Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 04:10
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

“Bazen bir evden ayrılırsınız ama o ev sizden ayrılmaz”

“Bazen bir evden ayrılırsınız ama o ev sizden ayrılmaz”
Görsel kaynağı: gazetepencere.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Göç etmek, ardımızda köklerimizi, sevdiklerimizi, anılarımızı bırakmak… Kimi varış noktasında kök salar, kimi eskiyi özlemle anar
  • Sanatçı Hatice Doğan da tüm bu duyguları gerçek ile hayal arasında buluşturduğu bir dünya yaratmış resimlerinde

Mecidiyeköy denince İstanbul’da yaşayanların aklına hemen trafik gelir. Kentin bu en işlek noktalarından biri, 2021’de geçirdiği dönüşümün ardından (en azından yayalar için) daha katlanılabilir hale geldi. Araç ve yaya trafiğinin ortasında kalan ve yalnızca boşluktan ibaret olan bu alan tekrar düzenlendi, ortasına da bir sanat galerisi açıldı.

Galerinin komşuları da ‘Ödünç Kütüphane’ ve İstanbul Kitapçısı. Yolu buradan geçenler için meydan artık keyifli bir soluklanma molası. Adını semtten alan Mecidiyeköy Sanat, şu aralar sanatçı Hatice Doğan’ın “Göçün Ardından” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Göçün, insanın zihninde bıraktığı izlere odaklanan sanatçı, anıların, alışkanlıkların ve duyguların yeni bir coğrafyada yeniden şekillenmesini ele alırken resimlerinde adeta masalsı bir dünya da kuruyor. Hatice Doğan’la hem sergiyi hem de göç hallerini konuştuk.

“Göçün Ardından” serginizde göçün insanın yaşamında ve belleğinde bıraktığı izlere odaklanıyorsunuz. Bu serginin ortaya çıkış hikâyesinden bahseder misiniz?“Göçün Ardından” benim için bir yerden bir yere gitmenin değil, insanın geride bıraktıklarıyla içinde yaşamaya devam etmesinin hikâyesi.

Bazen bir evden ayrılırsınız ama o ev sizden ayrılmaz. Hatıralar, özlemler, yarım kalmışlıklar sizinle gelir; üstelik bavulda yer kaplamadıkları için fazla eşya sayılmazlar! Ben bu sergide, insanın içinde taşıdığı görünmez yükleri ve yeniden hayata tutunma çabasını resmin diliyle anlatmak istedim.

Göç kavramını eserlerinizde ele alırken sizi en çok etkileyen duygu ya da düşünce ne oldu? Beni en çok etkileyen, insanın kayıplarına rağmen yaşamaya ve yeniden başlamaya devam edebilmesi. Göçte hüzün var, hasret var ama umut da var.

İnsan bazen bir hayatı geride bırakıyor, sonra kendine başka bir hayat kuruyor. Sanırım insanın en büyük yeteneği bu: Kırıldığı yerden devam edebilmek. Hayat bize her zaman istediğimiz adresi vermiyor ama bazen hiç beklemediğimiz bir manzara gösteriyor.

Resimlerinizde gerçek ile hayal arasında, masalsı bir dünya kuruyorsunuz. Bu anlatım biçimini tercih etmenizin özel bir nedeni var mı? Çünkü gerçek hayat zaten yeterince somut; bazen ona biraz hayal katmadan anlamak mümkün olmuyor!

Masalsı anlatım benim için gerçeğin üzerini örtmek değil, onun görünmeyen tarafını ortaya çıkarmak. Resimlerimde izleyicinin yalnızca benim dünyama bakmasını değil, kendi iç dünyasında da dolaşmasını istiyorum. Herkes aynı resme bakabilir ama kimse aynı şeyi görmez.

Bence sanatın en güzel taraflarından biri de bu. Serginizde geçmişten taşınan anılar ve yeni bir hayata alışma süreci önemli bir yer tutuyor. Sizce insan geride bıraktığı yerlere ve hatıralara duyduğu bağı zamanla nasıl sürdürüyor?

Bence insan geçmişini geride bırakmıyor, sadece onunla yaşamanın yeni bir yolunu öğreniyor. Bazen bir renk, bir koku, bir ses bizi yıllar öncesine götürüyor. Hafızamızın da kendine göre bir işleyişi var; hiç beklemediğimiz anda bizi eski bir zamana götürüyor!

Ama geçmişe bağlı kalmakla geçmişte yaşamak arasında bir fark var. Ben sanatın, kaybettiklerimizi geri getirmese de onların içimizde bıraktığı izi güzelliğe dönüştürebildiğine inanıyorum. Serginizin Mecidiyeköy Sanat'ta, şehrin en hareketli noktalarından birinde izleyiciyle buluşması sizin için ne ifade ediyor?

Mecidiyeköy Sanat, şehrin tam kalbinde ve herkesin kolayca ulaşabileceği bir noktada. Böylesine kamusal ve erişilebilir mekanları sanata kazandırarak bizleri izleyiciyle buluşturan İBB Kültür ve İBB Miras ekiplerinin emeği çok kıymetli.

O kalabalığın ve koşturmacanın tam ortasında sanatla duraklayabilmek harika bir imkan. İnsanların o yoğun telaştan sıyrılıp sergiye adım attıklarında hissettikleri o dinginliği, yüzlerindeki mutluluğu ve eserlerle kurdukları bağdan aldıkları hazzı görmek bana inanılmaz bir keyif veriyor.

Şehirde herkesin bir adresi var ama önemli olan ruhumuzu besleyen yerlerde durabilmek. Bazen bir resmin karşısında hissettiğimiz o anlık huzur, uzun yolculuklardan çok daha fazlasını hissettirebiliyor. Son olarak, sergiyi gezenlerin eserlerinizle nasıl bir bağ kurmasını ve sergiden hangi duygularla ayrılmasını istersiniz?

İzleyicilerin resimlerimde kendilerine ait izler bulmalarını isterim. Fiziksel bir göç yaşamış olmasalar bile, eserlerdeki detaylarla bağ kurup içsel bir yolculuğa çıktıklarını hissetmelerini ve üzerine düşünmelerini arzuluyorum.

Sergiden herkesin mutlaka mutlu ayrılması gerekmiyor; sanat her zaman insanı rahatlatmak zorunda değil, bazen derinlemesine düşündürmesi de yeterli. Ayrılırken kendilerine ve hayata biraz daha anlayışla bakabilirlerse ne mutlu bana.

Bu buluşmaya imkân tanıyan, sanatı ve sanatçıyı kentle buluşturan İBB Kültür ve İBB Miras’a da ayrıca teşekkür ederim. Çünkü hikâye henüz bitmedi. İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen “Göçün Ardından” sergisi, 6 Aralık’a kadar pazartesi günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatlerinde Mecidiyeköy meydanda yer alan Mecidiyeköy Sanat’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepencere.com
Haber metni ve görseller gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 01 Kasım 2026 04:10 · Kaynak: gazetepencere.com
Kaynağı Oku ↗