Kastamonu’da Uluay’a dikkat çeken sorular!
- Halil Uluay’ın yerel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamaları dikkatle takip ettiklerini belirten Büyükşen, Uluay’ın PKK’nın silahlı unsurlarının Türkiye dışına çıkarıldığını ancak örgütün dünyanın birçok ülkesinde varlığını sürdürdüğünü, uluslararası destek gördüğünü ve propaganda
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Uluay’ın değerlendirmelerini eleştiren Büyükşen, PKK’nın Türkiye sınırları dışına çekilmesinin örgütün ortadan kaldırıldığı anlamına gelmeyeceğini belirterek, sürecin farklı boyutlarına ilişkin dikkat çeken sorular yöneltti.
Halil Uluay’ın yerel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamaları dikkatle takip ettiklerini belirten Büyükşen, Uluay’ın PKK’nın silahlı unsurlarının Türkiye dışına çıkarıldığını ancak örgütün dünyanın birçok ülkesinde varlığını sürdürdüğünü, uluslararası destek gördüğünü ve propaganda faaliyetlerine devam ettiğini ifade ettiğini hatırlattı.
Bu açıklamalardan hareketle Büyükşen, “Bir terör örgütünün Türkiye sınırları dışına çekilmesi, ortadan kaldırıldığı anlamına mı gelir? Silahlı unsurların yer değiştirmesi, örgütün tasfiye edildiğini gösterir mi?” sorularını yöneltti.
“PKK’NIN BÜTÜN YAPILANMASI TASFİYE EDİLMELİ”
Genel Başkan Ümit Özdağ’ın da vurguladığı gibi PKK’nın yalnızca Türkiye’deki değil, Suriye, Irak ve İran’daki uzantılarıyla birlikte bütün yapılanmasının tasfiye edilmesi gerektiğini savunan Büyükşen, silah bırakma iddiasının somut ve denetlenebilir sonuçlarla kanıtlanması gerektiğini ifade etti.
“MECLİS ÇOĞUNLUĞU, MİLLETİN VİCDANININ YERİNE GEÇMEZ!”
Büyükşen, Halil Uluay’ın Meclis'teki milletvekillerinin sürece destek vermesini vatandaşların kaygılarına karşı bir gerekçe olarak göstermesini de eleştirdi.
367 milletvekilinin bir düzenlemeye destek vermesinin, o düzenlemenin her yönüyle doğru olduğunu kanıtlamayacağını belirten Büyükşen, “Milletvekillerinin kararlarını sorgulamak ve eleştirmek vatandaşın demokratik hakkıdır. Demokrasi, çoğunluğun kararını tartışılmaz hâle getirmek değildir.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRÜN MUHATABI ÖCALAN DEĞİL, TÜRK MİLLETİDİR!”
Açıklamasında Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelere ilişkin tartışmalara da değinen Büyükşen, gazeteci İrfan Salcı’nın programda yönelttiği, “Terörsüz Türkiye olsun ama niye bebek katili Abdullah Öcalan'la görüşülüyor?” sorusunu hatırlattı.
Bu soruya tatmin edici bir cevap verilmediğini savunan Büyükşen, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş bir terör örgütü elebaşının siyasi sürecin merkezine yerleştirilmesi ve kendisine yeni bir statü kazandırılması tartışmalarının şehit ailelerini, gazileri ve milletin vicdanını yaraladığını ifade etti.
Büyükşen, “Devletin görevi terör elebaşını siyasi muhatap hâline getirmek değil, milletin güvenliğini ve devletin egemenliğini korumaktır.” dedi.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Temmuz 2025'te Türkiye için Osmanlı millet sistemini uygun bir model olarak değerlendiren açıklamalarına da değinen Büyükşen, Türkiye Cumhuriyeti'nin etnik ve dinî topluluklar üzerinden değil, eşit vatandaşlık temelinde birleşmiş Türk milletinin egemenliği üzerine kurulduğunu vurguladı.
PKK'nın arkasındaki uluslararası desteklere ve örgütün siyasi hedeflerine dikkat çeken Büyükşen, Türkiye'nin üniter ve ulus devlet yapısının hedef alınabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi.
Büyükşen, Halil Uluay'a şu soruyu yöneltti:
“Bu tehdit ortadayken PKK elebaşına verilebilecek siyasi ve hukuki tavizlerin yarın Türkiye'nin üniter devlet yapısı, millî egemenliği ve anayasal düzeni açısından nelerin önünü açabileceği endişesini hiç mi taşımıyorsunuz?”
Türkiye'nin geleceğinin dışarıdan önerilen modellerle veya terör örgütünün siyasi beklentileriyle şekillendirilemeyeceğini belirtti.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ TÜRK MİLLETİNİN İRADESİNE GÖRE ŞEKİLLENİR”
Zafer Partisi olarak terörsüz bir Türkiye istediklerini belirten Büyükşen, bunun yolunun terör örgütüyle siyasi pazarlık yapmak, örgütün elebaşını meşru muhatap hâline getirmek veya Türkiye Cumhuriyeti'nin millî ve üniter devlet yapısını tartışmaya açmak olmadığını ifade etti.
Mücadelelerinin hiçbir vatandaşa veya etnik kimliğe karşı olmadığını vurgulayan Büyükşen, karşı oldukları yapıları terör örgütü, bölücülük ve Türkiye'nin millî bütünlüğünü hedef alan siyasi projeler olarak sıraladı.
Açıklamasının sonunda Halil Uluay'a son kez seslenen Büyükşen, “Terör gerçekten sona mı eriyor, yoksa yalnızca Türkiye sınırları dışına mı taşınıyor?” sorusunu yöneltti.
Büyükşen, “Türk milletinin ihtiyacı temenni değil güvence, siyasi söylem değil somut sonuçtur. Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği, terör örgütünün elebaşının beklentilerine göre değil, Türk milletinin iradesine göre şekillenir.” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, açıklamasını “Ne mutlu Türk'üm diyene!” sözleriyle tamamladı.
Bu haberi kaçırmayın GMG Kastamonuspor eski başkanının büyük kaybı!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 10:55 · Kaynak: aciksoz.com.tr