Uluay’a çok konuşulacak sorular!
- “BU HASSASİYET BUGÜNE KADAR NEDEN HERKES İÇİN GÖSTERİLMEDİ?” İnebolu Postası’nda yayımlanan ve kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasıyla ilgili Halil Uluay’ın açıklamalarını değerlendiren Özcan Büyükşen, Uluay’ın soruşturma yürütülen kişilerin mahkemeden hüküm giymeden isimlerinin açıklanmasının
“BU HASSASİYET BUGÜNE KADAR NEDEN HERKES İÇİN GÖSTERİLMEDİ?”
İnebolu Postası’nda yayımlanan ve kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasıyla ilgili Halil Uluay’ın açıklamalarını değerlendiren Özcan Büyükşen, Uluay’ın soruşturma yürütülen kişilerin mahkemeden hüküm giymeden isimlerinin açıklanmasının doğru olmadığı yönündeki görüşüne dikkat çekti.
Zafer Partisi olarak hukukun üstünlüğüne ve adil yargılanma hakkına inandıklarını belirten Büyükşen, aynı hassasiyetin geçmişte de herkes için gösterilmesi gerektiğini savundu.
Büyükşen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan o kişinin suçlu ilan edilmesi, hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz. Ancak Sayın Uluay'a sormak istiyoruz: Bu hassasiyet bugüne kadar neden herkes için gösterilmemiştir?”
Bu haberi kaçırmayın KAS-DER Başkanı Demirbaş’ın acı kaybı! Devamını Oku MUHALİF BELEDİYE BAŞKANLARI VE GAZETECİLERİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Büyükşen, bu süreçlerde kişilerin mahkeme kararı olmadan kamuoyu önünde suçlu gibi gösterildiğini savunarak şu soruları yöneltti:
“Bir muhalif belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldığında, daha iddianame dahi hazırlanmadan isimlerin kamuoyuna servis edildiği; evlere yapılan operasyonların ve gözaltı görüntülerinin günlerce ekranlarda yayınlandığı örnekleri bu ülkede hep birlikte yaşamadık mı? Henüz mahkeme kararı olmadan insanlar kamuoyu önünde suçlu gibi gösterilmedi mi?
Gazeteciler hakkında soruşturma açıldığında, daha yargılama sonuçlanmadan isimleri, fotoğrafları ve haklarındaki iddialar kamuoyunda dolaşıma sokulmadı mı?”
Tutuklamanın hukuk sisteminde istisnai bir tedbir olması gerektiğini belirten Büyükşen, özellikle muhalif isimler söz konusu olduğunda tutuklamanın peşinen bir cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğü yönünde toplumda ciddi bir kanaat oluştuğunu ifade etti.
Bu kapsamda Kastamonu’nun yetiştirdiği gazetecilerden hemşehrileri Fatih Ergin’in yaşadığı sürece de değinen Büyükşen, uzun süreli tutukluluğun cezaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
“Yargı süreci tamamlanmadan uzun süreli tutukluluğun bir cezaya dönüşmemesi gerektiğini savunmak, kişinin suçlu ya da suçsuz olduğuna karar vermek değil; hukukun temel ilkelerine ve masumiyet karinesine sahip çıkmaktır.”
Büyükşen, açıklamasında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında yürütülen sürece de değindi. Özdağ’ın Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla gözaltına alındığını, bu suçlama kapsamında tutuklanmamasının ardından Kayseri’de meydana gelen olaylarla ilgili halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasıyla, kaçma şüphesi gerekçe gösterilerek tutuklandığını hatırlattı.
“Kamuoyunun hafızasında yer eden ve cevap bekleyen soru şudur: Kaçma şüphesi bulunduğu ileri sürülerek tutuklanan, kamuoyunun yakından tanıdığı, adresi ve yaşamı belli olan bir siyasi parti genel başkanı için bu tedbirin gerçekten zorunlu olup olmadığı yeterince tartışılmış mıdır?”
“ADALET, İŞİMİZE GELDİĞİNDE HATIRLAYACAĞIMIZ BİR İLKE DEĞİLDİR”
Zafer Partisi olarak hiç kimse için ayrıcalık talep etmediklerini belirten Büyükşen, hukuk kurallarının ve temel hakların herkes için aynı hassasiyetle uygulanmasını istediklerini kaydetti.
Fon soruşturmasında adı geçen kişiler için yargılama sonuçlanmadan suçlu ilan edilmeme yaklaşımının, muhalif belediye başkanları, gazeteciler, siyasetçiler ve vatandaşlar için de geçerli olması gerektiğini belirten Büyükşen, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün fon soruşturmasında adı geçen kişiler için, ‘Mahkemeden hüküm giymeden isimleri açıklanamaz’ deniliyorsa; dün muhalif belediye başkanları, gazeteciler, siyasetçiler ve vatandaşlar için de aynı ilke savunulmalıydı. Birileri için ‘Soruşturma gizlidir, yargının sonucunu bekleyelim’, başkaları için ise ‘Önce kamuoyu önünde suçlayalım, sonra yargılayalım’ anlayışı adalet duygusunu zedelemektedir.”
Halil Uluay’ın hukukçu ve avukat kimliğine de değinen Büyükşen, aynı hukuki hassasiyetin Ümit Özdağ, Fatih Ergin ve diğer muhalif isimler için de gösterilmesini beklediklerini söyledi.
Büyükşen, açıklamasında “Fon soruşturmasında adı geçenleri masumiyet karinesiyle korurken, muhaliflere yönelik uygulamalarda düşman ceza hukuku anlayışına sessiz kalmak nasıl açıklanabilir?” sorusunu yöneltti.
Zafer Partisi’nin yaklaşımının net olduğunu vurgulayan Büyükşen, suç işleyen herkesin bağımsız ve tarafsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini, ancak hiç kimsenin hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan suçlu ilan edilmemesi ve tutukluluğun fiilen cezalandırma yöntemine dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Büyükşen, açıklamasını “Adalet, işimize geldiğinde hatırlayacağımız bir ilke değildir” sözleriyle tamamladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş
Yayın: 04 Kasım 2026 09:49 · Kaynak: aciksoz.com.tr