Gümüşhane Turizmini Başka Şehirlerle Karşılaştıracağız!
Uzun zamandır Gümüşhane turizmi üzerine bir değerlendirme yapmamıştık. Bu haftaki yazımızı iki bölüm halinde kaleme alarak bu konuya ayırdık. Alışılmışın dışında, birbirini takip eden iki yazı olarak okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz.
Gümüşhane Muhtarlar Derneğinin düzenlediği kültür turu kapsamında geçtiğimiz hafta Diyarbakır, Batman, Hasankeyf, Midyat, Mardin ve Şanlıurfa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret, hem muhtar hem de basın mensubu olarak bizim için önemli bir kültürel deneyim oldu.
Diyarbakır’da Sur İçi’nin tarihi sokaklarında yürüdük; taş evleri, camileri, medreseleri ve hanları gördük. 39 Sahabe Kabrini ziyaret ettik, cuma namazımızı halk arasında beşinci Harem-i Şerif olarak anılan Ulu Cami’de kıldık.
Ardından tarihle doğanın buluştuğu Hasankeyf’i gezdik, Batman’da konakladık. Ertesi gün Midyat’a geçtik. Taş işçiliğiyle öne çıkan tarihi evleri, Mor Gabriel Manastırı ve Süryani kültürünü yakından tanıdık.
Mardin’de taş mimarinin büyüsüne kapıldık. Kasımiye Medresesi’nin hikâyesini rehberlerimizden dinledik. Bu güzel geziyi organize eden Gümüşviptur işletmesinden Numan Kara’ya ve rehberimiz Tureb görevlisi Ece Yalçın’a teşekkür ediyoruz.
Son durağımız Şanlıurfa oldu. Sıra gecesinin ardından Göbeklitepe’yi, Harran evlerini, Eyyüp Sultan Camisi’ni ve Balıklıgöl’ü ziyaret ettik. Tarihin, inancın, mimarinin ve kültürün turizme nasıl dönüştürüldüğünü yerinde gördük. Gaziantep programını ise başka bir sonbahara bıraktık.
Peki, bütün bunları neden anlatıyoruz?
Çünkü şimdi Gümüşhane’yi gezdiğimiz şehirlerle karşılaştıracağız.
Gittiğimiz her yerde tarihi değerlerin yalnızca geçmişten kalan yapılar olarak görülmediğine tanık olduk. Bu değerler, rehberlik hizmetleriyle, tanıtımla, ziyaretçi deneyimiyle ve turizm organizasyonlarıyla bütünleştirilmişti.
Gümüşhane’nin de Karaca Mağarası’ndan Santa Harabeleri’ne, Süleymaniye’den Tomara Şelalesi’ne, Satala Antik Kenti’nden Zigana’ya kadar sayısız değeri var.
Mesele yalnızca doğal ve tarihî güzelliklere sahip olmak değil. Asıl mesele, bu güzellikleri tanıtmak, ziyaretçiye sunmak ve ekonomik değere dönüştürmek.
Gümüşhane’nin eksiği güzellik mi, yoksa bu güzellikleri turizme kazandıracak anlayış mı?
Gelecek yazımızda bu sorunun cevabını arayacağız.

Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 14 Ekim 2026 18:13 · Kaynak: gumuskoza.com.tr