Başörtüsü için ses yükselten Oktay Saral gitti, peki diğerleri neden susuyor?
Aliyev yönetimi ‘görevden alın’ demişti: Başörtüsü yasağına karşı çıkan Oktay Saral görevinden alındı
Azerbaycan’da başörtüsü yasağına karşı çıktığı için Bakü yönetiminin hedefi haline gelen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, görevinden ayrıldığını doğruladı. Saral, “Sayın Cumhurbaşkanımız göreve getirdi, kendisinin talimatıyla ayrıldım” dedi.
Azerbaycan’la ilgili açıklamalarının görevden ayrılmasına neden olup olmadığı sorusuna ise “Evet, öyle görünüyor” cevabını verdi. (Kaynak: Karar)
Hani İslami hassasiyeti olan bir parti ve başkanımız vardı? Her şey gibi bu konuda da milleti kandırıp masallar anlatmaya devam ediyorlar, sessizlikleri ile.
Konu İran olsa, başörtüsü baskısı olsa, tırnaklarını çıkaran zümreler neredesiniz.
Biz ne baş açıklığında ne de kapalılığında baskının değil, kişinin özgür iradesine bırakılmasının yanayız ve buna insan, kişilik hakkı olarak bakıyoruz ve öyle de olmalı diğer tüm tercihler gibi.
Yaratıcı bile bu türden tercihlere en azından bu dünyada karışmıyor iken sizlere yani tüm baskıcılara ne oluyor.
Söyleyelim; sorgulamayan, hesap sormayan halk yüzünden güç zehirlenmesi yaşayan bu yönetimler ve liderler, kendini haşa Allah yerine koyuyor da ondan.
Bir soru da sayın Cumhurbaşkanı’na, onun sonuna kadar yanındayız diyenlere soralım, Gazze'de mezalim zirvede iken ki şimdi de öyle, ticaret başka, Gazze'de yaşananlar başka diyen ticaret bakanını neden anında görevden almadınız, yüzyılın yolsuzluğunda adı geçen ki adları saklananlar bu hanımın yanında solda sıfır kalır, fon yolsuzluğu yapan hanımın kardeşi neden taltif edilip büyükelçi yapılır iken, camianın yazarları tarafından kamuoyu önünde güya parçalanan hanımefendinin, tıpkı geriye doğru yapılan yolsuzlukların adeta ödüllendirilmesi ne anlama geliyor.
Sayın AKP tabanı sizler hala bu iktidarın ve iktidar sahiplerinin dini hassasiyet sahibi, büyük Osmanlıyı, kuracağını sana durun, iktidarları sona erdiğinde, onlar servetleri servet, makamlarına makam katmaya devam edecekken sizin sayenizde, bölgemiz ve ülkemiz insanları karın tokluğuna, dünün köleleri gibi hayatlarını iş, ev, fatura üçgeninde yaşamaya devam, ediyorlar edecekler.
Ve bunun da bir gün hesabını vereceğinizi de. Unutmayın, o gün atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacak, son pişmanlık da fayda vermeyecek.
Değil millet ve bölgemiz bir kişi dahi hakkını helal etmese ölemeyen, zor ölen insanoğlu, tüm bu bölgenin mezalimlerine, yolsuzluklarına sebep olan İKTİDARLARI ve destekleyenlerin hesap vermeyeceğini düşünüyorsanız çöl büyük bir yanılgı içindesiniz.
Evet muhalifim ancak yanlışa, zulme muhalifim kişilere, kurumlara değil, siz bir adres de göstermiyorum şurayı destekleyin diye ancak şunu diyorum, siz kendi hakkınızı savunmadıkça, sizin hakkınızı kimse savunmayacak hatta her gün dua ettiğimiz yaratıcımız bile.
Eğer yapılan sadece dualar, ufak tefek yardımlar ile bölgemizdeki her türlü zulmün bitmediğini görüyor isek yüzyıllardır, dua edilen ortadaki her türlü zulmü görmüyor mu haşa.
Ama ne diyor yaratıcı, "Bir toplum kendisinde bulunanı (kötü ahlakı, durumu) değiştirmedikçe, Allah onlarda bulunanı değiştirmez.” Red süresi,11.ayet.
Yeni haftanız hayr olsun, dün daha iyi olsun, saygılar.

Kategori: Siyaset
Yayın: 25 Ekim 2026 23:13 · Kaynak: kocaelihalkgazetesi.com