Türkiye, Temizeller operasyonunu yapabilir mi?
Bu köşede; Mayıs 2024 tarihinde “Ülkemizde artık “TEMİZ ELLER OPERASYONUNA” ihtiyaç var.” başlıklı bir makale yayınlanmıştı.
O zamanlar ülkü ocakları eski başkanı Sinan Ateş’in katillerinin korunduğuna dair ciddi şüphelerin olduğu, Ayhan Bora Kaplan davasında mafya,yargı ve emniyet ilişkileri tartışılmakta olduğu, Sırp çete lideri Zeljko Bojanic’in 2014’ten beri Türkiye’de yaşadığının ortaya çıktığı, Azerbaycan, İran ve Rus mafyalarının cinayetle biten mafya hesaplaşmalarının ülkemizde yaşandığı, ülkemizde birçok mafya babasının yıllarca yakalanmadan rahatça yaşayabildiği, emniyet,yargı siyaset üçgeninde siyasal sistemin temizlenemediği belirtilmeye çalışılıyordu.
Bu arada yerel seçimlerde iktidar olan muhalefet belediyelerine karşı yapılan acımasız soruşturmaların dozu giderek arttı. Bu gönlerde de gözaltılar,tutuklamalar, görevden almalar,soruşturmalar nedeniyle el değiştiren yada istifa ile iktidar partisine gider belediyeleri izleyip duruyoruz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer 3 gündür gözaltında,soruşturması devam ediyor. Sistemin muhalefet belediyelerine yapılan operasyonlarla temizleneceği iddia edilirken, bu günlerde durumun hiç de böyle olmadığı anlaşıldı. Çünkü sistem bütün baskılara rağmen yaşanan yolsuzlukları adeta kusmaya başladı. Bu günlerde ülkemiz;yaklaşık 18 milyar doları bulan ve iktidarın en yetkili kişilerinin bulaştığı fon spekülasyonları, dolandırıcılık gibi suçlar ve bu nedenle yapılan yakalama,gözaltı, tutuklama ve yargılama haberleri ile dolup taşıyor
Ne var ki; yargılamanın muhalefete farklı iktidara farklı uygulandığı, iktidarın kendisini korumaya çalıştığı görülmeye başlandı. Soruşturulan muhalefet belediye başkanları ve çalışanlarına şafak vakti aramalar,yakalamalar,kelepçeleyip gözaltına almalar ve tutuklamalar yapılırken, iktidar mensupları için sadece ifadeye çağrılmakla yetinilmeye başlandı. Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ciklet çiğneyerek ifadeye gitmesi ve çıkışta basın toplantısı gibi açıklamalar yapması hala hafızalarda. Bakın eski bakan Fatma Sayan’ için ne arama ve nede gözaltı vs var. S.P.K. ve diğer denetim görevlileri için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Oysa ki gelişmiş demokrasilerde bu işler böyle yapılıyor.
Örneğin; İtalya Milano’da 1992 yılında sıra dışı görülen bir belediye rüşvet olayında yaşanan itiraflarla İtalyan siyaset dünyası yerle bir olmuştu. İtalya’da yargı bağımsızdı. Savcılar iktidar, iktidara yakın iş insanı ve bürokratlar,muhalefet ve tüm kamu görevlilerini özgürce soruşturdular. Basın da özgürce her türlü soruşturmayı yazmış,soruşturmayı yapan savcılara sahip çıkmış,toplumsal desteği sağlamıştı. Bu nedenle iktidar tüm çabalarına rağmen bu soruşturmaları engelleyememişti. Yani demokratik ülkelerde olduğu gibi yargı siyasal sistemi temizliyordu.
Belediye başkanları, meclis üyeleri,başbakan ve kamu görevlileri ile suça karışan tüm iş insanları dahil 4.525 kişi hakkında davalar açıldı. Yaklaşık 1.300 kişi ceza aldı. Bu operasyon sonucunda İtalyan siyaset sahnesinin başrolündeki partiler ya yok olmuş,yada temizlenmişti. Eski başbakan Craxi Tunus'a kaçmış,yokluğunda ağır cezalar alarak sürgünde ölmüştü. Ulusal çaptaki bu operasyon, İtalya’da Birinci Cumhuriyet"'in sona ermesine,siyasi sistemin yenilenmesi ve temizlenmesine yol açtı. Özgür basın ve bağımsız yargı sistemi temizlemişti.
Gelişmiş demokrasilerde, savcılar ve hakimler ne iktidar ve ne de muhalefetten etkilenirler. Yasalardan kaynaklı bağımsızlıkları vardır.bu nedenle de milletin ve demokrasinin teminatıdır. Onlar iktidar yada muhalefet olsun,iktidardan etkilenmeden,özgürce ve millet adına iş yaparak demokratik sistemi temizlerler. Bütçeyi kullanan ve harcama yapanların başında iktidarlar gelir. Yargı tabii ki muhalefeti denetleyecektir. Ama önce iktidarı özgürce denetleyerek sistemi temizlemelidir. İktidardan çekinen,iktidardan korkan,elleri kolları bağlanmış bir yargı ile sistemin temizlenmesi zordur.
Milletimiz ağır ekonomik krizlerle boğuşurken, kamuoyu iktidar kaynaklı milyarları bulan yolsuzluklarla çalkalanıyor. Maalesef,içinde yaşadığımız siyasi sistem denge ve denetleme özelliği taşımadığı için yolsuzlukları önleme yeteneğine sahip değil. Bu şartlarda yargının İtalya’da olduğu gibi özgür basını da arkasına alarak temiz eller operasyonunu başarması zor gözüküyor. Bunun ülkemizde ancak önümüzde yaşanacak seçimde millet tarafından atılacak adımlarla yapılacağı anlaşılıyor. Zira acilen bir temiz eller operasyonuna ihtiyaç duyulduğu gön gibi ortada. Bizde temiz eller operasyonunu millet yapacak gibi duruyor
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...
Kategori: Asayiş
Yayın: 05 Ekim 2026 15:03 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr