Üç puanın ötesinde bir galibiyet!
- Galatasaray Konya’da yalnızca üç puan almadı; yeniden güven kazandı, nefes aldı ve Avrupa gecelerine hazırlanmak için önemli bir fırsat yakaladı
Galatasaray için Konya deplasmanı sıradan bir lig maçı mıydı? Kesinlikle hayır! Bazen bir maçın değeri, tabelaya yazılan üç puandan çok daha fazlasıdır. Konyaspor karşılaşması da Galatasaray için tam olarak böyle bir anlam taşıyordu.
Hatırlayalım; işler yolunda gitmezken Fransa’da Lille karşısında alınan Şampiyonlar Ligi galibiyeti, ardından Fenerbahçe derbisinde elde edilen zafer, Galatasaray’a yeniden nefes aldırmıştı. Peki, Konya’da yaşanacak olası bir puan kaybı ne anlama gelecekti?
Salı günü Stuttgart, ardından Aston Villa karşılaşmalarına çıkacak bir takım için yeni bir huzursuzluk, yeni bir soru işareti demekti. Üstelik Avrupa’da Sporting Lisbon ve Barcelona mağlubiyetleriyle başlayan serüvenin ardından Galatasaray yeniden ayağa kalkma fırsatını yakalamıştı.
Stuttgart ve Aston Villa maçlarından alınabilecek iki galibiyet, dokuz puanla Avrupa’da bambaşka kapılar açabilirdi. İşte Konya’nın önemi de buradaydı. Galatasaray maça öyle bir başladı ki rakibine fazla umut vermedi. Osimhen’in gökyüzünden inen kusursuz kafa vuruşu, ardından Yunus Akgün’ün ceza sahasında sergilediği ustalık… İki gol, iki ayrı kalite gösterisi!
Konyaspor’un oyuna ortak olmak istediği anlarda gelen bu goller, maçın hikâyesini değiştirdi. Elbette Konyaspor’un da fırsatları vardı. Ancak burada Osimhen kadar kaleci Uğurcan’ın da hakkını teslim etmek gerekiyor. Yaptığı kritik kurtarışlarla rakibin umutlarını söndürdü.
Maestro kıvamı yakalamanın eşiğinde olan Batrakov, usta işi bir koşu, top sürme ve final vuruşuyla dikkat çekti. Leao’nun mükemmel performansını gol ile süslemesini de penaltıyı kendisine bırakan Osimhen sağladı. Konya stadyumunun skorbordunda 0-4 yazıyordu.
Fakat gecenin en önemli ayrıntısı skor muydu? Bence hayır! Okan Buruk’un 60. dakikada beş önemli oyuncusunu birden kenara almasıydı. Alışık olmadığımız bu cesur hamle, takımın önündeki Avrupa sınavları düşünülerek atılmış önemli bir adımdı.
Yıldızlar dinlendi, alternatiflere süre verildi. Böylece Galatasaray, Stuttgart karşılaşmasına daha diri çıkma fırsatı yakaladı. Peki, her şey kusursuz mu? Elbette değil! Galatasaray’ın hâlâ çözmesi gereken meseleler var.
İlkay Gündoğan aşırı yetersiz ve kötü mesela. El freni kıvamında takımın ritmini ve oyun hızını düşürüyor. Kilit paslarla hücum başlangıçları yerine Uğurcan Çakır’ın ısınmasını sağlıyor. Leao’nun iki kritik koşusunda kaleciyle karşı karşıya kalmasını sağlayabilecek kilit pasları atamadı.
Yani 5-6 olabilecek skoru olumsuz anlamda doğrudan etkiledi. Batrakov, hatta formda olmayan Gabriel Sara bile o pasları atabilirdi. Sallai’nin savunma zaafları da dikkat çekiyor. Hücuma katkı vermek başka, rakibe ceza sahasına kadar refakat etmek başka!
Bu bölgede yaşanan savunma problemleri Avrupa arenasında ciddi sıkıntılara sebebiyet verebilir. Galatasaray Konya’da yalnızca üç puan almadı; yeniden güven kazandı, nefes aldı ve Avrupa gecelerine hazırlanmak için önemli bir fırsat yakaladı.
Konya’da sürdürülen bu galibiyet ritmi, Avrupa arenasında Galatasaray’ı çok farklı serüvenlere sürükleyebilir...
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor · Bölge: İstanbul/Şile
Yayın: 30 Ekim 2026 20:27 · Kaynak: gazetepencere.com