ne Oldu? | Feride Cihan Göktan Bir kayboluşun ve kendini buluşun romanı | Barış Akkurt Yok artık Pitır! | N. Cihan Taşan Orhan Veli’nin ya da Sabahattin Ali’nin yaşarken kaç kitabı vardı, şimdi kaç kitabı var? | Metin Cel...

Zayıflayan egemenliğin yeni duvarları | Havanur Taflan Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: edebiyathaber.net
Haber metni ve görseller edebiyathaber.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 06 Kasım 2026 05:58 · Kaynak: edebiyathaber.net
Kaynağı Oku ↗