Habermetrik
← Ana Sayfa
Mardin/Nusaybin 27 Ekim 2026 08:24
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Bese Hozat: Süreçte donma var, devlet adım atmıyor

Bese Hozat: Süreçte donma var, devlet adım atmıyor
Görsel kaynağı: artigercek.com
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bese Hozat, sürecin devletin tutumu nedeniyle durma noktasına geldiğini, Öcalan'ın statüsünün resmileşmemesi durumunda'sürecin başarıyla yürümeyeceğini' söyledi

Bese Hozat, sürecin devletin tutumu nedeniyle durma noktasına geldiğini, Öcalan'ın statüsünün resmileşmemesi durumunda'sürecin başarıyla yürümeyeceğini' söyledi. İktidarın basına ve muhalefete baskılarına da değinen Hozat, bu uygulamaların sürecin toplumsallaşmasını engellediğini söyledi Artı Gerçek - KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Besê Hozat, Medya Haber TV’de Kürt meselesinin çözümü kapsamında başlatılan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hozat, Körgütün son iki yılda önemli adımlar attığını ancak devletin demokratikleşme yönünde adım atmaması nedeniyle süreç te “durma ve donma” yaşandığını söyledi. Silahlı mücadelenin durdurulması, Türkiye sınırları içerisindeki güçlerin ve şehirlerdeki birimlerin çekilmesi ile bazı mağaraların boşaltılmasını hatırlatan Hozat, bu adımların sürece yönelik samimiyet ve kararlılığın göstergesi olduğunu belirtti.

Hozat, devletin ise siyasi ve hukuki zemin hazırlamadığını ifade ederek şöyle konuştu: “Buna karşı devlette ciddi bir adım yok. Tıkanma var mı dediniz. Tam olarak öyle ifade etmek şu aşamada belki erken olur. Ama gerçekten bir donma durumu vardır.

Bunun nedeni devletin ve iktidarın tutumudur. Adım atmıyor. Demokratikleşme yönünde adım atmıyor.” Öcalan’ın koşullarında değişiklik olmadığını söyleyen Hozat, PKK’nin fesih kongresinde alınan kararların hayata geçirilmesi için Abdullah Öcalan’ın süreci özgürce yürütmesi ve demokratik, siyasi ve hukuki adımların atılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un Abdullah Öcalan’a ilişkin ifadelerini de değerlendiren Hozat, Uçum’u “çözümsüzlükte ısrar eden, savaş politikalarında, inkarda ısrar eden eğilimin, çizginin devlet içerisindeki temsilcisi” olarak nitelendirdi. Hozat, Öcalan’ın statüsünün resmileşmesi ve süreci özgürce yürütmesinin önemini vurgulayarak, “Önder Apo özgürleşmeden ve statüsü resmileşmeden, Önder Apo bu süreci özgürce yürütmeden, bundan sonra gerillanın tek bir adım atmayacağı açıktır, nettir” dedi.

Tutukluların tahliyelerinin ertelenmesi ve hasta tutukluların cezaevlerinde tutulmaya devam edilmesine de değinen Hozat, infaz sürelerini tamamlayan bazı tutukluların tahliye edilmediğini, ağır hastalığı bulunanların da cezaevinde tutulduğunu belirtti. Hozat, bu uygulamaların sürece zarar verdiğini belirterek şunları söyledi: “Türk kanunlarına göre, devlet kanunlarına göre cezasını çekmiş, 30 yıl bitmiş.

Fakat ısrarla ona rağmen infazı yakılıyor, içeride tutuluyor. Hastadır, çok ağır hastalıkları var. Kanserdir, kalptir. Daha birçok böyle hastalığı var. Ölümcül hastalıklardır. Ciddi de yaş almış. Ona rağmen ısrarla içeride tutuluyor, infazları yakılıyor.” Hozat, “Bir düşmanlık hukuku uygulanıyor.

Kendi kanunlarını bile uygulamıyor. Kanun dışı, hukuk dışı, ahlak dışı, siyaset dışı” dedi. İktidarın basına ve muhalefete yönelik baskılarını da değerlendiren Hozat, bu uygulamaların sürecin toplumsallaşmasını engellediğini söyledi.

Hozat, iktidarı eleştiren muhalif, demokratik ve liberal kesimlerin yanı sıra emekçiler üzerinde de yoğun baskı bulunduğunu söyledi. Muhalif basına yönelik baskıların gerçeklerin toplum tarafından öğrenilmesini engellemeyi amaçladığını ileri sürdü.

Fon krizinin muhalif basında yoğun biçimde işlenmesinin ardından saldırıların arttığını söyleyen Hozat, iktidarın sürece yönelik eleştirilerin ve gerçeklerin görülmesinin önüne geçmek istediğini ifade etti. Türkiye’nin demokratikleşmesi gerektiğini belirten Hozat, siyasi, hukuki ve toplumsal alanlarda ciddi adımlar atılması çağrısında bulundu.

Hozat, “Bu süreç bu tarzda ne toplumsallaşır ne de gelişir. Bu sürecin gelişmesi Türkiye'nin demokratikleşmesine bağlıdır. Şu anda bu emareleri yoktur” diye konuştu.'SÜREÇTE BİR DONMA VAR' Hozat'ın açıklamalarından satır başları şöyle: “Son iki yılda gerçekten Kürt Özgürlük Hareketi çok tarihî adımlar attı.

Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi durdurduk; bu çok tarihî bir adımdır. Ve onun ardı sıra da birçok adım atıldı. Türkiye sınırları içerisindeki bütün güçler, gerilla gücü çekildi. Şehirlerdeki birimler çekildi. Sınıra yakın, hatta bazı yerlerde uzak şikeftler (mağara) boşaltıldı.

Bu, süreç karşısındaki samimiyetimizi, kararlılığımızı, duruşumuzu ortaya koyan çok somut örneklerdir. Ve çok tarihî adımlardır. Buna karşı devlette ciddi bir adım yok. Tıkanma var mı dediniz. Tam olarak öyle ifade etmek şu aşamada belki erken olur.

Ama gerçekten bir donma durumu vardır. Bir durma ve donma durumu vardır. Buna tıkanma da diyebilirsiniz ama bir kilitlenme hali var. Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni devletin ve iktidarın tutumudur. Adım atmıyor. Demokratikleşme yönünde adım atmıyor.

Siyasi ve hukuki zemin hazırlanmıyor. En başta, işte Önderliğimizin (Öcalan) durumu. Şu anda tecrit ortadan kalkmış değil. Önderliğimiz bu süreci yürütüyor değil.'ADIM ATMASI GEREKİYORDU' PKK fesih kongresinde bizim temel şartımız oydu.

Silahlı mücadeleyi sonlandırdık, fakat bunun pratikleşmesi için, bütün kongrede alınan kararların hayata geçmesi için Önder Apo'nun özgürce bu süreci yürütmesi gerekiyordu. Demokratik, siyasi hukuki adımların atılması gerekiyordu.

Demokratik siyaset mücadelesini yürütecek zeminin oluşturulması gerekiyordu. Bunun için de çok ciddi hukuksal düzenlemelere gitmesi gerekiyordu devletin. Bu konuda bir gelişme söz konusu değil. Dolayısıyla böyle bir durma hali var, bir donma hali var devletten kaynaklı.

Öyle ifade edebiliriz. UÇUM’A YANIT: ÇÖZÜMSÜZLÜKTE ISRAR EDEN ÇİZGİNİN TEMSİLCİSİ Mehmet Uçum çözümsüzlükte ısrar eden, savaş politikalarında, inkarda ısrar eden eğilimin, çizginin devlet içerisindeki temsilcisidir. Gerçekten tam bir özel savaş elemanıdır.

Savaştan, çözümsüzlükten beslenen epey bir çevre var Türkiye'de ve devlet içerisinde çok ciddi kanatlar var. Mehmet Uçum da bunların temsilini, sözcülüğünü yapıyor. Önder Apo özgürleşmeden ve statüsü resmileşmeden, Önder Apo bu süreci özgürce yürütmeden, bundan sonra gerillanın tek bir adım atmayacağı açıktır, nettir.

Çünkü turnusol kağıdıdır. Önderliğimize yaklaşım, Kürtlere yaklaşımdır. Mehmet Uçum'un Önder Apo'ya dönük bu tür değerlendirmeleri de Kürtlere yaklaşımını ortaya koyuyor, Kürt sorununa yaklaşımını ortaya koyuyor. Ne kadar gayriciddi bir yaklaşım içerisinde olunduğunu ortaya koyuyor.

Onun temsil ettiği çizgi, kanat, kesim; eğer devlet adına konuştuğunu iddia ediyor, ısrarla bunu şey yapıyorsa o zaman devlet nezdinde de çözümsüzlükte ısrar var. Böyle olursa elbette bu süreç gelişmez. Bu süreç ilerlemez.

Bu sürecin ilerlemesi için, başarıyla yürümesi için Önderliğimizin statüsünün resmileşmesi gerekiyor. Yoksa bu sürecin başarıyla yürümesi mümkün değildir.'CEZAEVLERİNDE DÜŞMAN HUKUKU UYGULANIYOR' İşte bu sürecin böyle zindanlar boyutuyla da bu tarzda devam etmesi, biraz önce değerlendirdiğimiz gibi Mehmet Uçum gibi zihniyetin etkili olmasından kaynaklıdır.

Türk kanunlarına göre, devlet kanunlarına göre cezasını çekmiş, 30 yıl bitmiş. Fakat ısrarla ona rağmen infazı yakılıyor, içeride tutuluyor. Hastadır, çok ağır hastalıkları var. Kanserdir, kalptir. Daha birçok böyle hastalığı var.

Ölümcül hastalıklardır. Ciddi de yaş almış. Ona rağmen ısrarla içeride tutuluyor, infazları yakılıyor. Bir düşmanlık hukuku uygulanıyor. Kendi kanunlarını bile uygulamıyor. Kanun dışı, hukuk dışı, ahlak dışı, siyaset dışı.'MUHALEFETE BASKI SÜRECİN TOPLUMSALLAŞMASINI ENGELLİYOR' Kürdistan'ı değerlendirdik ya, sürecin toplumsallaşmaması için bu devlet ne yapıyor?

Zindanlarda bir zulüm ve düşmanlık politikası uyguluyor. Önder Apo'nun koşullarında hiçbir değişiklik yok mevcut durumda. Tecrit devam ediyor. Yanına basıncılar gidecekti, basıncılar gitmedi. Kurul gidecekti, kurul işleyecekti, çalışacaktı; olmadı.

Statüsü resmileşecekti, olmadı. Danışmanlar olacaktı, akademisyenler, siyasetçiler gidecekti. Önderliğimizin istediği şeylerin hiçbiri olmadı. Türkiye'de de bu sürecin toplumsallaşmaması için, Türkiye cephesinde muhalefet üzerinde baskıları yoğunlaştırıyor.

Basına saldırıyor. Özellikle böyle muhalif basına çok yoğun saldırılar var. Onlarca gazeteci gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, tehdit ediliyor. Dün çok iyi bir yürüyüş yapmışlardı. Sanıyorum on kentte gazeteciler yürümüş, tepkilerini ortaya koymuşlardı.

Ben selamlıyorum. Gerçekten çok anlamlı. Bunların elbette daha da gelişmesi gerekiyor. Muhalif basın üzerinde de, muhalefet üzerinde de, emekçiler üzerinde de yoğun bir baskı var. Türkiye'deki bu iktidarı eleştiren, rahatsızlık duyan tüm kesimler üzerinde çok yoğun bir baskı söz konusudur.'FON KRİZİ SONRASI MUHALİF BASINA SALDIRI FURYASI BAŞLADI' Bu da sürecin Türkiye cephesi açısından toplumsallaşmasının önüne geçiyor.

Çok yoğun bir baskı ve zulüm var şu anda Türkiye cephesinde de. Tüm muhalif demokratik, muhalif liberal, muhalif kesimler üzerinde de yoğun bir baskı politikası var. Tabii ki gerçeklerin topluma yansımasını istemiyor. Muhalif basın üzerinde bu kadar baskıları yoğunlaştırmasının sebebi odur.

Gerçeklerin toplum tarafından bilinmesini istemiyor. Özellikle bu fon krizi gündeme girdi. Muhalif basın yoğun işledi. Şimdi yoğun bir saldırı furyası başlatıldı. Bir de iktidarın bu sürece dönük eleştirilmesini, gerçeklerin görülmesini istemiyor.

Türkiye'nin demokratik sürece girmesi gerekiyor. Bu anlamda bu iktidarın demokratik adım atması gerekiyor. Hukuki, siyasi, toplumsal her alanda çok ciddi demokratikleşmeye gitmesi gerekiyor. Daha da otoriterleşme, daha da yoğun bir baskı ve zulüm politikası tüm toplumsal muhalif kesimler üzerinde doludizgin gidiyor.

Bu süreç bu tarzda ne toplumsallaşır ne de gelişir. Bu sürecin gelişmesi Türkiye'nin demokratikleşmesine bağlıdır. Şu anda bu emareleri yoktur.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: artigercek.com
Haber metni ve görseller artigercek.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Mardin/Nusaybin
Yayın: 27 Ekim 2026 08:24 · Kaynak: artigercek.com
Kaynağı Oku ↗