Azizliğe uğrayan başkan
- Fenerbahçe ve dört büyükler yenilince “bu hafta kim gidecek” merakına giriyoruz
- Fenerbahçe denilince de kimileri için ilk akla gelen isim Aziz Yıldırım olmaktadır
Fenerbahçe ve dört büyükler yenilince “bu hafta kim gidecek” merakına giriyoruz.
Fenerbahçe denilince de kimileri için ilk akla gelen isim Aziz Yıldırım olmaktadır.
Kulübe yaptığı katkılar, spora ve amatörlere verdiği değerle gönüllerden silinmedi.
Bölünme parçalanma sen ben ilişkisi kangren gibi her alana yayılmış durumdadır.
Sanki en büyükler kazanmak zorundaymış gibi neler yaşanıyor neler.
Aynı kulüp içinde kaybettiğinde üzülürmüş gibi görünen içten pazarlıklı, dost görünüp düşman olanlar ve kendine daha özel yer bekleyenler en tehlikeli olanıdır.
Spordan siyasete, günlük yaşamdan dine kadar her alanda ayrıştığımız yalan değildir.
Sansasyon, dedikodu, koltuk kavgası taraftarın kimi destekleyip desteklemeyeceği Fenerbahçe gibilerin en büyük kaosu durumundadır.
Sadece Kadıköy’de değil her köyde işine gelmeyince, rüşveti-promosyonu yemeyince veya yenilince birileri bayrak kaldırıp yeni arayışa giriyor.
Kim olursa olsun “yönetim istifa” sesini duyunca elbette enerjisi biter kötü hisseder.
Sadece Aziz Yıldırım değil herkes aynı duyguya kapılıp düştüğü durumu sorgular.
Öyle bir düzen kurulmuş ki her şey çıkar için yapılır hale gelmiştir.
Futbolcuların basiretsizliği neticesinde hem teknik heyeti hem de başkanı bıktırıp, camiadan nefret edecek ve uzaklaşacak hale getirdiler.
“Mayıstan sonra yokum, bir daha bu kulübün içine gelmem’ diyerek onu da bıktırdılar.
Spor özellikle futbol camiası tam bir cadı kazanı.
Kimin ne yapacağı, planlayıp uygulayacağı, kimin kime destek verdiği-vereceği, arkasından neler çevireceği, dost görünüp düşman kesileceğini kimse tahmin edemez.
Gönülden sporu seven, sporun gelişimi için her türlü fedakarlıktan kaçmayan birçok spor adamı ali cengiz oyunlarından dolayı spordan uzaklaşmıştır.
Bunlardan biri olan Aziz Yıldırım Türk spor tarihinde özel yere sahip kişilerden biridir.
Fenerbahçe ve kurumsallaşmış kulüplerin düzende ve sistemde olması sporumuza katkıdan başka bir şey sunmaz.
Tezahüratlarla ve istenerek gelen birinin bir gurup taraftarın yönlendirmesiyle gitme kararı ve camiadan uzaklaşması mantıklı mı?
Taraftarın çıkar ilişkileri kişiden kişiye değişirken başarı için sabırlı olmak gerekir.
Kimi borcu kimi yenilgiyi seyirciyi kimi de siyaseti bahane ederek uzaklaşmaya çalışıyor.
Sistem öyle bozuldu ki futbolcusundan seyircisine hakeminden antrenörüne hatta tribüne kadar herkes şahsi düşünmektedir.
Durum böyle olunca başarı beklemek hayal değil mi?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: Amasya
Yayın: 04 Kasım 2026 06:19 · Kaynak: anayurtgazetesi.com