12 Eylül darbesine tepki!
- Cumhuriyet alanındaki etkinlikte ilk konuşmayı yapan Levent Balkış, “Bugün, demokrasinin katledildiği günün yıldönümü
- Demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz” dedi
Cumhuriyet alanındaki etkinlikte ilk konuşmayı yapan Levent Balkış, “Bugün, demokrasinin katledildiği günün yıldönümü. Demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz” dedi. Ardından, Platform Sözcüsü, Eğitim-İş Bandırma Temsilcisi Serdar Polat, basın açıklamasını okudu.
“12 Eylül 1980’i unutmadık, unutturmayacağız. Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden birinin başlangıcı olan 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Ancak 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal, siyasal ve ekonomik tahribatın izleri hâlâ ülkemizin üzerinde durmaktadır.12 Eylül, yalnızca bir hükümeti deviren askeri müdahale değildir.
Emekçilerin örgütlü gücünü, demokratik hakları, sendikal mücadeleyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan, toplumsal muhalefeti susturmayı ve ülkeyi sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi amaçlayan bir darbe rejimidir. Aradan geçen 46 yıla rağmen 12 Eylül’ün sonuçları bütünüyle ortadan kalkmış değildir.
Bugün hâlâ darbe hukukunun izlerini taşıyan düzenlemelerle emekçilerin örgütlenme ve hak arama mücadelesi çeşitli biçimlerde sınırlandırılmaktadır. Bizler biliyoruz ki, demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir. Demokrasi, grev ve toplu sözleşme hakkıdır.
Demokrasi, düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Demokrasi, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Demokrasi, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasi, insanların hiçbir baskı ve korku altında kalmadan geleceğini belirleyebilmesidir.
12 Eylül’ün gerçek hesabı, darbecilerin yargılanmasının ötesinde, o darbenin yarattığı antidemokratik düzenin bütün kurum ve anlayışlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sorulacaktır. Bugün yapılması gereken, darbeleri yalnızca yıldönümlerinde hatırlamak değil, darbeleri mümkün kılan siyasal, ekonomik ve toplumsal koşullarla kararlı biçimde mücadele etmektir.
Bizler, tankların ve postalların değil, halkın iradesinin egemen olduğu bir Türkiye istiyoruz. Baskının değil, özgürlüğün, korkunun değil, cesaretin, suskunluğun değil, örgütlü mücadelenin, eşitsizliğin değil, sosyal adaletin egemen olduğu bir ülke için mücadele ediyoruz.
12 Eylül’de karartılan demokrasi mücadelesini, bugün özgürlük, eşitlik, laiklik, adalet ve emek mücadelesiyle büyütmeye devam edeceğiz. 12 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız. Darbelerden, darbeci zihniyetten ve darbe düzeninin bütün mirasından kurtulmuş, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini hep birlikte kuracağız.
Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın emek ve dayanışma!” Etkinlik sırasında, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Karanlığa inat, yaşasın hayat” ve “Darbeciler halka hesap verecek” sloganları atıldı. Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanı Yakup Tekin Efe ve bölgemizdeki şube başkanlarının da hazır bulunduğu etkinlikten sonra 12 Eylül’de yaşamlarını yitirenlerin anısına denize karanfiller bırakıldı.
Etkinliğe, YENİ Parti Bandırma Kurcu İlçe Başkanı Mehmet Atak ve CHP Bandırma İlçe Başkanı Remzi Poyraz da katıldı. Ardından, Erdek’e bağlı Tatlısu Mahallesi’ndeki bir restoranda, Balıkesir ilindeki Eğitim-İş Şube Başkanları toplantısı yapıldı.
Burada konuşan Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanı Yakup Tekin Efe, “Parasız eğitim anayasal haktır” dedi. Kamusal eğitimin bilinçli olarak zayıflatıldığına dikkat çeken Tekin, “Eğitim harcamalarındaki artış, aileleri her geçen yıl daha fazla zorlamaktadır.
Servis, kırtasiye, okul kıyafeti, beslenme ve diğer eğitim giderleri özellikle emekçi ailelerin bütçelerinde taşınamaz boyutlara ulaşmaktadır. Daha vahim olan ise kamusal eğitimin niteliğinin düşürülmesinin, aileleri özel eğitim kurumlarına yönelmeye zorlamasıdır.
Çocuğunun laik, bilimsel ve nitelikli bir eğitim almasını isteyen ailelerin bunu ancak gelirleri ölçüsünde satın alabilecekleri bir sistem, eğitim sistemi değildir. Eğitim, bir piyasa malı, veli müşteri, öğrenci tüketici değildir.
Devlet okullarının niteliği yükseltilmeli, okulun bulunduğu semt, ailenin geliri ya da çocuğun ekonomik koşulları, eğitim hakkının niteliğini belirlememelidir. Eğitimde eşitliği sağlamanın yolu, kamusal eğitimi güçlendirmekten geçmektedir.
Tekin, öğretmenin hedef göstermekten vazgeçilmesi gerektiğine işaret ederek, “Emeğimizin karşılığını, haklarımızı ve güvencemizi istiyoruz.” dedi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Balıkesir/Bandırma
Yayın: 12 Eylül 2026 16:26 · Kaynak: bandirmamanset.com